A'râf 172 ayetindeki Rubûbiyyet kavramı tasavvufta neye işaret eder?
A'râf Sûresi 7/172. ayetindeki rubûbiyyet kavramı tasavvufta, Cenâb-ı Hakk'ın ezelde ruhlara yönelttiği "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" hitabıyla tecelli eden terbiye edicilik ve yetiştiricilik mertebesine işaret eder. Bu ayet, ruhların bu ilahi hitaba "Evet, şahidiz!" diyerek verdikleri cevapla, Allah'ın mutlak rubûbiyetini ve kulların O'na olan ezelî bağlılığını ifade eder. Tasavvufta rubûbiyyet, Hak'ın "er-Rabb" isminin kâinatı terbiye eden, ihtiyaçları gideren ve varlıkları yetiştiren vechesidir ve bu ayet, bu terbiye ediciliğin ruhlar âlemindeki ilk tecellisini ve kabulünü gösterir¹·².
Detaylı cevap
A'râf Sûresi 7/172. ayeti, tasavvufta rubûbiyyet kavramının temel dayanaklarından biridir ve "elestü bi-rabbiküm kâlû belâ şehidnâ" (Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Dediler ki: Evet, şahidiz!) hitabını içerir¹. Bu ayet, Cenâb-ı Hakk'ın ruhlar âleminde, yani "rûz-i elest"te, tüm ruhlara yönelttiği bir hitaptır ve O'nun mutlak terbiye ediciliğini, yani rubûbiyetini ilan etmesidir². Ruhlar bu hitaba "belâ şehidnâ" (evet, şahidiz) diyerek cevap vermişler, böylece Allah'ın yegâne Rabb olduğunu tasdik etmişlerdir³. Bu durum, insanın özünde Allah'ı tanıma kapasitesine sahip olduğunu ve O'nun rubûbiyetini ezelde kabul ettiğini gösterir⁴.
Tasavvufta rubûbiyyet, Hak'ın "er-Rabb" isminin tezahürü olarak kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaçları gideren vechesidir. A'râf 7/172'deki bu ilahi kelam, rubûbiyyet mertebesine intikal etmiş (ilmî, rûhî, nûrî) varlıklara yöneliktir⁵. Bu ayetle birlikte, Allah'ın çeşitli esmâsının çeşitli terkipler şeklinde aşikâra çıkmasıyla kulun meydana geldiği ve kulun Rabb'ine tabi olduğu ifade edilir⁶. Bu ezelî ahit, insanın Rabbiyle arasındaki bağı kuran temel bir hakikattir; ancak nefsi emmârenin dünyevi arzulara yönelmesi, bu ezelî ahdi unutmasına ve bağı zayıflatmasına sebep olabilir⁴. Dolayısıyla, A'râf 7/172, tasavvufta tevhîd-i rubûbiyyetin, yani "Allah benim Rabb'imdir, beni terbiye eden yegâne" kabulünün ezelî bir temeli olarak görülür.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Fâtır Sûresi, s. 69“İşte bu “Rûbubiyyet” yani “terbiye eğitim” mertebesine intikal etmiş (ilmî, rûhî, nûrî) varlıklara Kûr’ân-ı Keriym A’raf Sûresi 7/172. âyetinde ; ”Oku
- 2Sâffât Sûresi, s. 125“Tesbîh nedir? Rûz-i elest âyetidir. Hz. Yûnus balık karnından tesbih ederek kurtuldu. Ve tesbîhinde dedi ki: “İlâhî, Sen’den başka mutasarnf-ı hakîkî olan bir i”Oku
- 3Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 23“İşte bu “Rûbubiyyet” yani “terbiye eğitim” mertebesine intikal etmiş (ilmî, rûhî, nûrî) varlıklara, Kûr’ân-ı Keriym A’raf Sûresi 7/172. âyetinde ; ”Oku
- 4Ra'd Sûresi, s. 233“İrfanî açıdan bu ayet , Allah’a verilen söz, insanın ezelde Rabbini tanıması ve ruhlar âleminde "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" diyerek ilahi hakikati kabul etmes”Oku
- 5Enbiyâ Sûresi, s. 240“İşte bu “Rûbubiyyet” yani “terbiye eğitim” mertebesine intikal etmiş (ilmî, rûhî, nûrî) varlıklara, Kûr’ân-ı Keriym A’raf Sûresi 7/172. âyetinde ; “elestü birab”Oku
- 6Bir Ressam Hikâyesi, s. 134“‘’Allah dilediğini yapar, yaptığından sual olunmaz’’ ayeti buna işaret eder. Rububiyyet mertebesi Allah’ın çeşitli esmâsı’nın çeşitli terkipler şeklinde aşikâra”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.