A'râf 172 ayetinin merkezî tasavvufî kavramı nedir?
A'râf Sûresi 172. âyetinin merkezî tasavvufî kavramı, "Elest Bezmi" veya "Mîsâk-ı Ezelî" olarak bilinen, ruhlar âleminde Allah ile insan ruhları arasında gerçekleşen ezelî ahitleşmedir. Bu ayet, insanın özünde Allah'ı tanıma kapasitesine sahip olduğunu ve O'nun rubûbiyetini (terbiye ediciliğini) tasdik ettiğini ifade eder¹·². Tasavvufî idrâke göre, bu ahitleşme, insanın Rabbiyle olan bağının temelini oluşturur ve nefsin dünyevî arzulara yönelmesiyle unutulsa da, sâlikin Hak yolundaki seyrinde yeniden hatırlanması gereken bir hakikattir¹·³.
Detaylı cevap
A'râf Sûresi 172. âyeti, tasavvufî düşüncede insan ruhunun halkındaki en temel ve kadim tecrübeyi dile getirir. Bu âyette Cenâb-ı Hakk'ın, Âdemoğullarının sırtlarından zürriyetlerini alıp kendi nefisleri üzerine şahit tutarak "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğu ve onların da "Evet, şahidiz!" diye cevap verdikleri bildirilmektedir⁴·². Bu olay, "Elest Bezmi" veya "Mîsâk-ı Ezelî" olarak adlandırılır ve tasavvufta insanın Allah ile olan ilk ve en derin bağı olarak kabul edilir.
İrfânî açıdan bu ahitleşme, insanın ezelde Rabbini tanıması ve ruhlar âleminde ilâhî hakikati kabul etmesidir¹. Bu durum, insanın özünde Allah'ı tanıma kapasitesine sahip olduğunu gösterir¹. Âlem-i ervâhda her ruhun zerreler hâlinde bu hitâba muhatap olduğu belirtilir⁵·⁶. Ayette "iman ederler" denmeyip "kendi nefisleri üzerine şahit olurlar" denmesi, bu tecrübenin basit bir iman eyleminden öte, ruhun bizzat müşahede ve idrâk yoluyla Hakikat'e tanıklık etmesi anlamına gelir⁷·⁸.
Tasavvuf ehli, bu ezelî ahitten beri Hak'ka meftun kalmış, O'nunla bâkî olmuşlardır³. Ancak nefsi emmârenin dünyevî arzulara yönelmesi, bu ezelî ahdi unutturabilir ve Rabbiyle olan bağı zayıflatabilir¹. Tekzîb, yani Hakikat'i inkâr etmek, bu mîsâk-ı ezelîyi unutmak ve kişinin kendi ruhunun şehâdetine sırt çevirmesidir⁹. Bu nedenle, sâlikin tasavvuf yolundaki seyrinde bu ezelî ahdi hatırlaması ve ona uygun bir yaşam sürmesi esastır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Ra'd Sûresi · s.233“İrfanî açıdan bu ayet , Allah’a verilen söz, insanın ezelde Rabbini tanıması ve ruhlar âleminde "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" diyerek ilahi hakikati kabul etmes”Oku
- 2Fâtır Sûresi · s.69“İşte bu “Rûbubiyyet” yani “terbiye eğitim” mertebesine intikal etmiş (ilmî, rûhî, nûrî) varlıklara Kûr’ân-ı Keriym A’raf Sûresi 7/172. âyetinde ; ”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.1368“(A'râf, 7/172) hitabına meftun kalmışlardır; 'Elestü bi-rabbiküm' ahdinden beri sarhoşturlar. Dert ve ıstırap menzilinde ayakları bağlanıp can vermek için el aç”Oku
- 4İnsân-ı Kâmil (Cilt 5) · s.91“. ------------ NOT= Mevzu buraya gelmiş iken. (44-7-A’raf suresi) isimli kitabımızdan sayfa (203) ten itibaren, bahsi geçen ayetin özet yorumunu da ilâve etmeyi”Oku
- 5Enfâl Sûresi · s.89““Âlem-i ervâhda herkesin rûhu zerreler hâlinde mütemessil olup (A’râf, 7/172) “Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?” hitâbma muhâtab oldukları vakit, ben sizin ayn-”Oku
- 6Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1) · s.257““Âlem-i ervâhda herkesin rûhu zerreler hâlinde mütemessil olup (A’râf, 7/172) “Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?” hitâbıma muhâtab oldukları vakit, ben sizin ayn”Oku
- 7İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.253“Ve yine başka bir ayet-i kerime de Kur’anı Keriym A’raf Suresi 7. sure 172. ayette; ve eşhedehüm ala enfüsihim “kendi nefisleri üzerine şahit olurlar” denmekted”Oku
- 8İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000) · s.69“Ve yine başka bir ayet-i kerime de Kur’anı Keriym A’raf Suresi 7. sure 172. ayette; ve eşhedehüm ala enfüsihim “kendi nefisleri üzerine şahit olurlar” denmekted”Oku
- 9Zümer Sûresi · s.84“) diye cevap vermişlerdi (A'râf 7/172). Tekzîb, bu mîsâk-ı ezelîyi unutmak ve inkâr etmektir; ya'nî kişinin kendi rûhunun şehâdetine sırt çevirmesidir.”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.