A'râf 172 ayetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması nedir?
A'râf Sûresi 172. âyeti, tasavvufî anlayışta "Mîsâk-ı Ezelî" olarak bilinen, ruhlar âleminde Cenâb-ı Hakk'ın "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusuna ruhların "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" (kâlû belâ) diyerek verdiği cevabı ifade eder. Terzibaba'ya göre bu ayetin amelî yansıması, kişinin kendi ruhunun şehâdetine sırt çevirmemesi, yani bu ezelî ahdi unutmaması ve inkâr etmemesidir. Zira tekzîb, bu mîsâk-ı ezelîyi unutmak ve inkâr etmek anlamına gelir¹. Bu durum, insanın özünde Allah'ı tanıma kapasitesine sahip olduğunu gösterirken², nefsin dünyevî arzulara yönelmesinin bu ezelî ahdi unutturarak Rabbiyle arasındaki bağı zayıflatabileceğine işaret eder.
Detaylı cevap
A'râf Sûresi 172. âyeti, "Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn"³ şeklinde ifade edilir. Bu ayet, Cenâb-ı Hakk'ın Âdem oğullarından zürriyetlerini alıp kendi nefisleri üzerine şahit tutarak "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunu ve onların da "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" diye cevap verdiklerini anlatır⁴·¹. Terzibaba, bu ayette geçen "eşhedehum alâ enfusihim" ifadesinin "kendi nefisleri üzerine şahit olurlar" anlamına geldiğini ve "iman ederler" denmediğini vurgular. Eğer "iman ederler" denseydi, kişinin bu kadar terakkiden sonra yeniden dersine birinci sınıftan başlaması gibi olacağını belirtir⁵·⁶. Bu durum, ezelde verilen bu sözün, insanın özünde var olan bir tanıma ve şahitlik olduğunu gösterir. Bu ezelî ahdi unutmak ve inkâr etmek ise tekzîb olarak nitelendirilir ve kişinin kendi ruhunun şehâdetine sırt çevirmesi anlamına gelir¹. Dolayısıyla, A'râf 172'nin amelî yansıması, insanın bu ezelî tanımayı ve şahitliği hayatında canlı tutması, nefsin dünyevî arzularına kapılarak bu bağı zayıflatmamasıdır². Bu, aynı zamanda Allah'ın rahmetinin her şeye vâsi olduğu (A'râf 7/156) hakikatiyle de ilişkilidir; zira bu ezelî ahit, ilahi isimlerin ve zâta ait bağıntıların hakikatlerine şamil bir rahmetin tecellisidir⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Zümer Sûresi · s.84“) diye cevap vermişlerdi (A'râf 7/172). Tekzîb, bu mîsâk-ı ezelîyi unutmak ve inkâr etmektir; ya'nî kişinin kendi rûhunun şehâdetine sırt çevirmesidir.”Oku
- 2Ra'd Sûresi · s.233“İrfanî açıdan bu ayet , Allah’a verilen söz, insanın ezelde Rabbini tanıması ve ruhlar âleminde "Evet, Sen bizim Rabbimizsin" diyerek ilahi hakikati kabul etmes”Oku
- 3İnsân-ı Kâmil (Cilt 5) · s.91“. ------------ NOT= Mevzu buraya gelmiş iken. (44-7-A’raf suresi) isimli kitabımızdan sayfa (203) ten itibaren, bahsi geçen ayetin özet yorumunu da ilâve etmeyi”Oku
- 4A'yân-ı Sâbite · s.175“Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de A’raf Suresi 172. âyetinde اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا بَلَى “Ben sizin rabbınız değimliyim?.””Oku
- 5İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.253“Ve yine başka bir ayet-i kerime de Kur’anı Keriym A’raf Suresi 7. sure 172. ayette; ve eşhedehüm ala enfüsihim “kendi nefisleri üzerine şahit olurlar” denmekted”Oku
- 6İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000) · s.69“Ve yine başka bir ayet-i kerime de Kur’anı Keriym A’raf Suresi 7. sure 172. ayette; ve eşhedehüm ala enfüsihim “kendi nefisleri üzerine şahit olurlar” denmekted”Oku
- 7Kelime-i Süleymâniyye · s.121“Onu, itikatta bulunanlara yazacağım. ayet-i kerimesinde beyan buyurduğu şekilde, salih amel işleyen takva ehline özgü kılmak suretiyle sınırladı; ve وَرَحْمَتِـ”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.