İçeriğe atla

Arş'ın Süleymâniyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi1 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

Süleymâniyye Fassı'nda Arş, zamanın yokluğu ve ilâhî halkın sırrıyla ilişkilendirilir. Bu fass, Arş'ın yokluğundan bahsederken, aslında zamanın yokluğunu kasteder ve bu hakikati ancak onu bilenlerin idrak edebileceğini vurgular¹. Cenâb-ı Hakk'ın "Aksine, onlar benim halkımdan bir şüphe içindedirler" sözüyle, Arş'ın bu derin mânâsının, yani zaman ötesi halkın ve ilâhî kudretin, bazıları için idrak edilemez bir sır olarak kaldığına işaret edilir. Bu bağlamda Arş, sadece bir mekân değil, aynı zamanda ilâhî halkın ve zamanın ötesindeki hakikatlerin tecellî ettiği bir kavramsal alandır.

Detaylı cevap

Süleymâniyye Fassı'nda Arş, tasavvufî bir derinlikle ele alınır ve fiziksel bir mekân olmaktan ziyade, ilâhî bir sırrın ve hakikatin sembolü olarak konumlandırılır. Fass'a göre, "Arş'ın yokluğundan, yani zamanın yokluğundan bahsettiğimiz gibi, bu da böyledir"¹. Bu ifade, Arş'ın zaman kavramının ötesinde bir varlık mertebesine işaret ettiğini gösterir. Zamanın yokluğu, ilâhî halkın başlangıçsız ve sonsuz oluşuyla, yani ezelî ve ebedî oluşuyla ilişkilendirilir. Bu tür bir idrak, herkesin ulaşabileceği bir seviye değildir; "Hiç kimse bunu bilemez, ancak onu bilenler hariç"¹ denilerek, bu bilginin özel bir keşif ve ma'rifet gerektirdiği belirtilir.

Cenâb-ı Hakk'ın "Aksine, onlar benim halkımdan bir şüphe içindedirler" sözü, Arş'ın bu zaman ötesi ve halk sırrını idrak edemeyenlerin durumunu açıklar. Bu kişiler, ilâhî halkın sürekli yenilenen ve zamanla sınırlı olmayan mahiyetini kavrayamazlar. Onlar için "yeni bir şey görmezler ve onlara bir vakit geçmez"¹. Bu durum, Arş'ın sadece bir mekân değil, aynı zamanda ilâhî kudretin ve halkın tecellî ettiği, zamanın ve mekânın ötesindeki bir hakikat olduğunu gösterir. Tasavvufta Arş, aynı zamanda kalbin ilâhî tecellîgâhı olarak da kabul edilir; "Kalp Arş'ın sırrını taşıyan yegâne mekândır"². Bu bağlamda Süleymâniyye Fassı, Arş'ı zamanın ötesindeki ilâhî sırların ve halkın tecellî ettiği bir mertebe olarak ele alarak, sâlikin bu derin hakikatleri idrak etme yolculuğuna ışık tutar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Süleymâniyye · s.257Arş'ın yokluğundan, yani zamanın yokluğundan bahsettiğimiz gibi, bu da böyledir. &10024; Arş'ın yokluğundan, yani zamanın yokluğundan bahsettiğimiz gibi, bu da Oku
  2. 2Ra'd Sûresi · s.64“Allah, varlık âlemini var edip düzene koyduktan sonra, en yüksek idrak ve tecellî makamı olan Arş’ta (kalpte, idrak merkezinde) zuhur etti.” Bu ifade, insanın Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.