İçeriğe atla

Aşk ve Muhabbet'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?

Çaprazlama0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Aşk ve muhabbet kavramlarının birlikte ele alınması, Fusûsu'l-Hikem'deki İsmail Fassı üzerinden anlaşılabilir. Bu fass, hikmet-i aliyye, mârifet-i Rabbâniyye ve teslim-rıza ekseninde, her kulun özel Rabbi olan "Rabb-ı hâs" kavramını işler (K1-247, K1-19, İsmail Fassı). Aşk, tasavvufta sâlikin Hak'a olan mahvedici sevgisi olup, muhabbetten daha şiddetli ve sahibini fânî kılan bir hâldir. Muhabbet ise Hak'ın kuluna ve kulun Hak'a duyduğu karşılıklı sevgidir. İsmail Fassı'nda ele alınan bu konular, ârifin Hak'tan gayrı bir mevcud görmediği, gam ve son halleri düşünmekten uzak kaldığı bir mertebeyi ifade eder ki, bu hâl aşk ve muhabbetin en derin veçheleriyle ilişkilidir¹.

Detaylı cevap

Aşk ve muhabbet, tasavvufun temel itici güçleridir ve sülûkun farklı mertebelerinde tezahür ederler (K1-247, K1-19, Aşk). Muhabbet, lugatte sevgi anlamına gelirken, tasavvufta sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâliğe duyduğu karşılıklı sevginin adıdır. Bu, Mâide 54'teki "yuhibbuhum ve yuhibbûnehû" ayetiyle desteklenen iki yönlü bir sevgidir. Aşk ise, muhabbetin daha şiddetli, yakıcı ve sahibini fânî kılan bir hâlidir; "aşırı sevgi, hasretin son haddi, mahvedici muhabbet" olarak tanımlanır. Bakara 165'teki "mü'minler Allah'ı daha şiddetli severler" ayeti, aşkın derinleşmiş hâline işaret eder.

Bu iki kavramın birlikte ele alınışı, Fusûsu'l-Hikem'deki İsmail Fassı'nda yer alan "hikmet-i aliyye" ve "mârifet-i Rabbâniyye" gibi konularla ilişkilidir (İsmail Fassı). Bu fass, ârifin Hak'tan başka bir varlık görmediği, gam ve son halleri düşünmekten uzak kaldığı bir idrak mertebesini anlatır¹. Bu mertebe, "Rabb-ı hâs" kavramı etrafında şekillenir ve teslimiyet ile rıza hâllerini içerir (İsmail Fassı). Aşkın tarif edilemezliği ve ancak yaşanarak anlaşılabileceği vurgusu², bu fassın işaret ettiği mârifetullah aşkının derinliğini gösterir³. Aşk, akıl ve iradeyi geri çekerken, muhabbet akıl ve irade ile birlikte çalışır. Ancak her ikisi de, âlemlerin üzerinde durduğu ve fezanın ilk dokusu olan "hubb" yani aşk ile ilişkilidir³·⁴. Bu bağlamda, İsmail Fassı, aşk ve muhabbetin birleştiği, Hakk'ın güzelliğini görmeye aracı olan ruhun işlevselleştiği bir idrak ve hâl mertebesini sunar⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1293Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de FassOku
  2. 2Karagün Dostuyum (Cilt 2) · s.31Hazreti Mevlânâ’ya bir dervişi «aşk nedir?» diye soruyor. O da ayağa kalkıyor, sağ avucunu semâya, sol avucunu yere baktıracak şekilde uzatıyor, boynunu sola büOku
  3. 3Risâle-i Gavsiyye · s.51Burada bildirilen mertebe yâni aşk mertebesi gavsiyyet mertebesi îtibarıyla bildirilen aşk mertebesi yânî ma’rifetullah aşkıdır. “Aşk” kelimesi altında aynı isiOku
  4. 4Aşk ve Muhabbet Yolu · s.152Hakk’ın da gönüllerde nur olduğu anlaşılır ki Nûr âyetin de açıkça söylenmiştir. Âlemde her zerre çiftleşmek, çoğalmak, ölmek sûretiyle tek kervanın yolcusudur.Oku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1302Nefsini düşünmekle meşgul olma! Çünkü Hakk'ın güzelliğini görmeye aracı olan ruhtur. "Aşk-verz", bileşik bir sıfattır. "Verz", "çalışmak ve gayret etmek" anlamıOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.