Bakara 269 ayeti hangi Fass ile bağlanır ve neden?
Bakara Suresi 269. ayet olan "Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir" ifadesi, Fusûsu'l-Hikem'de özellikle İsmail Fassı ile ilişkilendirilir. Bu bağlantının temel nedeni, İsmail Fassı'nın "Hikmet-i Aliyye" yani yüce hikmet kavramını işlemesi ve saîd olmanın sırrını, Rabb-ı hâs (her kulun özel Rabbi) ve mârifet-i Rabbâniyye (Rabbi tanıma bilgisi) ekseninde açıklamasıdır. Ayet, hikmetin Allah tarafından verilen büyük bir hayır olduğunu vurgularken, İsmail Fassı da bu hikmetin kulun kendi Rabb'ini idrak etmesiyle ve teslimiyetle elde edilen bir mertebe olduğunu ortaya koyar¹.
Detaylı cevap
Bakara Suresi 269. ayet, "Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir" buyurarak hikmetin ilahi bir ihsan olduğunu belirtir²·³·⁴. Bu ayet, tasavvufî metinlerde özellikle Fusûsu'l-Hikem'in İsmail Fassı ile derin bir bağlamda ele alınır. İsmail Fassı, "Hikmet-i Aliyye" yani yüce hikmet kavramını merkezine alır ve bu hikmetin, kulun kendi Rabb'ini tanıması (mârifet-i Rabbâniyye) ve O'na tam bir teslimiyet ve rıza göstermesiyle elde edildiğini açıklar (İsmail Fassı). Ayette geçen "hikmet verilen kimseye, çok hayır verildi" ifadesi, İsmail Fassı'nın işlediği "saîd olmanın sırrı" ile örtüşür; zira gerçek saadet, bu ilahi hikmete nail olmakla mümkündür¹. Ayrıca, ayetlerin "muhkem kılınmış" olmasının kaynağının ilahi oluşuna, "tafsîl edilmiş" olmasının ise insani idrak seviyesine indirilmiş olmasına işaret etmesi, hikmetin hem ilahi kökenini hem de insan tarafından idrak edilebilirliğini vurgular⁵. Bu durum, İsmail Fassı'nın her kulun kendi özel Rabbi (Rabb-ı hâs) ile olan ilişkisi üzerinden mârifetullahı açıklamasıyla da uyum içindedir. Dolayısıyla, Bakara 269. ayet, hikmetin ilahi bir lütuf olduğunu ve bu lütfun, İsmail Fassı'nda ele alınan mârifet-i Rabbâniyye ve teslimiyet yoluyla elde edilen yüce bir mertebe olduğunu gösterir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Lokmâniyye · s.2“كَثِيــر(Bakara, 2/269) ya’ni “Biz Lokmân’a hikmet verdik”; “Ve hikmet verilen kimseye, hayr-ı kesîr verildi” âyet-i kerîmesinin şehâdeti vech ile Hz. &10024; ك”Oku
- 2Bakara, 2/269
- 3Lokmân Sûresi · s.35“---------- Bakara Suresi, 269. ayet: Kime dilerse hikmet i ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinde”Oku
- 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.185“---------- Bakara Suresi, 269. ayet: Kime dilerse hikmet i ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinde”Oku
- 5Hicr Sûresi · s.12“10-Yûnus Sûresi: “ Bunlar hikmetli kitâbın ( Kitâbil Hakîm ) âyetleridir .” “Hakîm” kelimesi, âyetlerin hem hikmetli oluşuna hem de muhkem kılınmış oluşuna işâr”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.