Bast kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?
Tasavvufta "bast" kavramı, sâlikin kalbinin Hak ile genişlediği, ferahlık ve manevi neşe duyduğu bir hâl olup, Fusûsu'l-Hikem'de özellikle İsmail Fassı'nda ele alınan "Hikmet-i Aliyye" ile ilişkilendirilir (K1-152, İsmail Fassı). Bu fass, saîd olmanın sırrını, Rabb-ı hâs'ı ve mârifet-i Rabbâniyye'yi teslim ve rıza ekseninde inceler. Bast hâli, kalbin sıkışması anlamına gelen kabz hâlinin zıddıdır ve sâlikin sülûkunda ritmik bir şekilde ilerleyen, geçici manevi hâllerden biridir¹. Bu hâlde sâlik şevk, sürûr ve ümit yaşar.
Detaylı cevap
Bast, lugatte "genişlik, açılma, ferahlık" anlamına gelir². Tasavvufta ise sâlikin kalbinin Hak ile genişlediği, manevi bir neşe ve ferahlık hissettiği bir hâldir³. Bu hâl, Kur'an'da Bakara Sûresi 245. ayetindeki "va'llâhu yakbidu ve yebsut" (Allah kabzeder ve genişletir) ifadesine dayanır. Bast, kabz (sıkışma, daralma) hâlinin karşıtıdır ve bu iki hâl, sâlikin manevi yolculuğunda birbirini takip eden, kalbe ait sıfatlardır¹.
Bast hâlinde sâlik, ibadetlerden zevk alır, Hak ile yakınlık hisseder, düşünceleri berraklaşır ve halka karşı şefkat ve sevgisi artar. Bu hâl, kalbe sevinç ve açıklık verir⁴. Ancak bast hâlinin bir tehlikesi de vardır; sâliği gevşetebilir ve mücâhededen ödün vermesine neden olabilir. Bu nedenle, bast hâlinde şükürle hareket etmek gerektiği vurgulanır⁵.
Fusûsu'l-Hikem'de İsmail Fassı, "Hikmet-i Aliyye" başlığı altında saîd olmanın sırrını, Rabb-ı hâs'ı ve mârifet-i Rabbâniyye'yi teslim ve rıza ekseninde işler (İsmail Fassı). Bu fass, kalbin tahavvülü (değişimi) ile bast hâlinin açıldığı zemin olarak belirtilir. Kabz ve bast hâlleri, gaybden gelen bir vârid (ilahi ilham) olup, sebebi Hakk Yolcusu indinde meçhul olabilir; sâlik nefs makamından kalp makamına terakki etmedikçe bu hâllerin ne olduğunu tam olarak idrak edemez⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1A'lâ ve Gâşiye Sûreleri, s. 58“Bu hal salikte sonra kabz ve bast; “daralma, büzülme; tutukluk, durgunluk, sıkılma, tasalanma” gibi anlamlara gelen kabz , tasavvuf terimi olarak sâlikin bir an”Oku
- 2Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4256 (s. 112)“Bast: Yayma, açma; uzun uzun anlatma, genişçe anlatma. Bast-ı sâbık: Yukarıda geçen genişçe anlatma. Bâtıl, bâtıle: Gerçekliği olmayan, gerçek olmayan; boş, bey”Oku
- 3K1-152, Bast
- 4Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3543 (s. 302)“Çünkü o bast ve genişlikte bir harcama içindesin; harcama için sayma ve itibar etme yönünden bir gelir gereklidir. "İ'tidâd", saymak ve muteber tutmak anlamları”Oku
- 5Reşahât — Aynü'l-Hayât, s. 20““ bast (genişleme) hâlinde de şükür ile emir buyurmuş-lardır.” “Bast” hâli gelince yâni genişleme hâlinde ise şükürle emir buyurmuşlardır, şükür etmeyi tavsiye ”Oku
- 6Mesnevî Cilt 4 · Beyit 2765 (s. 257)“Buna göre, mücahit için bir zaman gönül "bast"ı (genişlemesi); bir zaman kabz (daralması) ve "gull" (bağlılık) olur. "Bast" ve "kabz", mücahede sahibi olan Hakk”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.