İçeriğe atla

Bâtın kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Bâtın kavramı, tasavvufta özellikle İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde çeşitli fasslarla ilişkilendirilir. Bu ilişki, Bâtın isminin farklı veçhelerinin ve tecellilerinin açıklanmasıyla kurulur. Özellikle Kelime-i Şuaybiyye Fassı, kalbin tahavvülü ve ârifin kalbinin fass-ı hâtemin mahalli olması bağlamında Bâtın'ın açıldığı bir zemin olarak öne çıkar¹. Ayrıca Kelime-i Mûseviyye Fassı'nda İsm-i Bâtın'ın ahkâmından haz alarak zevk-i Muhammedî üzere tenzih ile teşbihin cem'edilmesi ele alınır². Kelime-i Yûnusiyye Fassı ise Hak'ın Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleşmesini ve fail olmasını inceler³.

Detaylı cevap

Bâtın, lugatte 'iç, gizli, görünmeyen' anlamına gelir ve tasavvufta Hakk'ın iki temel veçhesinden biri olan zâhir-bâtın çiftinin bir parçasıdır. Bu kavram, eşyanın ardındaki hakikati ve eşyanın iç manasını ifade eder. Fusûsu'l-Hikem'de Bâtın kavramı, farklı peygamberlere atfedilen fasslar aracılığıyla derinlemesine işlenir.

Kelime-i Şuaybiyye Fassı: Bu fass, ârifin veya insan-ı kâmilin kalbinin, fass-ı hâtemin (mühür yüzüğünün kaşının) yeri mertebesinde olduğunu belirtir¹. Kalbin bu tahavvülü, Bâtın'ın açıldığı bir zemin olarak kabul edilir. Bu durum, kalbin Hak ile genişlediği bast hâliyle de ilişkilidir.

Kelime-i Mûseviyye Fassı: Bu fass, İsm-i Bâtın'ın hükümlerinden haz alarak, zevk-i Muhammedî üzere tenzih ile teşbihin bir araya getirilmesini konu edinir². Bu, Bâtın'ın tecellileriyle elde edilen manevi zevk ve idrakin önemini vurgular.

Kelime-i Yûnusiyye Fassı: Bu fass, Hakk'ın Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleştiğini ve bu sayede fail ve tasarruf eden olduğunu açıklar³. Burada Bâtın, etki eden ve Zâhir ise kendisine etki edilen olarak ele alınır. Bu fail ve kendisine etki edilen bahsi, Fass-ı İlyâsî'de de ayrıntılı olarak açıklanmıştır³.

Ayrıca, İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları'nda, Zâhir ismiyle kullanılan kesif düşüncelerin, hayat görüşlerinin ve idrak anlayışlarının latif olan Bâtın ismine döndürülmesiyle nefsani bir hayat yerine ilahi bir hayat yaşanabileceği belirtilir⁴. Bu, Bâtın'ın iç yüz ve gizli anlam olarak tasavvufun ana konusu olduğunu gösterir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Şuaybiyye · s.37Çünkü ârifin veyâ insân-ı kâmilin kalbi, fass-ı hâtemin mahalli12/12 menzilesindedir, hâtemden ziyâde değildir. ... Zira ârifin veya insân-ı kâmilin kalbi, fassOku
  2. 2Kelime-i Mûseviyye · s.5İsm-i Bâtın ahkâmından dahi istihsâl-i hazz ederek zevk-i Muhammedî üzere tenzîh ile teşbîh beynini cem’etmek için kendisineمَرِضْــت ُ فَلَــم ْ تَعُدْنِــي وَOku
  3. 3Kelime-i Yûnusiyye · s.114Aynı şekilde Hak, Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleştiğinden, fail ve tasarruf eden olur. Çünkü Hak, Bâtın olması itibarıyla "etki eden" ve ZOku
  4. 4TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.112Biz de Zahir ismiyle kullandığımız bütün kesif o yoğun madde olan düşünceleri, hayat görüşlerini, idrak anlayışları, latif olan batın ismine döndürmek suretiyleOku
  5. 5Bâtın
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.