Bâtın kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?
Bâtın kavramı, tasavvufta özellikle İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde çeşitli fasslarla ilişkilendirilir. Bu ilişki, Bâtın isminin farklı veçhelerinin ve tecellilerinin açıklanmasıyla kurulur. Özellikle Kelime-i Şuaybiyye Fassı, kalbin tahavvülü ve ârifin kalbinin fass-ı hâtemin mahalli olması bağlamında Bâtın'ın açıldığı bir zemin olarak öne çıkar¹. Ayrıca Kelime-i Mûseviyye Fassı'nda İsm-i Bâtın'ın ahkâmından haz alarak zevk-i Muhammedî üzere tenzih ile teşbihin cem'edilmesi ele alınır². Kelime-i Yûnusiyye Fassı ise Hak'ın Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleşmesini ve fail olmasını inceler³.
Detaylı cevap
Bâtın, lugatte 'iç, gizli, görünmeyen' anlamına gelir ve tasavvufta Hakk'ın iki temel veçhesinden biri olan zâhir-bâtın çiftinin bir parçasıdır. Bu kavram, eşyanın ardındaki hakikati ve eşyanın iç manasını ifade eder. Fusûsu'l-Hikem'de Bâtın kavramı, farklı peygamberlere atfedilen fasslar aracılığıyla derinlemesine işlenir.
Kelime-i Şuaybiyye Fassı: Bu fass, ârifin veya insan-ı kâmilin kalbinin, fass-ı hâtemin (mühür yüzüğünün kaşının) yeri mertebesinde olduğunu belirtir¹. Kalbin bu tahavvülü, Bâtın'ın açıldığı bir zemin olarak kabul edilir. Bu durum, kalbin Hak ile genişlediği bast hâliyle de ilişkilidir.
Kelime-i Mûseviyye Fassı: Bu fass, İsm-i Bâtın'ın hükümlerinden haz alarak, zevk-i Muhammedî üzere tenzih ile teşbihin bir araya getirilmesini konu edinir². Bu, Bâtın'ın tecellileriyle elde edilen manevi zevk ve idrakin önemini vurgular.
Kelime-i Yûnusiyye Fassı: Bu fass, Hakk'ın Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleştiğini ve bu sayede fail ve tasarruf eden olduğunu açıklar³. Burada Bâtın, etki eden ve Zâhir ise kendisine etki edilen olarak ele alınır. Bu fail ve kendisine etki edilen bahsi, Fass-ı İlyâsî'de de ayrıntılı olarak açıklanmıştır³.
Ayrıca, İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları'nda, Zâhir ismiyle kullanılan kesif düşüncelerin, hayat görüşlerinin ve idrak anlayışlarının latif olan Bâtın ismine döndürülmesiyle nefsani bir hayat yerine ilahi bir hayat yaşanabileceği belirtilir⁴. Bu, Bâtın'ın iç yüz ve gizli anlam olarak tasavvufun ana konusu olduğunu gösterir⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Şuaybiyye · s.37“Çünkü ârifin veyâ insân-ı kâmilin kalbi, fass-ı hâtemin mahalli12/12 menzilesindedir, hâtemden ziyâde değildir. ... Zira ârifin veya insân-ı kâmilin kalbi, fass”Oku
- 2Kelime-i Mûseviyye · s.5“İsm-i Bâtın ahkâmından dahi istihsâl-i hazz ederek zevk-i Muhammedî üzere tenzîh ile teşbîh beynini cem’etmek için kendisineمَرِضْــت ُ فَلَــم ْ تَعُدْنِــي وَ”Oku
- 3Kelime-i Yûnusiyye · s.114“Aynı şekilde Hak, Bâtın ismi gereği isimlere ait şekillerde belirginleştiğinden, fail ve tasarruf eden olur. Çünkü Hak, Bâtın olması itibarıyla "etki eden" ve Z”Oku
- 4TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.112“Biz de Zahir ismiyle kullandığımız bütün kesif o yoğun madde olan düşünceleri, hayat görüşlerini, idrak anlayışları, latif olan batın ismine döndürmek suretiyle”Oku
- 5Bâtın
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.