İçeriğe atla

Bâtın ve Zâhir'i birlikte düşünmek hangi Fass üzerinden anlaşılır?

Çaprazlama0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Bâtın ve Zâhir kavramlarını birlikte ele alan ve bu ikiliğin işleyişini açıklayan temel Fass, Fusûsu'l-Hikem'deki İsmail Fassı'dır¹. Bu Fass, Cenâb-ı Hakk'ın hem Zâhir hem de Bâtın olduğunu, bu iki ismin birbirini terbiye ettiğini, yani Bâtın'ın Zâhir üzerinde isimlerin hükümlerini ortaya koyduğunu, Zâhir'in ise bu hükümleri kabul edip zuhuruna mazhar olduğunu beyan eder. Böylece, eşyanın ardındaki gizli hakikat (Bâtın) ile eşyanın görünen yüzü (Zâhir) arasındaki ayrılmaz ilişki ve karşılıklı terbiye süreci bu Fass'ta açıklanır.

Detaylı cevap

Bâtın ve Zâhir, Cenâb-ı Hakk'ın iki temel veçhesini ifade eden esmâ-i ilâhiyyedir ve Hadîd Sûresi 3. ayetinde "O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır" şeklinde zikredilir. Tasavvufta bu iki isim, Hak'ın hem gizli, görünmeyen yönünü (Bâtın) hem de eşyada tecelli eden, görünen yönünü (Zâhir) işaret eder. İsmail Fassı, bu ikiliğin sadece bir karşıtlık değil, aynı zamanda bir bütünlük ve karşılıklı etkileşim içinde olduğunu vurgular¹. Hak, ism-i Zâhir'i hasebiyle halkın suretlerinde müteayyin olduğunda, bu mertebede müesserün-fîh (kendisinde tesir vuku bulan) olurken; ism-i Bâtın'ı hasebiyle esmâî suretlerde müteayyin olduğunda fâil ve müessir (tesir eden) olur²·³. Bu durum, Zâhir'in Bâtın'ı, Bâtın'ın da Zâhir'i terbiye etmesiyle açıklanır¹. Bâtın'ın Zâhir'i terbiye etmesi, isimlerin hükümlerini Zâhir üzerinde ortaya koymasıyken, Zâhir'in Bâtın'ı terbiye etmesi, isimlerin hükümlerini kabul edip Bâtın'ın zuhuruna mazhar olmasıdır⁴. Bu karşılıklı terbiye, Hak'ın Zâhir isminin hayat-ı zâhire ile "Hay" olması ve bu hayattan mukaddem gayb ve bâtın olmasıyla da ilişkilendirilir⁵. İsmail Fassı, bu derin ilişkiyi "hikmet-i aliyye" ve "mârifet-i Rabbâniyye" ekseninde ele alarak, her kulun özel Rabbi (Rabb-ı hâs) ile olan teslimiyet ve rıza halini bu Zâhir-Bâtın dengesi içinde anlamlandırır (İsmail Fassı). Bu Fass'ta ayrıca, âriflerin Hak'tan gayrı bir mevcud görmemesi ve gamdan fâriğ olması gibi konular da tafsilatlı olarak işlenir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i İsmâiliyye · s.83Velhâsıl Allah Teâlâ Zâhir ve Bâtın’dır; ve ism-i Zâhir ile ism-i Bâtın için rubûbiyet sâbittir. Zâhir Bâtın’ı ve Bâtın dahi Zâhir’i terbiye eder. Bâtın’ın SözüOku
  2. 2Kelime-i Yûnusiyye · s.115Ya’ni Hak ism-i Zâhir’i hasebiyle suver-i halkıyyede müteayyin olduğundan, bu mertebede münfail olarak O’nda tasarruf vâki’ olur. Ve kezâ Hak, ism-i Bâtın’ı hasOku
  3. 3TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.220Ya'nî Hak ism-i Zâhir'i hasebiyle halkıyye suretlerinde zahir olma olduğundan, bu mertebede tesir ile harekete geçen olarak O'nda tasarruf vâki' olur. Ve keza HOku
  4. 4Kelime-i İsmâiliyye · s.84Sözün özü, Yüce Allah Zâhir ve Bâtın'dır; ve Zâhir ismi ile Bâtın ismi için rubûbiyet (Rablık) sabittir. Zâhir, Bâtın'ı ve Bâtın da Zâhir'i terbiye eder. ... BâOku
  5. 5TB. Kelime-i Îseviyye · s.221Binâenaleyh bizim varlığımız, bundan evvelki beyitte beyân olunduğu üzere, onun ihyâsı oldu. Yani bizim zuhura gelmemiz O’nun zuhura gelmesi oldu. Yani bizim doOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.1294Bu sebeble ârif gamdan ve son halleri düşünmekten fâriğ olmuştur ve vücüd-ı Hak'tan gayrı bir mevcüd görmemişlerdir. Bu bahislerin tafsili Fusüsu'-Hikem'de FassOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.