İçeriğe atla

Bekâ kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Bekâ kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "kalıcılık, devamlılık, sona ermeme" anlamlarına gelirken, akâid dilinde Allah'ın sıfât-ı zâtiyyesinden biri olarak "sonsuzluk" mânâsına gelir. Mârifet dilinde ise sâlikin fenâdan sonra Hak'la kâim olması, yani bekâ billâh mertebesidir. Bu üç dil, bir kavramın zâhirî mânâsından bâtınî hakikatine doğru katmanlı bir idrâk sunar ve mârifet dili akâidi aşsa da onu nakzetmez.

Detaylı cevap

Bekâ kavramının üç farklı dilde ele alınması, tasavvufî hermenötiğin temel ilkesi olan kavramların çok katmanlılığını gösterir. Bu diller sırasıyla lugat, akâid ve mârifet olarak sıralanır ve yukarıya doğru bir tahkîk sürecini ifade eder.

Lugat Dili: Bekâ kelimesi, Arapça "bekâ" kökünden gelir ve sözlük anlamı "kalmak, kalıcılık, devamlılık, sona ermeme"dir¹. Bu dil, kelimenin etimolojik kökünü ve herkesin paylaştığı zâhirî mânâsını ifade eder; ehl-i lisân ile ehl-i tasavvufun anlaştığı en geniş zemindir.

Akâid Dili: Akâidde bekâ, Allah'ın sıfât-ı zâtiyyesinden biridir ve Allah'ın "sonsuz" olması anlamına gelir. Allah başlangıçsız (kıdem) ve sonsuz (bekâ)dır. Bu dil, kavramın İslâmî ilimlerdeki, özellikle kelâm ve fıkıhtaki teknik anlamını belirtir.

Mârifet Dili: Tasavvufta ve irfanda bekâ, sâlikin fenâdan sonra Hak'la kâim olması, yani bekâ billâh mertebesidir. Bu makâm, sülûkun vâsıllık makâmı ve kemâli olarak kabul edilir. Fenâdan sonra gelen bu mertebede sâlik, kendi vücudundan fânî olduktan sonra Hak'ın vücuduyla bâkî kalır. Rahmân Sûresi 26-27. ayetleri ("yeryüzünde olan herkes fânîdir, Rabb'inin vechi bâkîdir") hem Hak'ın bekâsını hem de sâlikin bekâya nasıl ulaşabileceğini gösterir. Terzi Baba'ya göre, iki rekâtlı namazın ikinci rekâtı bekâ billâhtır²·³. Bu makâmda "beka içinde beka hasıl olur, ne hal ve ne de makam ile sıfatlanır"⁴·⁵. Müşahede ve ma'rifet tamamiyle kaybolur ve bu halin tarifi ve izahı olmaz, zira burası tam bir yokluk makamıdır⁴·⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4377Lügat: Dil, lisan. Lügavi: Lügatle ilgili; Ma'nâ-yı lügavi: Lügat mânâsı, mecâzi olmayan gerçek anlam. Mâ: (Farsça) Biz. Mö”: Su. Maa: Berâber, ile, birlikte.Oku
  2. 2DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.193Terzi Baba farklı bir yorumla, namazın rek’at sayılarının ve namaz vakitlerinin değerlendirmesini de yapar. Ona göre iki rek’atlı namazın birinci rek’atı fenâ fOku
  3. 3Aşk ve İrfân Yolunda · s.193Terzi Baba farklı bir yorumla, namazın rek’at sayılarının ve namaz vakitlerinin değerlendirmesini de yapar. Ona göre iki rek’atlı namazın birinci rek’atı fenâ fOku
  4. 4Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.8Bundan sonra beka içinde beka hasıl olur, ne hal ve ne de makam ile sıfatlanır... Müşahede ve marifet tamamiyle kaybolur. Bu halin tarifi ve izahı olmaz. Zira, Oku
  5. 5Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.8Bundan sonra beka içinde beka hasıl olur, ne hal ve ne de makam ile sıfatlanır... Müşahede ve marifet tamamiyle kaybolur. Bu halin tarifi ve izahı olmaz. Zira, Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.