Besmele kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?
Besmele kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "Bismillahirrahmanirrahim" formülü, her işe başlarken söylenen ilahi bir ifade olarak tanımlanır¹. Akâid dilinde, Kur'an'da 114 surenin 113'ünün başında zâhir ve bâtın olarak yer alması, bir surenin başında bâtınen, Neml suresinin içinde ise zâhiren bulunması gibi teknik bilgilerle açıklanır². Mârifet dilinde ise Besmele, okuyanın mertebesine göre farklı anlamlar kazanır; örneğin, ümmetin âriflerinin tüm mertebeleriyle okuması veya muhabbet ehlinin ef'âl mertebesinden okuması gibi derinlikli idrakleri ifade eder³. Bu üç dil, kavramın zâhirî anlamından bâtınî hakikatine doğru bir tahkîk mertebesi sunar.
Detaylı cevap
Tasavvufî kavramların anlaşılmasında kullanılan üç dil, Besmele örneğinde de açıkça görülür. Bu diller, kavramın katmanlı anlamlarını açığa çıkarır ve sâlikin idrak seviyesine göre farklı veçhelerini sunar.
Lugat Dili: Besmele'nin lugat anlamı, kelimenin kökenine ve sözlük manasına odaklanır. Bu dilde Besmele, "Bismillahirrahmanirrahim" ifadesi olup, her işe başlarken söylenen ilahi bir formül olarak tanımlanır¹. Lugat, kelimenin etimolojik kökünü ve herkesin paylaştığı zâhirî mânâyı ifade eder; ehl-i lisân ile ehl-i tasavvufun anlaştığı en geniş zemindir.
Akâid Dili: Besmele'nin akâid dilindeki yeri, İslâmî ilimlerdeki teknik anlamını ve itikadî boyutunu kapsar. Bu bağlamda, Besmele'nin Kur'an'da 114 surenin 113'ünün başında hem zâhir hem bâtın olarak yer alması, bir surenin başında bâtınen, Neml suresinin içinde ise zâhiren bulunması gibi bilgiler akâid diline aittir²·⁴. Ayrıca, Besmele'nin 19 harften oluşması ve bu sayının 18 bin âlemi ihâta eden insân-ı kâmili remzetmesi de bu dilin kapsamındadır². Akâid dili, kelâm ve fıkıh gibi ilimlerde kavramın yerini belirler.
Mârifet Dili: Besmele'nin mârifet dilindeki anlamı, irfan ve tasavvuftaki bâtınî hakikatini, ehl-i Hakk'ın zevkle bildiği derin idrakleri ifade eder. Bu dilde Besmele, okuyanın mertebesine göre farklı veçheler kazanır. Örneğin, Fâtiha Sûresi'nde Besmele'nin Zât-ı Ulûhiyyet'e olan okunuşu, Sıfat Esmâ mertebesinden Muhammedî dilinden ümmetine olan okunuşu, ümmetin âriflerinin bütün mertebeleriyle okumaları, muhabbet ehlinin muhabbetleriyle ef'âl mertebesinden okumaları ve gaflet ehlinin ezbere okumaları gibi farklı mertebelerden bahsedilir³. Mârifet dili, akâidi nakzetmez ancak akâidi aşarak daha yüksek bir idrak seviyesine ulaşır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Besmele,
- 2Terzi Baba (Cilt 2) · s.224“Besmele Kur’ânda 114 sûrenin 113 nün başında hem zâhir hem bâtın olarak yer alırken 1 sûrenin başında bâtınen yer alıp, zâhirende neml sûresinin içinde yer alma”Oku
- 3Fâtiha Sûresi · s.77“Sıfat Risâlet mertebesinden, kelâm-ı Muhammed-î dilinden besmele-i Şerife’nin Zât-ı Ulûhiyyet’e olan okunuşudur. Üçüncüsü. Sıfat Esmâ mertebesinden Muhammed-î d”Oku
- 4Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.111“Besmele Kur’ânda 114 sûrenin 113 nün başında hem zâhir hem bâtın olarak yer alırken 1 sûrenin başında bâtınen yer alıp, zâhirende neml sûresinin içinde yer alma”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.