İçeriğe atla

Ceberût ile Melekût arasındaki fark nedir?

Kavram FarkıOrta düzey5 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî vücud mertebeleri içinde Ceberût ve Melekût, Hakk'ın zuhuratının farklı katmanlarını temsil eder. Ceberût, "azamet, kudret, cebri kuvvet" anlamına gelir ve akl-ı evvel ile rûh-ı a'zamın mertebesidir; lâhûttan sonra, melekûttan önce gelir. Bu mertebe, Allah'ın sıfatlarının tecellî ettiği, soyut akılların ve hakîkat-i muhammediyyenin bulunduğu bir köprü vazifesi görür¹. Melekût ise "mülk-i a'lâ, melâike âlemi, ruhânî mertebe" demektir ve ruhânî varlıkların mahallidir. Ceberût, varlığın esmâ mertebesine tenezzül ettiği sıfatlarla kendini tanıma durumuyken¹, Melekût daha ziyade melâike ve ruhanîlerin bulunduğu, En'âm 75'teki ayetle rü'yet edilebilirliği vurgulanan bir âlemdir. Risâle-i Gavsiyye'ye göre, Melekût ile Ceberût arasındaki her tavır tarîkatı ifade ederken, Ceberût ile Lâhût arasındaki her tavır hakîkattır².

Detaylı cevap

Ceberût ve Melekût, tasavvufî vücud mertebeleri hiyerarşisinde birbirini takip eden iki önemli âlemdir. Bu sıralama genellikle lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût şeklindedir.

Ceberût Mertebesi: Ceberût, "azamet, kudret, cebri kuvvet" anlamlarına gelir ve vücud bahsinde akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesidir. Bu mertebe, lâhûttan (Hakk'ın zâtı) sonra gelir ve halk edilmiş varlıklarla (mümkin) Hâlık (vâcib) arasındaki ilk köprüdür. Ceberût'ta soyut akıllar (kerubiyyîn) ve hakîkat-i muhammediyye bulunur. Akl-ı evvel, kâinatın bilgi kanalı olarak işlev görür. Kamer Sûresi'ne göre, "Zat-ı ilahî" coşarak "ceberut âlemi"ni zuhura getirmiş, ona "ruh-u izafî" de denilmiştir³. İnci Tezgâhı'nda belirtildiği üzere, Ceberût, varlığın esmâ mertebesine tenezzül ettiği, kendini sıfatları ile tanıma durumudur¹.

Melekût Mertebesi: Melekût ise "mülk-i a'lâ, melâike âlemi, ruhânî mertebe" demektir ve ruhânî varlıkların (melâike, soyut akıllar) mahallidir. Ceberût'tan sonra gelir ve misâl âleminden önce yer alır. Kamer Sûresi'nde "Âlem-i Ceberut" coşunca "âlem-i Melekût"un meydana geldiği ifade edilir³. En'âm 75'teki Hz. İbrâhîm'e "göklerin ve yerin melekûtunu gösterdik" ayeti, melekûtun rü'yet edilebilirliğini gösterir. Melekût âlemi, melâikenin farklı vazifelerle hiyerarşik bir düzende bulunduğu bir nizamdır.

Farklar ve İlişkiler: Risâle-i Gavsiyye'ye göre, Nâsût ile Melekût arasındaki her tavır şeriatı, Melekût ile Ceberût arasındaki her tavır tarîkatı, Ceberût ile Lâhût arasındaki her tavır ise hakîkatı temsil eder²·⁴. Bu, seyr ü sülûk yolunda ilerleyen bir sâlikin katettiği mertebeleri de gösterir. Ceberût, Allah'ın sıfatlarının tecellî ettiği daha yüksek ve soyut bir mertebeyken⁵, Melekût daha ziyade ruhânî varlıkların ve melâikenin bulunduğu bir âlemdir. Necm Sûresi ve Esmâü'l-Hüsnâ'da belirtildiği gibi, Melekût "ârifin şeytanı" olabilir, yani ârif için bir perde teşkil edebilir; Ceberût ise "vakifiye'nin (vakıf olanın) şeytanıdır," yani mertebeye vukuf olan için bir perdeye dönüşebilir⁶·⁷. Bu durum, her mertebenin kendi içinde bir takılıp kalma riski taşıdığını ve sâlikin daha ileriye gitmesi gerektiğini işaret eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1İnci Tezgâhı (1) · s.90Melek bilgi ile kurtuldu, hayvan bilgisizlikle kurtuldu, insanoğlu ikisinin arasında çekişe dövüşe kaldı gitti. 130 A’MA: (1) ehadiyet (2) Hüviyet (hu) (3) İnniOku
  2. 2Risâle-i Gavsiyye · s.2. − Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır.Oku
  3. 3Kamer Sûresi · s.153“Lahut” da derler... “ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut âlemi” nOku
  4. 4Bakara Sûresi · s.365“-Nâsût ile melekût arasındaki her tavır şerîat; melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkat; ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakikattır!.." “- YOku
  5. 5İnsân-ı Kâmil (Cilt 6) · s.57Bunun adı: Melekûttur… c) Mülkten de, melekûttan da münezzeh olan kısım... İşbu kısım için: - Ceberut-u İlâhî kısmı… Diye söylenir… Mülk, Melekut, Ceberut yani Oku
  6. 6Necm (Yıldız) Sûresi · s.95“melekût → ârifin şeytanıdır.” Melekût da ârifin perdesi olur. Buradaki ârif, ârif-i billâh olan değil de tarîkat ehlinin irfaniyetidir. Şeriat ehline göre bir Oku
  7. 7Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2) · s.145“melekût - ârifin şeytanıdır.” Melekût da ârifin perdesi olur. Buradaki ârif, ârif-i billâh olan değil de tarîkat ehlinin irfaniyetidir. Şeriat ehline göre bir Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.