İçeriğe atla

Cem hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey23 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Cem hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinden en azından Nefs-i Mutmainne'yi aşması ve Râdıye-Mardiyye mertebelerine ulaşması gerekmektedir. Cem makamı, tevhidin fiiller, isimler, sıfatlar ve Zât mertebelerinde birliğe erişildiği bir hâldir¹·². Bu makama ulaşmadan önce takvanın üç mertebesi seyr fillâh hâlinde yaşanır; cem makamına ulaşıldığında ise "fenâdan sonra bekâ" ve "fark" hâliyle birlikte dördüncü bir takva mertebesi zuhur eder³. Nefs-i Emmâre gibi alt mertebelerin zulmeti aşılmadan üstteki hâller yaşanamaz. Cem hâli, İnsân-ı Kâmil mertebesinde tüm mertebelerin kendi bünyesinde toplanmasıyla "cem'ül cem" olarak kemâlatına ulaşır⁴.

Detaylı cevap

Cem hâli, tasavvufî sülûkun önemli bir makamıdır ve tevhidin farklı mertebelerinde birliğe erişmeyi ifade eder. Bu makama ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinde belirli bir ilerleme kaydetmesi şarttır. Nefs-i Emmâre gibi kötülüğü emreden ve dünyevî arzulara sürükleyen en alt mertebenin aşılması, cem hâline giden yolun ilk adımıdır. Nefs-i Emmâre'nin alâmetleri arasında Hak'tan habersizlik, dünya peşinde koşma, pişmanlık duymama ve süflî lezzetlere düşkünlük bulunur. Bu mertebenin zulmeti aşılmadan üst mertebelerdeki hâllerin yaşanması mümkün değildir.

Sâlik, Nefs-i Levvâme'de kendini kınama ve vicdan uyanıklığı yaşarken, Nefs-i Mülhime'de kalbinden ilham almaya başlar ve iyiyle kötüyü ayırt etme yeteneği gelişir. Cem makamına ulaşmadan önce takvanın üç mertebesi seyr fillâh (Allah'ta seyir) hâlinde yaşanır³. Bu makam, tevhid-i ef'al (fiillerin birliği), tevhid-i esma (isimlerin birliği), tevhid-i sıfat (sıfatların birliği) ve tevhid-i Zât (Zât mertebesindeki birlik) gibi tevhid mertebelerini kapsar¹·².

Cem hâli, özellikle Nefs-i Mutmainne ve sonrasındaki Râdıye-Mardiyye mertebelerinde zuhur eder. Râdıye, Allah'ın kuldan razı olduğu, Mardiyye ise kulun Allah'tan razı olduğu mertebedir (K2-T3; Nefs-i Merdiyye). İnsân-ı Kâmil mertebesi ise tüm mertebeleri kendi bünyesinde cem ederek "cem'ül cem" hâline ulaşır ve kemâlatına erişir⁴. Bu makamda, "fenâdan sonra bekâ" vaktinde, yani cem makamına ulaşıp "fark"a geldikten sonra dördüncü bir takva mertebesi ortaya çıkar³. Peygamberimizin hadislerine kulak vermeden ve izini takip etmeden cem ve tevhid mertebesine ulaşmak mümkün görülmemiştir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Şîsiyye, s. 51“Nispetler ise Zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek fiillerin birliği, tevhid”Oku
  2. 2Muhammed Sûresi, s. 145“Nispetler ise zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i Ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek illerin birliği, tevhide ”Oku
  3. 3Kelime-i İshâkiyye, Bölüm 182“Böylece İnsan-ı kamil mertebesi vücud-u mutlak’ın meratib-i tenezzülatının altıncı mertebesi olduğundan yani beş mertebe ama onun vücudu da altıncı mertebe İnsa”Oku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 1), s. 339“Kısaca üzerinde durduğumuz bu hadis-i şerifin ardından Mi’rac hakikatine salik yönünden değinirsek: Kişinin mi’rac kemalatı evvela ef’al mertebesinde fiilleri c”Oku
  5. 5Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, s. 174

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.