Cem hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?
Cem hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinden en azından Nefs-i Mutmainne'yi aşması ve Râdıye-Mardiyye mertebelerine ulaşması gerekmektedir. Cem makamı, tevhidin fiiller, isimler, sıfatlar ve Zât mertebelerinde birliğe erişildiği bir hâldir¹·². Bu makama ulaşmadan önce takvanın üç mertebesi seyr fillâh hâlinde yaşanır; cem makamına ulaşıldığında ise "fenâdan sonra bekâ" ve "fark" hâliyle birlikte dördüncü bir takva mertebesi zuhur eder³. Nefs-i Emmâre gibi alt mertebelerin zulmeti aşılmadan üstteki hâller yaşanamaz. Cem hâli, İnsân-ı Kâmil mertebesinde tüm mertebelerin kendi bünyesinde toplanmasıyla "cem'ül cem" olarak kemâlatına ulaşır⁴.
Detaylı cevap
Cem hâli, tasavvufî sülûkun önemli bir makamıdır ve tevhidin farklı mertebelerinde birliğe erişmeyi ifade eder. Bu makama ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerinde belirli bir ilerleme kaydetmesi şarttır. Nefs-i Emmâre gibi kötülüğü emreden ve dünyevî arzulara sürükleyen en alt mertebenin aşılması, cem hâline giden yolun ilk adımıdır. Nefs-i Emmâre'nin alâmetleri arasında Hak'tan habersizlik, dünya peşinde koşma, pişmanlık duymama ve süflî lezzetlere düşkünlük bulunur. Bu mertebenin zulmeti aşılmadan üst mertebelerdeki hâllerin yaşanması mümkün değildir.
Sâlik, Nefs-i Levvâme'de kendini kınama ve vicdan uyanıklığı yaşarken, Nefs-i Mülhime'de kalbinden ilham almaya başlar ve iyiyle kötüyü ayırt etme yeteneği gelişir. Cem makamına ulaşmadan önce takvanın üç mertebesi seyr fillâh (Allah'ta seyir) hâlinde yaşanır³. Bu makam, tevhid-i ef'al (fiillerin birliği), tevhid-i esma (isimlerin birliği), tevhid-i sıfat (sıfatların birliği) ve tevhid-i Zât (Zât mertebesindeki birlik) gibi tevhid mertebelerini kapsar¹·².
Cem hâli, özellikle Nefs-i Mutmainne ve sonrasındaki Râdıye-Mardiyye mertebelerinde zuhur eder. Râdıye, Allah'ın kuldan razı olduğu, Mardiyye ise kulun Allah'tan razı olduğu mertebedir (K2-T3; Nefs-i Merdiyye). İnsân-ı Kâmil mertebesi ise tüm mertebeleri kendi bünyesinde cem ederek "cem'ül cem" hâline ulaşır ve kemâlatına erişir⁴. Bu makamda, "fenâdan sonra bekâ" vaktinde, yani cem makamına ulaşıp "fark"a geldikten sonra dördüncü bir takva mertebesi ortaya çıkar³. Peygamberimizin hadislerine kulak vermeden ve izini takip etmeden cem ve tevhid mertebesine ulaşmak mümkün görülmemiştir⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kelime-i Şîsiyye, s. 51“Nispetler ise Zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek fiillerin birliği, tevhid”Oku
- 2Muhammed Sûresi, s. 145“Nispetler ise zat’ın aynı olarak “Cem” makamındadır. Tevhid-i Ef’al, tevhid-i esma, tevhid-i sıfat, tevhid-ı Zat. Tevhid-i ef’al demek illerin birliği, tevhide ”Oku
- 3Kelime-i İshâkiyye, Bölüm 182“Böylece İnsan-ı kamil mertebesi vücud-u mutlak’ın meratib-i tenezzülatının altıncı mertebesi olduğundan yani beş mertebe ama onun vücudu da altıncı mertebe İnsa”Oku
- 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 1), s. 339“Kısaca üzerinde durduğumuz bu hadis-i şerifin ardından Mi’rac hakikatine salik yönünden değinirsek: Kişinin mi’rac kemalatı evvela ef’al mertebesinde fiilleri c”Oku
- 5Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, s. 174
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.