İçeriğe atla

Cem ile Fark aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama4 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Cem ve Fark kavramları, tasavvufî sülûkun temel mertebelerini ifade eder ve özellikle Hâlidiyye Fassı ile Nûhiyye Fassı gibi eserlerde derinlemesine ele alınır. Cem, sâlikin kesretten vahdete ulaşarak bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplaması, yani her şeyin Hak'tan geldiğini müşâhede etmesidir. Fark ise, başlangıçta kesreti, yani Hak ile kul, dünya ile âhiret gibi ayrı taayyünleri algılama hâlidir. Bu iki hâl, sülûkun farklı aşamalarında deneyimlenir ve kâmil insan, "Cem'-i Fark" veya "Fark ba'del Cem" denilen makamda, vahdeti kesretle birlikte görerek tevhidi idrak eder. Hz. Ali'nin buyurduğu gibi, "Cem hasıl olmadan farkta kalış şirktir; Cem'de kalıp farka gelmeyiş zındıklıktır; Cem ile farkın beraberliği ise Tevhiddir"¹. Bu buluşma, Kur'an'ın hem Cem'i hem de Furkan'ı (Fark'ı) bünyesinde barındırması gibi, kâmil insanın hem vahdeti hem de kesreti bir arada idrak etmesiyle gerçekleşir².

Detaylı cevap

Tasavvufta sâlikin mânevî yolculuğu, Fark-Cem-Cem'-i Fark silsilesi içinde ilerler. Başlangıçta sâlik, Fark makamındadır; bu, kesret âlemini, yani "şu Hak, şu kul, şu dünya, şu âhiret" gibi ayrı taayyünleri algıladığı hâldir. Bu aşamada her şey ayrı ayrı varlıklar olarak görülür. Bu hâle "Fark kablel cem" yani "cemden önceki fark" denir³. Sâlik, bu ilk fark hâlinde kalırsa, yani Cem'e ulaşmadan kesrette takılı kalırsa, bu durum "şirk" olarak nitelendirilir¹.

Sülûkun ilerleyen aşamasında sâlik, Cem makamına ulaşır. Bu mertebede, kesretin ardındaki vahdeti görmeye başlar; "her şey aslında Hak'ın tecellîsi" olduğu idrak edilir. Eşya saydamlaşır ve her şeyin ardındaki Hak'ın tecellîsi parlar; "Lâ fâile illâllâh" (bütün fiillerin Hak'tan olduğu) müşâhede edilir. Ancak, Cem makamında kalıp Fark'a geri dönmeyiş, yani sadece Hakk'ın varlığından başka hiçbir varlık göremeyip orada yok hükmünde kalmak "zındıklık" olarak kabul edilir¹. Çünkü bu hâlde olan kişi, Cem hâliyle hallendiği için farkın ne olduğunu bilemez ve Furkan'a müteallik ihbaratı kabul etmez⁴·⁵.

Cem ile Fark'ın buluştuğu makam ise Cem'-i Fark veya Fark ba'del Cem olarak adlandırılır⁶·¹. Bu, vâsıllığın kemâli olup, sâlikin hem vahdeti hem de kesreti bir arada idrak ettiği, "Hak hem birdir hem çoktur" hakikatini müşâhede ettiği makamdır. Hz. Ali'nin ifadesiyle, "Cem ile farkın beraberliği ise Tevhiddir"¹. Bu makamda kâmil insan, hem mutlak Cem makamında her şeyin Hak olduğunu, hem de mutlak Fark makamında Hakk'ın dışında her şeyin halk olduğunu anlar ve bu makamlarda tahakkuk eder⁷. Kur'an'ın hem Cem'i hem de Furkan'ı (Fark'ı) bünyesinde barındırması gibi, kâmil insan da Cem ve Fark'ı birleştirmiş olandır². Bu, sülûkun en yüksek mertebesi olup, kâmilin bu makama inişi bir terakki ve yükseliştir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Cilt 4 · s.228
  2. 2TB. Kelime-i Nûhiyye · s.200Yani Kur’an cem, Furkan da fark yani hem Kur’an’ı anlayanlar hem de Furkan’ı anlayanlardır. Yani birini birine üstün getirmez sadece cem sadece fark değil cemi Oku
  3. 3Fâtiha Sûresi · s.35eremezse, bu hale “Fark kablel cem” yani “cemden önceki fark” denir...Oku
  4. 4Furkân Sûresi · s.19Çünkü aynı cemde olduğu için farkın ne olduğunu bilmez. Yani Cem haliyle hallendiğinden farkı bilemez. O kimse her ne kadar fark içinde olsa bile yine Furkâna mOku
  5. 5TB. Kelime-i Nûhiyye · s.129Çünkü aynı cemde olduğu için farkın ne olduğunu bilmez. Yani cem haliyle hallendiğinden farkı bilemez. O kimse her ne kadar fark içinde olsa bile yine furkana mOku
  6. 6K1-136
  7. 7Kelime-i İsmâiliyye · s.121Ve istersen makām-ı cem’de ol; ve istersen makām-ı farkta ol! &10024; Ve istersen cem' makamında ol; ve istersen fark makamında ol! ... Yani ey ârif sen, gerçekOku
  8. 8Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.23Bu daire “fark ba’del cem” dairesidir... Yani Cem’den sonra fark halidir. Hazreti Ali Kerremallahu veche şöyle buyurmuştur: “Cem hasıl olmadan farkta kalış, şirOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.