İçeriğe atla

Cem kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi27 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Cem kavramı, tasavvufta sâlikin kesretten vahdete ulaşarak tüm esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplaması mertebesini ifade eder. Bu makâm, sülûkun kritik bir geçiş noktası olup, öncesindeki 'fark' (kesret farkındalığı) ile sonrasındaki 'cem'-i fark' (cem ile farkın birleşimi) arasında yer alır. Cem, fiiller, isimler, sıfatlar ve zât mertebelerinde gerçekleşen bir toplanma hâlidir ve en kemâl mertebesi olan 'cem'-ül cem' ile Allah'ın kapılarının açılmasına vesile olur. Verilen kaynaklarda cem kavramının doğrudan belirli bir Fass ile ilişkilendirildiği belirtilmemiştir; ancak Hâlidiyye Fassı'nın 'samediyyet' bahsinin cemin yeri olduğu ifade edilmiştir.

Detaylı cevap

Cem, lügatte 'toplama, bir araya getirme, birleştirme' anlamına gelir. Tasavvufî sülûkta sâlikin kesretten vahdete doğru ilerleyişinde önemli bir duraktır. Bu süreç, Fark-Cem-Cem'-i Fark silsilesiyle açıklanır. Başlangıçta sâlik, her şeyi ayrı ayrı taayyünler olarak algılar ki bu hâle fark denir. Cem makâmına ulaştığında ise, kesretin ardındaki vahdeti, yani her şeyin Hakk'ın tecellîsi olduğunu müşâhede etmeye başlar. Bu mertebede eşyâ saydamlaşır ve sâlik "Lâ fâile illâllâh" hakikatini idrâk eder.

Cem, farklı mertebelerde gerçekleşen bir toplanma hâlidir. İlk olarak ef'âl âleminde fiillerin cem edilmesiyle başlar. Ardından esmâ âleminde isimlerin, sıfat âleminde sıfatların ve son olarak zât mertebesinde zâtî hakikatlerin cem edilmesiyle devam eder¹·²·³. Bu mertebelerin hepsini toplayan en kemâl hâle ise "cem'-ül cem" denir⁴·⁵·⁶·⁷. "Cem'-ül cem'-ül cem ile feth oldu ebvâb-ı Hüdâ" ifadesi, bu üç cem mertebesinin (ef'âl, esmâ, sıfat) birleşimiyle Allah'ın hakikat kapılarının açıldığını belirtir³·⁸. Bu, Allah'ın esmâsının hakikatinin açılması anlamına gelir³.

Cem makâmı, sâlikin fenâ fillâh'a yakın bir hâlidir. Ancak cemde kalıp farka gelmeyiş zındıklık olarak kabul edilirken, cem hasıl olmadan farkta kalış ise şirktir. Cem ile farkın beraberliği ise tevhiddir⁹. Muhyiddin İbn Arabî'ye göre, "câm-ı Cem" kalptir; cihanı görmek isteyen, eşyanın tümünü o kalb içinde görebilir¹⁰. Verilen kaynaklarda cem kavramının doğrudan belirli bir Fass ile ilişkilendirildiği açıkça belirtilmemiştir; ancak Hâlidiyye Fassı'nın 'samediyyet' bahsinin cemin yeri olduğu ifade edilmiştir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 120“Yalnız buradaki cem şimdi cemlerde birinci cem makâmı ef'al âleminde, fiiller âlemindeki topluluğu idrak etmek cemdir. Ondan sonraki esmâ âlemindeki rububiyet h”Oku
  2. 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 1), s. 339“Kısaca üzerinde durduğumuz bu hadis-i şerifin ardından Mi’rac hakikatine salik yönünden değinirsek: Kişinin mi’rac kemalatı evvela ef’al mertebesinde fiilleri c”Oku
  3. 3Reşahât — Aynü'l-Hayât, s. 86“Buna cem mertebesi de diyorlar. Hani ehlûllahtan birisi şöyle demiş: “Cem’ül cem’ül cem ile feth oldu ebvâb-ı Hüdâ.” Birinci cem tevhîd-i ef’âli, yâni fiillerin”Oku
  4. 4İrfan Mektebi ve Hakk Yolu, s. 79“Ancak en kemâlde olan irfan ehli, “cem-ül cem” e ulaşanlardır. “Cem-ül Cem” demek, bütün cemleri bir araya toplayıp Cem’inde Cem’i demek tir. Bu mertebeye eren ”Oku
  5. 5Enfâl Sûresi, s. 59“Ancak en kemâlde olan irfan ehli, “cem-ül cem” e ulaşanlardır. “Cem-ül Cem” demek, bütün cemleri bir araya toplayıp Cem’inde Cem’i demek tir. Bu mertebeye eren ”Oku
  6. 6Altı Peygamber, Cilt 6, s. 152
  7. 7Muhammed Sûresi, s. 51“Ancak en kemâlde olan irfân ehli, “cem-ül cem” e ulaşanlardır. “Cem-ül Cem” demek, bütün cemleri bir araya toplayıp Cem’inde Cem demektir. Bu mertebeye eren kiş”Oku
  8. 8Sohbet Arası Sohbetler CD 17, s. 119“İşte o zaman “ cem-ül cem-ül cem-ül cem ile feth oldu ebab-ı hüda,” demişler. Yani bütün bu cemlerin toplamıyla hakk kapısı feth edildi. Bu cemlerin bir tanesi ”Oku
  9. 9Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 228“Bu daire Cem ba’del Fark dairesidir. Yani Cemden, farka gelmektir. Yani Cemden sonra fark halidir. Hz. Ali Keremallahu veçhe şöyle buyurmuştur: Cem Hasıl olmada”Oku
  10. 10En'âm Sûresi, s. 199“---------------- Muhyiddin Arabi Hazretleri, Fusus’ül Hiem Şuayb (a.s) fassında ki himeti açıklarken; "Yakinen bil ki, câm-ı Cem dedikleri senin kalbindir. Şâdi”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.