İçeriğe atla

Cem'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi24 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Cem kavramının Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı, bu Fass'ın "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i, yani Rablık birliğini içermesidir. Muhyiddîn İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde, Yûsuf Fassı'nın sonunda zikredilen "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"den (ilâhî isimler birliği) sonra, Hûdiyye Fassı "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i beyan eder¹·²·³. Cem, sâlikin kesretten vahdete ulaşması, bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplaması mertebesi olduğundan, Rablık birliğini içeren Hûdiyye Fassı, bu birleştirici ve toplayıcı hakikatin bir tezahürü olarak cem makamına bir dayanak sunar. Bu bağlamda, Hâlidiyye Fassı'nın "samediyyet" bahsinin de cemin yeri olduğu belirtilmiştir.

Detaylı cevap

Cem, tasavvufta sâlikin kesretten vahdete ulaşması, yani bütün esmâî tecellîleri tek bir merkezde toplaması mertebesidir. Bu, sülûkun kritik bir geçiş noktasıdır ve öncesinde "fark" (kesret farkındalığı), sonrasında ise "cem'-i fark" (cem ile farkın birleşimi) gelir. Hûdiyye Fassı, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'indeki 27 Fass'tan biridir ve Hûd peygamberin temsil ettiği "Hikmet-i Hûdiyye"yi içerir. Bu Fass'ın temelinde "ahadiyyet-i rubûbiyyet" (Rablık birliği) bulunur¹·²·³. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliği) zikrettikten sonra, Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i açıklamıştır¹.

Cem makamında sâlik, eşyanın ardındaki Hak tecellîsini müşâhede eder ve bütün fiillerin Hak'tan olduğunu idrâk eder. Bu, "Lâ fâile illâllâh" (Allah'tan başka fâil yoktur) hakikatinin zevk edilmesidir. "Ahadiyyet-i rubûbiyyet" ise, Rablık sıfatının birliğini ve tüm varlık üzerindeki tasarrufun tek bir kaynaktan olduğunu ifade eder. Bu bağlamda, Hûdiyye Fassı'nın Rablık birliğini vurgulaması, cem makamının temelinde yatan vahdet anlayışıyla örtüşür. Zira cem, kesretin ardındaki vahdeti görme hâlidir. Bu mertebede, sâlik "cem'den sonraki fark" hâline ulaşır ki, bu durumda Allah dostları Hakk'ın varlığında eşyayı ve eşyada da Hakk'ı müşâhede ederler⁴. Hâlidiyye Fassı'nda yer alan "samediyyet" bahsi de cemin bir diğer dayanağı olarak belirtilmiştir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye, s. 10“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)”Oku
  2. 2Kelime-i Hûdiyye, s. 9“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler birliği"ni (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) z”Oku
  3. 3A'yân-ı Sâbite, s. 384“Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olan bundan evvel olan Fass-ı Yûsufî'nin âhirinde, sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiy”Oku
  4. 4Mesnevî Cilt 8 · Beyit 3727 (s. 584)“Birisi “cem'den evvelki fark”, digeri “cem'den sonraki fark”dır. “Cem'den evvelki fark”, ulemâ-i zâhirin ve mütekelliminin ve bilcümle ehl-i gafletin farkıdır k”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.