İçeriğe atla

Devran kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?

Kavram TanımıTemel düzey5 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Devran kavramı, tasavvufta hem zâhirî hem de bâtınî mertebeleriyle ele alınır; bu iki mertebe birbirinin aynası ve tamamlayıcısıdır. Zâhirî devran, tarîkatlerde halka olup dönerek yapılan zikri ifade ederken¹, bâtınî devran ise varlığın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini (devr-i kâinat) ve sâlikin nefs mertebelerindeki seyrini (sülûkî devran) kapsar (Devran). Zâhirî devran, kalbin Hakk'ın etrafında dönmesinin bedensel bir simülasyonu olup¹, bâtınî hakikatin dışa vurumudur; sâlikin bu dönüşü, kâinatın Hak'tan çıkıp Hak'a dönüşünü temsil eder (Devran). Bu zâhir-bâtın ilişkisi, "lâ ilâhe illâllâh" kelimesinin somut bir tezahürü olarak, "lâ" ile dış âlemden geçip "illâllâh" ile merkeze (Hak'a) yönelmeyi ifade eder (Devran).

Detaylı cevap

Devranın zâhirî ve bâtınî mertebeleri, tasavvufta bir bütünlük içinde değerlendirilir. Zâhirî devran, tarîkatlerde, özellikle Mevlevîlik ve Kâdirîlik gibi ekollerde, zikir esnasında halka olup dönme eylemidir (Devran). Bu eylem, kalbin Hakk'ın etrafında dönmesinin (tavâf) bedensel bir simülasyonu olarak kabul edilir¹. Zâhirî devranın bu yönü, Vahidiyyetin Ehadiyyetle ve Vahdet-i zâtiyyenin bağlantısına işaret eder; İsmi Celâl (Allah ismi) devranında, evvela harf ve lâfz ile, sonra darb-ı zikir ile zikredilen Vahidiyyetin, Ehadiyyetin zâhiri olduğuna bir telmih ve işarettir²·³·⁴.

Bâtınî devran ise daha geniş ve derin anlamlar taşır. Bu, üç temel katmanda kendini gösterir:

  1. Vücudî devran (Devr-i Kâinat): Varlığın Hak'tan çıkıp (kavs-i nüzûl) tekrar Hak'a dönen halkasal hareketidir (kavs-i urûc). Bu, "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" (Bakara 156) ayetinin vücudî temelidir (Devran). Kâinat, bu dönüşün halkasıdır; vücud bir noktadan çıkar, kâinat çevresinde dolaşır ve Hak'a döner (Devran). Bu, aynı zamanda Fusûsu'l-Hikem'in kâinatın Hak ekseni etrafındaki dönüşünün mânevî mahallidir¹.
  2. Sülûkî devran: Sâlikin nefs-i emmâreden nefs-i sâfiyeye kadar olan yedi nefs mertebesindeki kişisel dönüşüdür (Devran). Bu, İdrîsiyye Fassı'nın "tathîr → mevt-i irâdî → ruhâniyet" silsilesinde yaşanır (Devran). İnsan, kendi nefsinde gayb ile çevrili olduğu için bu iki mertebeyi mutlak anlamda kavrayamaz; ancak "nefsini bilen Rabbini bilir" sırrına eren arif, Allah'ın isimlerinin tecellisiyle bu birliği idrak eder⁵.
  3. Zikrî devranın bâtını: Zâhirî dönüş hareketinin içsel anlamıdır. Dönen sâlik, kendisini kâinatın merkezine koymaktan vazgeçer; dönüş hareketi "lâ ilâhe illâllâh" kelimesinin somut bir tezahürü olur. "Lâ" ile dış âlemden geçer, "illâllâh" ile merkeze (Hak'a) çevrilir (Devran). Bu, bâtından zâhire ilim aktarma ve zâhirden bâtına geçiş yapma sürecidir; çünkü insanın bir tarafı Hak'a, bir tarafı da halka bakar⁶·⁷. Bâtınımızla iç gaybımızı idrak ederiz; bâtın müşahede edilemez ama bilinir⁸·⁹. Bu idrak, beş bâtınî duyu ile gerçekleşir⁸·⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Devran,
  2. 2Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.57Bu şekilde devran edilmeye devam edilir. Sonra el ele tutulduğu halde devran edilir ki: Vahidiyyetin Ehadiyyetle ve Vahdet-i zatiyyenin bağlantısına işarettir. Oku
  3. 3Rûm Sûresi · s.77Bu şekilde devran edilmeye devam edilir. Sonra el ele tutulduğu halde devran edilir ki: Vahidiyyetin Ehadiyyetle ve Vahdet-i zatiyyenin bağlantısına işarettir. Oku
  4. 4Tesbih ve Zikir · s.117Bu şekilde devran edilmeye devam edilir. Sonra el ele tutulduğu halde devran edilir ki: Vahidiyyetin Ehadiyyetle ve Vahdet-i zâtiyyenin bağlantısına işarettir. Oku
  5. 5Ra'd Sûresi · s.138Gayb ve şehadet, tek bir hakikatin farklı boyutlarıdır. Gayb, Allah’ın ilminde gizli olan batın; şehadet ise onun zahirdeki görünümüdür. İnsan, kendi nefsinde bOku
  6. 6Saff Sûresi · s.85Gerek zâhirden bâtına geçiş yapıyoruz. Yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zâhirden Oku
  7. 7TB. Kelime-i Âdemiyye · s.196Gerek zahirden batına geçiş yapıyoruz yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zahirden bOku
  8. 8Saff Sûresi · s.92Bizde de Zahir ismi var Batın ismi vardır. Zahirimizle bu şehadetimizi müşahede ediyoruz, Batınımızla da iç, gaybımızı idrak ediyoruz. Neden? Batınımız görünen Oku
  9. 9TB. Kelime-i Âdemiyye · s.203Bizde de Zahir ismi var Batın ismi vardır. Zahirimizle bu şehadetimizi müşahede ediyoruz, Batınımızla da iç, gaybımızı idrak ediyoruz. Neden? Batınımız görünen Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.