Enbiyâ 87 ayetinin Terzibaba'ya göre amelî yansıması nedir?
Enbiyâ Sûresi'nin 87. ayeti olan "Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn" (Senden başka ilâh yoktur, Sen her türlü noksanlıktan uzaksın, şüphesiz ben zâlimlerden oldum) duası, Hz. Yûnus (a.s.)'ın balığın karnında iken yaptığı bir zikirdir ve tasavvufta "Hikmet-i Nefesiyye" ile ilişkilendirilir. Bu ayetin Terzibaba'ya göre amelî yansıması, Zekeriyâ (a.s.)'ın evlat talebiyle yaptığı duanın kabirdeki ölü tarafından hayırlı amellerin berzahta arkadaş olması talebine benzetilmesiyle açıklanır. Nasıl ki evlat babanın vücudundan meydana gelirse, ölünün ameli de onun vücudundan sâdır olur ve berzahta yalnız kalmamak için hayırlı amellerin sûretlerinin refik olması istenir¹·². Bu, amellerin âhiretteki karşılıkları ve sûretlenmeleriyle ilgili bir idrâktir.
Detaylı cevap
Enbiyâ Sûresi'nin 87. ayeti, Hz. Yûnus (a.s.)'ın balığın karnında iken yaptığı "Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn" duasıdır ve tasavvufta "Hikmet-i Nefesiyye" (nefes/diriliş hikmeti) ile anılır³. Terzibaba, bu ayetin amelî yansımasını, Zekeriyâ (a.s.)'ın evlat talebiyle yaptığı duaya benzeterek açıklar. Zekeriyâ (a.s.), "Yâ Rab beni evlat cihetinden akîm edip yalnız bırakma!" diye dua etmiştir. Terzibaba'ya göre, kabirdeki ölü de benzer bir şekilde "Yâ Rab, beni amel cihetinden akîm edip berzahta yalnız bırakma, hayırlı amellerimin sûretlerini bana refik eyle!" der¹·².
Bu benzetmenin vech-i münâsebeti şudur: Evlat, babanın vücudundan meydana geldiği gibi, ölünün ameli de onun vücudundan sâdır olur⁴. Dolayısıyla, Zekeriyâ (a.s.)'ın neslinin devamı için yaptığı dua gibi, kabirdeki ölü de berzah âleminde yalnız kalmamak ve amellerinin kendisine arkadaş olması için dua eder. Berzah, lugatte "iki şey arasında engel, ara perde" anlamına gelirken, tasavvufta iki âlem arasındaki mertebe-i vâsıtadır ve kabir hâlinin de adıdır⁵. Bu bağlamda, amellerin sûretlenerek berzahta kişiye refik olması, kişinin dünyadaki fiillerinin âhiretteki karşılıkları ve tezahürleri olarak anlaşılır. Her araz olan amelden bir sûret tekevvün eder ve bu sûretlerin âhiretteki varlığı, kişinin yalnızlığını giderecek birer arkadaş hükmündedir⁶. Bu durum, amellerin âhiretteki karşılıkları ve enbiyaya itaat veya isyanın neticeleriyle de ilişkilidir⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Enbiyâ Sûresi · s.184“Beyt-i şerifte sûre-i Enbiyâda vâki’ (Enbiyâ 21/89) “Ey Rabbim beni yalnız bırakma ve sen vârislerin hayırlısısın!" âyet-i kerîmesine işâret buyrulur. Bu âyet-i”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1625“Şerefli beyitte Enbiyâ suresinde geçen (Enbiyâ 21/89) yani “Ey Rabbim beni yalnız bırakma ve sen vârislerin hayırlısısın!” ayet-i kerimesine işaret buyrulur. Bu”Oku
- 3Hz. Yûnus a.s.
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1626“Beyt-i şerifte sûre-i Enbiyâda vâki' (Enbiyâ 21/89) ya'ni “Ey Rabbim beni yalnız bırakma ve sen vârislerin hayırlısısın!” âyet-i kerimesine işâret buyrulur. Bu ”Oku
- 5Berzah
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.81“Ya'ni, Server-i enbiyâ ( ) Efendimiz'i gör: O hazretin bu âlem-i sürette çektiği belâlara karşı olan sabrı Burâk süretinde zuhür etti ve onu süret âleminin taba”Oku
- 7A'yân-ı Sâbite · s.258“Velâkin mucizat-ı ibad, onların amellerine ve enbiyaya iteat ve isyanlarına, ve iman ve küfürlerine mukabil, cari olduğundan mucizat-ı ibad yani kulların cezala”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.