Enel-Hakk kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?
Enel-Hakk, Hallâc-ı Mansûr'un fenâ fillâh hâlinde söylediği "Ben Hakkım" anlamına gelen meşhur tasavvufî bir ifadedir. Bu kavram, tasavvufta üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde kelimenin sözlük anlamı olan "Ben Hakkım" ifadesi, akâid dilinde genellikle şirk olarak nitelendirilmiş ve Hallâc'ın idamına sebep olmuştur. Mârifet dilinde ise, sâlikin kendi vücudundan fânî olup Hak ile kâim olduğunu beyan eden, Hakk'ın o bedende zuhurunu ifade eden bir hakikattir; bu bağlamda "Enel-Hakk" bir dava değil, Hakk'ın tecellisinin bir neticesidir¹·²·³.
Detaylı cevap
Tasavvufî kavramların çok katmanlı yapısı gereği, Enel-Hakk da lugat, akâid ve mârifet dillerinde farklı şekillerde idrak edilir.
Lugat dili açısından Enel-Hakk, kelimenin doğrudan sözlük anlamı olan "Ben Hakkım" demektir. Bu, kelimenin Arapça kökeninden gelen ve herkesin anlayabileceği zâhirî mânâsıdır.
Akâid dilinde ise Enel-Hakk, kelâm ve fıkıh ilimlerindeki teknik tanımıyla ele alınır. Bu dilde, Hallâc-ı Mansûr'un bu sözü, zâhirî kelâmcılar tarafından şirk olarak nitelendirilmiş ve onun idamına yol açmıştır. Akâid ehli, bu ifadeyi Allah'a ortak koşma veya Allahlık iddiası olarak değerlendirmiştir.
Mârifet dilinde ise Enel-Hakk, irfan ve tasavvuftaki bâtınî hakikati ifade eder. Bu mertebede, sâlikin fenâ fillâh hâlinde kendi vücudundan tamamen fânî olup Hak ile kâim olduğu beyan edilir. Hallâc'ın bu sözü, kendi vücut mülkünde kendisindeki Hakk yönüyle "Enel-Hakk" olmasıdır; yani mutlak zatın o bedende Hakk esmasının zuhurudur¹. Bu, Hakk'ın tecellisinin bir neticesidir ve Hallâc'ın sıfatlarını talep etmesi değil, Hakk'ın zatının esmasının onu ortaya koymasıdır². Mârifet ehli, "Enel-Hakk" demenin bir dava olmadığını, aksine "Ene bâtıl" demenin dava olduğunu belirtir³·⁴. Bu bağlamda, bir ağaçtan "Enel-Hakk" sesinin gelmesi caiz olduğu gibi, ezeli saadete mazhar bir insanın da aynı sözü söylemesinin caiz olduğu ifade edilir⁵·⁶. Bu, sâlikin Hakk'tan başka bir şey olmadığını idrak etmesiyle ilgilidir; tıpkı bir karpuz diliminin "ben karpuzum" demesi gibi, ancak "karpuz benim" demesi hata olur⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Yûsuf Sûresi · s.83“Burada bir şeye dikkat çekmemiz gerekiyor, kişi “Enel Hakk” demekle “mutlak Ferdiyyet” mertebesi itibariyle bütün varlıktaki Hakk değildir, bireysel “vitriyyet-”Oku
- 2İnsân-ı Kâmil (Cilt 2) · s.158“"Enel hakk" diyor ya, "Ben Hakk'ım" diyor. Anlayanlar yanlış anladı da, kendisi doğru söyledi. İşte ama o, kendisine gelen Zat tecellisinin neticesinde " Enel H”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.73“Enel Hakk demek irfan ehli öyle diyor izah ederken, “ Enel hakk ” bir dava değildir zaten normal bir hadisedir. “ Ene batıl ” demek davadır.”Oku
- 4TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye · s.104“Allah ağaçta zuhur eder, her yerde zuhur eder zaten bütün alemde “enel Hakk “ diyor ama görecek göz, duyacak kulak lazımdır. Böyle olunca “enel Hakk” diye bir i”Oku
- 5Vahiy ve Cebrâîl · s.122“Reva başet “enel Hakk” ez dirahti, Çira nebvet reva ez nik bahti ? Türkçesi : “Bir ağaçtan “Enel Hakk = Ben Hakkım” sesinin gelmesi caiz oluyor da, ezeli saadet”Oku
- 6Şûrâ Sûresi · s.120“Reva başet “enel Hakk” ez dirahti, Çira nebvet reva ez nik bahti ? Türkçesi : “Bir ağaçtan “Enel Hakk = Ben Hakkım” sesinin gelmesi caiz oluyor da, ezeli saadet”Oku
- 7TB. Kelime-i Şîsiyye · s.86“Ta ki aynaya baktığın zaman sen her ne kadar ben Hakktan başka bir şey değilim dediğin zaman ancak bilesin ki, sen yine kendinin zuhur suretini görmektesin. Ama”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.