İçeriğe atla

Fecr 27-30 ayeti İsmâîliyye Fassı'nda nasıl okunur?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Fecr Sûresi'nin 27-30. âyetleri, tasavvufta sâlikin seyr-i sülûkunun nihayetinde ulaştığı vuslat hâlini ve nefs-i mutmainnenin Hakk'a dönüşünü ifade eder. Bu âyetlerdeki "Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! O zaman, kullarımın arasına gir. Ve cennetime gir" hitabı, kişinin nefsinin tezkiye edilip ruhunun Allah'a ulaşmasıyla tam bir kulluğa erişmesini ve ilahî rızaya mazhar olmasını anlatır¹·². Özellikle Kelime-i İsmâiliyye'de bu âyetler, her bir nefs-i mutmainnenin Hz. İsmail gibi "razı olunmuş" (marzî) olduğunu vurgular; zira bu nefs, fiillerini kendine isnat eden "emmâre" veya kendini kınayan "levvâme" nefs değildir³. Bu durum, sâlikin kendi varlık iddialarından sıyrılarak Hakk'ın varlığında fânî olmasını ve tam bir teslimiyetle ilahî iradeye uymasını işaret eder.

Detaylı cevap

Fecr Sûresi'nin 27-30. âyetleri, tasavvufî sülûkun zirve noktalarından biri olan vuslatı ve nefs-i mutmainnenin hâlini açıklar⁴. Bu âyetlerdeki "Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! O zaman, kullarımın arasına gir. Ve cennetime gir" hitabı¹·²·⁵·³·⁶, nefsin tezkiye edilerek ruhun Allah'a ulaşmasıyla tam bir kulluk mertebesine erişildiğini ve ilahî rızaya kavuşulduğunu belirtir. Bu mertebede sâlik, kendi fiillerinin müstakil olmadığını idrak eder ve fâilin yalnızca Hak olduğunu müşâhede eder ki bu, fenâ-yı ef'âl mertebesine işaret eder (Fenâ, K1-2). Kelime-i İsmâiliyye'de bu âyetler, her bir nefs-i mutmainnenin Hz. İsmail gibi "razı olunmuş" (marzî) olduğunu ifade eder³. Bu, nefsin kendi fiillerini kendisine isnat ederek iddiada bulunan "emmâre" nefs olmaktan veya fiillerini kendine bağlayarak kendini kınayan "levvâme" nefs olmaktan çıkıp, tam bir teslimiyet ve rıza hâline ulaşması demektir³. Bu hâl, sâlikin kendi vücud iddiâsından soyunarak Hakk'ın sıfatları karşısında perdesizleşmesi olan fenâ hâliyle yakından ilişkilidir (Fenâ, K1-2). Samediyyet kavramı açısından bakıldığında ise, sâlikin kendi ihtiyacını ve Hakk'ın mutlak ihtiyâçsızlığını idrak etmesiyle, her şeyin kendisine yöneldiği tek merciin Hak olduğunu bilmesi bu dönüşün temelini oluşturur (Samediyyet, K1-211). Bu dönüş, sâlikin Hakk'a muhtaç olduğunun ve Hakk'ın kimseye muhtaç olmadığının bilincine varmasıyla gerçekleşen bir tahkik sürecidir (Samediyyet, K1-211). Nihayetinde bu mertebe, sâlikin Hak'tan başka kimse olmadığını ayân etmesiyle halîfelik vasfının tahakkuk ettiği bir hâldir (Halîfe, K1-1).

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.163Fecr sûresi 27-30. âyetlerinde “Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! O zaman, (nefsini tezkiye ettiğiOku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.163Fecr sûresi 27-30. âyetlerinde “Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! O zaman, (nefsini tezkiye ettiğiOku
  3. 3Kelime-i İsmâiliyye · s.60دْخُلِــي جَنَّتِــيمَرْضِيَّــة ً فَادْخُلِــي فِــي عِبَــادِي وَ(Fecr, 89/27-30) Ey nefs-i mutmainne! Râzıye ve marzıyye olarak Rabb’ine rücû’ eyle; benim kuOku
  4. 4Fecr Sûresi,
  5. 5Bir Hikâye, Birçok Yorum · s.82FECR (89)/27 – 30 (27) ya eyyetühe’n nefsü’l mutmeinnetü (28) irci’ıy ila rabbiki radıyeten merdıyyeten (29) fedhuliy fiy ‘ıbadiy (30) vedhuliy cennetiy (27) EyOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.300Nitekim ayet-i kerimede (Fecr, 89/27-30) şöyle buyurulur: "Ey nefs-i mutmainne (huzura ermiş nefis), Rabb'in olan 'Allah' ismi hükmü altında razı ve kendisindenOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.