İçeriğe atla

Fenâ niçin İdrîsiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi4 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

Fenâ, tasavvufta sâlikin kendi nefsânî sıfat ve vasıflarından arınarak Hak'ın sıfatları karşısında yokluğunu idrâk etmesi hâlidir ve İdrîsiyye Fassı'nda bu hâl, "tathîr → mevt-i irâdî → ruhâniyet" silsilesiyle açıklanır. Bu fass, fenânın sadece bir yok oluş değil, aynı zamanda Hak'la kâim olma ve ilâhî hakikatlere yükselme süreci olduğunu vurgular. Özellikle Hz. İdrîs'in Meryem 56-57'de geçen "mekân-ı aliyy"e yükselişi, fenâ hâlinin ruhâniyet kazanma ve ilâhî mertebelere erişme yönünü sembolize eder. Bu bağlamda fenâ, sâlikin kendi varlık iddiasından soyunup, varlığın yalnızca Hak'ka ait olduğunu ayân etmesidir.

Detaylı cevap

Fenâ, lugat anlamıyla "yok olmak, son bulmak" demektir; tasavvufta ise sâlikin nefsinin sıfat ve vasıflarının Hak'ın sıfat-ı zâtiyyesi karşısında perdesizleşmesi, kendi vücud iddiasından soyunmasıdır. İdrîsiyye Fassı, fenâ hâlini mertebeli bir süreç olarak ele alır ve bu süreci tathîr, mevt-i irâdî ve ruhâniyet aşamalarıyla açıklar. Tathîr, nefsin paslarından arınma hâlini ifade ederken, mevt-i irâdî ise Hz. Peygamber'in "mûtû kable en temûtû" (ölmeden önce ölünüz) hadis-i şerifinde belirtilen iradî ölümü, yani nefsânî arzular ve benlik iddialarından vazgeçmeyi temsil eder. Bu iradî ölüm, sâlikin beşerî benlikte fenâ bulup, nefsin heva benliğinden sıyrılmasına vesiledir¹. Ruhâniyet kazanma ise, Hz. İdrîs'in Meryem Sûresi'nde geçen "mekân-ı aliyy"e yükselişiyle remzedilir; bu, fenâ hâlinin sâlike kazandırdığı ilâhî mertebelere yükselişi ve ruhânî bir varoluşa erişmeyi ifade eder. Fenâ, sâlikin yokluğa düşmesi değil, kendi yokluğunu tahkik etmesi, varlığın Hak'ka ait olduğunu ayân etmesidir. Bu süreç, sâlikin fiillerinin, sıfatlarının ve nihayet zâtının Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile bilmesini sağlayan fenâ-yı ef'âl, fenâ-yı sıfât ve fenâ-yı zât mertebelerini içerir. İdrîsiyye Fassı'nda fenâ, "Allah de, gerisini bırak" buyruğuyla tevhidin özünü ve fenâfillah makamının sırrını işaret eden Kulillâhi sümme zerhüm ayetiyle de ilişkilendirilebilir (Kulillâhi Sümme Zerhüm).

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Genç ve Elmas Dosyası · s.123Yani, önce beşeri benlikte fena bulup, nefsin heva benliğine, sonra nefsin heva benliğinde fena bulup, izafi benliğe (hakikata, Hakk’ın murad-ı ilahi olan insanOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.