İçeriğe atla

Feyz nedir?

Kavram TanımıTemel düzey24 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Feyz, sözlükte "taşmak, bollaşmak, akmak" anlamına gelen ve tasavvufta Hakk'tan varlıklara doğru sürekli akan ilâhî bereket, ilim, ilham ve muhabbet cereyânını ifade eden bir kavramdır¹. Bu ilâhî akış, mürşidden müride intikal eden manevî tesiri de kapsar¹. Kur'ân'da doğrudan "feyz" kelimesi tasavvufî manada geçmese de "min fadlillâh" (Allah'ın fazlından) ve "Rahmetî vesiat külle şey'" (A'râf 156) gibi ifadeler feyzin Kur'ânî zeminini oluşturur¹. Sadreddîn Konevî ve İbn Arabî ekolünde feyz, Feyz-i Akdes ve Feyz-i Mukaddes olmak üzere iki ana kısma ayrılır; bu ayrım, halkın ve varoluşun ilâhî işleyişini açıklar¹. Feyzin meydana gelmesi için, feyz alan mahalde Allah'tan başka her şeyden boşalma şartı aranır; bu durum, tam fakir olan kâmil insanı işaret eder².

Detaylı cevap

Feyz, tasavvufta ilâhî bir akış ve bereket olarak anlaşılır. Bu akışın iki temel mertebesi vardır: Feyz-i Akdes ve Feyz-i Mukaddes¹.

Feyz-i Akdes, en mukaddes feyiz olup, Zât mertebesinden âyân-ı sâbiteye olan ilk taşmayı ifade eder¹. Bu, Ahadiyet mertebesidir; yani zuhuru olmayan, Lâ taayyün mertebesidir³. Feyz-i Akdes, Zat'ın kendi Zat'ında, kendi Zat'ına, kendi Zat'ı ile olan tecellisinden ibarettir; yabancı bir şey olmadığından, Zat'ın kendinden kendine olan feyzidir⁴·⁵. Bu mertebede maddi varlıkların zuhuru yoktur⁶. Feyz-i Akdes ile ilk müteayyin olan, yani başlamaya tayin olan ancak Hakikat-i Muhammediyye'dir⁴.

Feyz-i Mukaddes ise, âyân-ı sâbiteden hârici vücuda olan ikinci taşma, yani halktır¹. Bu, Feyz-i Akdes'in Zat'tan sıfatına, Vahidiyetine zuhur ettiğinde aldığı isimdir ve "Taayyün-ü evvel/ilk tecelli" sahasıdır³. Feyz-i Mukaddes, Zat'tan vücuda olan tecellileridir⁵. Bu feyiz, maddi varlıkların zuhurunu mucip olan esma tecellilerinden ibarettir⁶. Vücud-u mutlakın tenezzülatı, Feyz-i Mukaddes'ten vaki olur⁶.

Feyzin meydana gelmesi için önemli bir şart, feyz alan mahallin (kalbin) feyz veren anlama aykırı olan şeyden, hatta Allah'tan başka her şeyden boş olmasıdır². Bu durum, ilmin maluma tabi olması gibi, feyzin de feyz alana tabi olduğunu gösterir; feyz alan olmasa, feyz sahibinde kalır⁷. Tam fakir olan kâmil insan, bu boşalmayı gerçekleştiren ve feyzi en iyi şekilde alan kimsedir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Feyz
  2. 2Kelime-i Mûseviyye, s. 531“Çünkü feyz ancak yatkınlık sebebiyle meydana gelir; feyzin meydana gelmesi için ise, feyz veren anlama aykırı olan şeyden, hatta Allah'tan başka her şeyden, mah”Oku
  3. 3Sohbet Arası Sohbetler CD 16, s. 4“Feyz-i Akdes Feyz-i Mukaddes’e akmaktadır. Feyz-i Akdes ; en mukaddes feyiz demektir, burası AHâdiyyet mertebesidir. Lâ taayyün/zuhuru olmayan mertebedir. Feyz-”Oku
  4. 4Kelime-i Muhammediyye, s. 19“Yani yukarıda bahsedilen satırlardan sonra ahadiyet Zat’ının kendi Zat’ında kendi Zat’ına kendi Zat’ı ile yani yabancı diye bir şey olmadığından kendi Zat’ı ile”Oku
  5. 5Kelime-i Sâlihiyye, Bölüm 136“Binâenaleyh O'nun her nefesine, ya'nî vücûd-ı mutlakın feyz-i mukaddesle tecellîsine, ihtiyâcın vardır; bunu iyi anla!" Bir feyz-i akdes, bir de feyz-i mukaddes”Oku
  6. 6Kelime-i Âdemiyye, s. 63“Yukarıda anlatılan 6 mertebeden 3. den 6. mertebeye kadar olan vücud-u mutlak’ın tenezzülatı Hakkın Feyz-i Mukaddesinden vaki olur. Feyz-i Akdes: çok çok mukadd”Oku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 16, s. 6“İlmin maluma tabi olduğu gibi feyzin feyz alana tabi olması gibi. Feyz alan olmasa feyz feyzin sahibinde kalacak yani o çekirdek toprağa ekilmemiş olsa oradan b”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.