İçeriğe atla

Fütûhât-ı Mekkiyye'yi yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Fütûhât-ı Mekkiyye'yi yaşamak, İbn Arabî'nin manevî açılımlarını idrak etme ve tasavvufî hakikatleri bizzat tecrübe etme gayretini ifade eder. Bu, sâlikin nefs mertebelerini aşarak Hakikat'e ulaşma yolculuğunda mürşid-i kâmilin rehberliğinde belirli amelî tertiplere uymasıyla mümkündür. Günlük amelî tertip, Kur'ân-ı Kerîm okumak, zikir ve salavat-ı şerife gibi virdleri düzenli olarak yerine getirmek ve en önemlisi mürşide tam bir teslimiyetle hareket etmekle şekillenir. Zira hakikat talibinin kendi fikriyle yaptığı amel ve mücâhede ya haddinden fazla ya da eksik olacağından, itidalli bir sülûk ancak insân-ı kâmil bir mürşidin tertibiyle sağlanabilir¹.

Detaylı cevap

Fütûhât-ı Mekkiyye, Muhyiddîn İbn Arabî'nin şahsî müşâhedelerine dayanan ve tasavvuf metafiziğinin ansiklopedik kaynağı olan bir eserdir. Bu eserdeki manevî açılımları yaşamak, sâlikin belirli bir sülûk yolunu takip etmesini gerektirir. Bu yolculukta günlük amelî tertip, mürşidin rehberliğinde şekillenir. Öncelikle, sâlikin nefs mertebelerini aşması esastır; zira bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmaz. Bu mertebeler Emmâre'den Kâmile'ye uzanan yedi aşamayı kapsar ve her birinde farklı hâller zuhûr eder.

Günlük amelî tertibin temel unsurlarından biri virddir. Vird, mürşid tarafından sâlike verilen düzenli okunan dua ve zikir listesidir (Vird). Bu virdler arasında Kur'ân-ı Kerîm okumak önemli bir yer tutar. Mürşid, sâlike her gün en az bir yaprak Kur'ân-ı Kerîm'i mealiyle birlikte, sesli olarak ve tefekkür ederek okumasını tavsiye edebilir². Okunan âyetlerin numaraları ve sûre isimleri not alınarak üzerinde düşünülmesi istenir². Ayrıca, yüz kere salavat-ı şerife ve yüz kere besmele ile Fatiha okumak gibi belirli zikirler de bu tertibin bir parçasıdır³.

Bu amelî tertibin en kritik unsuru ise mürşide teslimiyettir. Sâlikin, şeyhinin kemaline teslimiyette daim olması ve mürşid huzurunda "gassal elindeki meyyit gibi" olması beklenir³. Zira hakikat talibinin kendi fikriyle yaptığı amel ve mücâhede ya haddinden fazla ya da eksik olabilir; bu durumu itidalli kılmak ancak insân-ı kâmil bir mürşidin tertibiyle mümkündür¹. Bu teslimiyet, sâlikin kendi acziyetini ve çabasındaki ataleti aşarak gizli hazineden eser görebilmesini sağlar⁴. İbn Arabî'nin Fütûhât'ta bahsettiği imanla ayanı birleştirme hali de, müşâhedeye erince sadece onunla amel etmek yerine, imanı da bu tecrübeye dahil etme çabasıyla ilgilidir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.13"Künd-şuden", kör ve atıl olmak, yani düşünüp amel ve mücadele etmekten dolayı hem kendisi aciz kaldı hem de çabasına atalet geldi. Halbuki bu gizli hazineden eOku
  2. 2Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282Bu mertebenin virdi her gün Kurân-ı Kerim okumaktır. Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealOku
  3. 3Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.21Sonra yüz kere salavat-ı şerife okunur. Sonra yüz kere besmele ile fatiha okunur. Bu tertip ile adedlerinin esrarı malumdur. MÜRŞİDE TESLİMİYET: Malum olsun ki:Oku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.14“Künd-şuden”, kör ve muattal olmak, ya'ni düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi âciz kaldı ve hem de sa'yine atâlet geldi. Halbuki bu gizli hazinOku
  5. 5Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.74Muvahhitlerin kutbu ve ariflerin kıblesi Şeyh Muhyiddin Arabî Haz­retleri (Fütuhat) isimli kitaplarında kendi hâllerini hikâye eder­ken îmânla âyânı toplayabildOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.