Gaflet hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?
Gaflet hâline ulaşmak diye bir durum söz konusu değildir; aksine, tasavvufî sülûk gafletten kurtulmayı ve Hakk'a yakınlaşmayı hedefler. Nefs-i Emmâre, sâlikin gaflet içinde olduğu ve kötülüğü emreden nefs mertebesidir (Yûsuf 12/53). Bu mertebede kişi, nefsanî arzularının ve dünyevî hazların etkisi altında olup, Hakk'tan en uzak konumdadır¹. Gafletten kurtulmak ve Hakk'a ulaşmak için Nefs-i Emmâre'nin aşılması, yani nefsin terbiye edilmesi ve tezkiye edilmesi gerekmektedir.
Detaylı cevap
Tasavvufî anlayışta gaflet, kişinin Hakk'tan uzaklaşması, dünyevî arzulara ve nefsanî isteklere kapılması hâlidir¹. Bu durum, özellikle Nefs-i Emmâre mertebesinde belirgin olarak yaşanır. Nefs-i Emmâre, nefsin yedi mertebesinin en alt basamağı olup, şehvet, gazap, kibir, hırs, haset, riya ve tama' gibi kötü huyların hâkim olduğu bir hâldir. Bu mertebede sâlik, kötülüğü emreden nefsinin etkisi altında, Hakk'tan en uzak noktada bulunur ve kendisini hür zannederken aslında nefis kuyusunda mahpustur².
Gafletten kurtulmak ve Hakk'a yakınlaşmak için sâlikin öncelikle Nefs-i Emmâre'yi aşması zorunludur. Bu aşama, tevbe-i nasûh ve mürşid-i kâmile teslimiyet ile mümkündür. Nefs-i Emmâre'nin aşılması, zikir ile vücutta oluşan nefsanî gruz gazlarının izale edilmesiyle de ilişkilendirilir³. Nefsin terbiye edilmesi ve tezkiye edilmesi süreci, sülûkun ana hedefidir ve bu süreçte sâlik, bireysel beşerî nefsini aşarak enfüsî olarak kendini tanıma ve bulma hâllerini yaşar⁴. Şeriat mertebesinde gaflet içinde yaşayan kişilerin, bu işleri yalnız başına yapamayacaklarını anlayıp bir gruba veya cemaate intisap etme zorunluluğu hissetmeleri, tarikat mertebesine geçişin başlangıcıdır⁵. Bu geçiş, nefsanî sarhoşluktan ayılmak ve Hakk'a ulaşmak için bir mürşid-i kâmilin rehberliğinde gerçekleşir⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye · s.25“Neden, nefs-i emarenin hükmü altında ne kadar nefsani oluşumlar varsa onları kullanıyoruz. Yani efsel-i safilin diğer ifadesiyle Hakk’tan en uzak yer manasınadı”Oku
- 2Yûsuf Sûresi · s.103“Bu halleri idrak etmeden yaşayanlar ise, kendileri nefs-i emmârelerinin benliği yönünden gaflet içinde nefislerinin geçici hürlüğünü kendi hürlükleri zannederek”Oku
- 3Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.109“Madde-Maden mertebesi sıfât/fenâfillah mertebesi ve bu hâl yaşatışıdır. Bu hâle ulaşmak yapılan zikir ile vücutta oluşan nefsi emmare gruzu gazlarının izale edi”Oku
- 4Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.26“.” Bilindiği gibi “nefs” ismi verilen “Rabb’âni letafet” in (7) mertebesi vardır. ... Ve yine “nefs” isminin “İlâh-i letafet” olarak’ta mertebeleri vardır, bunl”Oku
- 5Îmân ve İkân · s.60“Yani şeriat mertebesinde gaflet halinde hayatını sürdüren ve îmân ettiğini zan ederek böylece yaşamaya devan eden kişiler, böylece yalnız başına bu işleri yapam”Oku
- 6Secde Sûresi · s.36“Şeriat Mertebesi : İsa a.s ile efendimiz arasında sürenin uzun olmasından o devreye fetret dönemi denilmiştir. Yani dünya sahnesinde herhangi bir peygamberin ol”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.