İçeriğe atla

Hadîd 4 ayetindeki Hüvviyet kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey5 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Hadîd Sûresi'nin 4. ayetinde geçen "Hüvviyet" kavramı, tasavvufta Cenâb-ı Hakk'ın mutlak "O"luğunu, zâtının kendine ait olma vasfını ve bütün taayyünlerin ötesindeki sırf zâta ait mahremiyetini ifade eder. Bu ayet, "Nerede olsanız, O sizinle beraberdir" (Hadid, 57/4) ifadesiyle Hakk'ın kulun hüviyeti olduğunu ve her şeyi ilmi zevk ile zahiren ve batınen bildiğini vurgular¹. Hüvviyet, İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" (de ki: O Allah birdir) ifadesindeki "hüve" zamirinin tasavvufî terim hâline getirilmiş şeklidir ve Hakk'ın kendi zâtı mertebesinin adıdır; ahadiyyet ile aynı kademede yer alır.

Detaylı cevap

Hadîd Sûresi'nin 4. ayetinde geçen "Hüvviyet" kavramı, tasavvufî idrâkte Hakk'ın her yerde hazır ve nazır oluşunu, yani **"Hüvviyet-i Mutlaka"**nın zuhurunu işaret eder²·³·⁴. Bu mutlak hüvviyet, belirli bir tarifi ve vasfı olmayan, avam için tanınması zor olan bir hakikattir; ancak vahyin ilhamıyla nutk eder². Tasavvufta hüvviyet, Hakk'ın "O" olma vasfı olup, sıfatlardan ve isimlerden bağımsız sırf "O"luktur.

Bu bağlamda, "Nerede olsanız, O sizinle beraberdir" (Hadid, 57/4) ayeti, Hakk'ın kulun hüviyeti (kimliği) olduğunu belirtir. Bu durum, Hakk'ın bütün halleri ilmi zevk ile zahiren ve batınen görmesi ve bilmesiyle açıklanır¹. Cenâb-ı Hakk'ın hüvviyeti, aslında bizim hüviyetimizdir⁵.

Hüvviyet, Hakk'ın ahadiyyet mertebesindeki Zat-ı Sırf ve Zat-ı Mutlak olarak belirginleşen inniyeti ve hüvviyeti ile ilişkilidir⁶. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesindeki "hüve" zamiri, hüvviyetin Kur'ân'daki temel ifadesidir ve Hakk'ın kendi zâtı mertebesinin adıdır. Hadîd Sûresi'nin 3. ayeti olan "O evvel, ahır, zahir, batındır ve gene O herşeyi bilendir" ifadesi de bu manaya işaret eder; Hakk'ın her şeyi ihata eden "Muhit" ismiyle tüm mertebeleri kuşattığını gösterir⁷·⁸. Bu ayetler, Hakk'ın algılama araçlarına göre tespit edilebilen ve edilemeyen her şey olduğunu, hiçbir duruma ve varlığa nispet edilmeden kendisini çok net bir biçimde tanımladığını ortaya koyar⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.1010Bu şerefli beyitte, yani "Nerede olsanız, O sizinle beraberdir" (Hadid, 57/4) ayet-i kerimesine işaret buyurulur. Bilinmeli ki, birçok yerde de açıklandığı üzerOku
  2. 2Şûrâ Sûresi · s.118Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anlamak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fı Oku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.120Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anla-mak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fıOku
  4. 4Nûr Sûresi · s.84Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anla-mak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fıOku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.109Ne kadar net konuşuyor. Evet bu kadar da bırakalım. Cenab-ı Hakk’ın hüvviyeti aslında bizim hüvviyetimizdir.Oku
  6. 6TB. Kelime-i Muhammediyye · s.15Yani alemlere ihtiyacı yoktur ne tecellide ne de herhangi bir şeyde Zat’ı itibariyle ihtiyacı yoktur. İşte burada bir ışık beliriyor, inniyeti ve hüvviyeti olarOku
  7. 7Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.32Kur’anı Keriym Hadid 57. sure 3. ayette; “hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel batınü ve hüve bikülli şey’in aliymün” “O evvel, ahır, zahir, batındır ve gene OOku
  8. 8Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.32Kur’anı Keriym Hadid 57. sure 3. ayette; “hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel batınü ve hüve bikülli şey’in aliymün” “O evvel, ahır, zahir, batındır ve gene OOku
  9. 9Bir Ressam Hikâyesi · s.131Âyette "Başını ne yana çevirirsen çevir Allah'ın vechini görürsün" Hadid Sûresi 3. ... Âyette “O evveldir, ahirdir zâhirdir ve batındır” Âyetlerinde ve buna benOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.