İçeriğe atla

Hakîkat hangi aşamalardan geçer?

Kavram MekanizmasıOrta düzey24 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî sülûkun üçüncü mertebesi olan hakîkat, Hakk'ın bizzat müşâhede edildiği ve eşyanın hakîkî yüzünün açıldığı bir kademedir. Bu aşama, ilim ve hâl mertebelerinden sonra gelerek makam ve tahakkuk ile kemâle erer. Hakîkat, şerîatin tasdîki ve tarîkatin meyvesi olup, sâlikin aklî bilgilerden çok kalbî hâllere göre yaşadığı, mücâhedenin zevkli hâle geldiği ve eşyanın saydamlaştığı bir hâl hâkimiyetidir. Bu mertebede sâlik, ilâhî benliği idrak ederek Allah'a ulaşır ve kendi nefsî benliği yerine ilâhî benliği ile varlık içerisinde yaşamaya başlar¹·².

Detaylı cevap

Hakîkat, tasavvufî sülûkun dört mertebesinden üçüncüsüdür: şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet. Bu mertebe, Hakk'ın doğrudan müşâhede edildiği ve eşyanın hakîkî yüzünün sâlike açıldığı bir kademedir. Hakîkat, ilme'l-yakîn (bilgiyle) ve ayne'l-yakîn (müşâhedeyle) aşamalarından sonra gelen, hakk'el-yakîn (hakikatin özüyle yaşama) ile zirveye ulaşan bir idrak seviyesidir³·⁴.

Hakîkat mertebesine ulaşan sâlik için bazı alâmetler belirir: Eşya artık saydam görünür, yani sâlik olayların ardındaki Hakk'ın hükmünü görmeye başlar. Şerîatın bâtını açılır; namazın huşûsu, orucun mücâhedesi ve haccın kalbî tavâfı bilfiil yaşanır. Sâlikin hayatında aklî bilgilerden ziyade kalbî hâller hâkim olur ve daha önce ağır gelen mücâhede artık zevkli bir hâl alır. Bu mertebede sâlik, kendi sıfatlarının Hakk'a ait olduğunu idrak eder; örneğin, hayatının kendisine ait olmadığını, Cenâb-ı Hakk'ın Hayy isminin üzerindeki tasarrufu olduğunu anlar⁵.

Hakîkat, ilâhî benliğin idrak edildiği bir aşamadır. Bu idrakle Allah'a ulaşanlar "Ehlullah" olarak nitelendirilir. Bu aşamadan sonra kul, nefsî benliği ile değil, ilâhî benliği ile varlık içerisinde yaşamaya devam eder¹·². Tarîkattan hakîkate geçiş, sistemin değişmesi sebebiyle zorlu bir süreçtir; zira ehli tarîkin çoğu zaman hakîkatten habersiz olduğu belirtilir⁶. Ancak bu zorlu geçişin ardından gelen mârifet mertebesi, hakîkatin devamı niteliğindedir ve daha kolay bir geçişe sahiptir⁶. Sâlik, bu aşamalarda rehavete kapılmamalı, çalışmalarını sürdürmeli ve daha ileriye gitme çabalarını bırakmamalıdır⁷·⁸·⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1A'yân-ı Sâbite, s. 18“Âyet-i Kerîme’lerde ve hadîs-i şeriflerde belirtildiği gibi, üçüncü aşamaya geliriz ki, bu da İlâh-î benliktir. İşte kim ki gerçek mâ’nâ da bu İlâh-î benliği id”Oku
  2. 2Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180), Bölüm 156“Âyet-i Kerîme’lerde ve hadîs-i şeriflerde belirtildiği gibi, üçüncü aşamaya geliriz ki, bu da ilâh-î benliktir. İşte kim ki gerçek mâ’nâ da bu ilâh-î benliği id”Oku
  3. 3Ra'd Sûresi, s. 168“Bu yüzden marifet ehline göre Allah’ı tanımak üç aşamada gerçekleşir: ilmel-yakîn (bilgiyle), aynel-yakîn (müşahedeyle) ve hakkal-yakîn (hakikatin özüyle). Bu a”Oku
  4. 4K1-175
  5. 5Tasavvuf Izâhları, s. 89“Belirli aşamalardan sonra, bu sıfatların bize ait değil, Hakk'a ait olduğunu anlıyoruz. Hayatımızın bize ait olmadığını, Cenâb-ı Hakk'ın Hayy isminin üzerimizde”Oku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler (23), s. 45“Hakikatle, Marifet de birbirinin devamı ama tarikatla, hakikat arasında biraz mesafe var bak böyle, bunların mesafeleri birbirlerine yakın, anlayışlarıda yakınd”Oku
  7. 7Bakara Dosyası, s. 44“Hakk yolunda giden bir kimse belirli bir aşamalara geldikten sonra o mevzu üzerin-de rahatlar. Nefsi emmâreyi, nefsi levvâmeyi aştım diye rahatlar. Eğer burada ”Oku
  8. 8Saff Sûresi, s. 110“Sizlerin kalpleriniz katılaştı, Hakk yolunda giden bir kimse belirli aşamalara geldikten sonra o mevzular üzerinde rahatlar ve nefsi emmâreyi, nefsi levvâmeyi a”Oku
  9. 9Bakara Dosyası, s. 205“Hakk yolunda giden bir kimse belirli bir aşamalara geldikten sonra rahatlar. Meselâ nefs-i emmâreyi, levvâmeyi aştım diye rahatlar. Eğer burada rehâvete kapılır”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.