İçeriğe atla

Hakîkat-i Muhammediyye hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey27 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Hakîkat-i Muhammediyye hâline ulaşmak için sâlikin nefs-i emmâre mertebesini aşması gerekmektedir. Tasavvufî anlayışa göre, Hakîkat-i Muhammediyye doğmadan önce varlıkta nefs-i emmârenin hüküm sürdüğü bir "hayal sarayı" bulunur. Bu hakikatin zuhuruyla birlikte nefs-i emmârenin bu sarayı yıkılır ve ilâhî yaşam başlar¹. Nefs-i emmârenin kemâlli zuhur mahalli olan "Mudill" esmâsının kışkırtmaları aşılmalı ve bu mertebeden "Bekābillâh" elbisesiyle dönülerek Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşılmalıdır². Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf metafiziğinin en yüksek kavramı olup³, nefs mertebelerinin tamamını ve beş hazret mertebesini kapsayan Ahadîyyet mertebesiyle ilişkilidir⁴.

Detaylı cevap

Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvufî düşüncede kâinat nizamının merkez taşı ve en yüksek kavramıdır³. Bu yüce hakikate ulaşmak, sâlikin nefs mertebelerindeki seyr ü sülûkunu tamamlamasıyla mümkündür. Özellikle nefs-i emmâre mertebesinin aşılması, Hakîkat-i Muhammediyye'nin zuhuru için temel bir şarttır. Bir kimsede Hakîkat-i Muhammediyye doğmadan evvel, varlığında nefs-i emmârenin hüküm sürdüğü bir "hayal sarayı" mevcuttur. Hakîkat-i Muhammediyye'nin zuhuru ile bu nefs sarayının direkleri yıkılır ve zamanla tamamı ortadan kaldırılarak nefs-i emmârenin yaşayacağı bir mekân kalmaz; böylece o bedende ilâhî yaşam başlar¹.

Nefs-i emmâre, şehvet, gazab, kibir, hırs, hased, riyâ ve tama' gibi kötü vasıfların hâkim olduğu ilk nefs mertebesidir. Bu mertebede ancak zâhirî ibadetler ve şer'î emirlerin tatbiki mümkün olup, bâtınî hâller mahcubdur (K2-T3 — K2). Hakîkat-i Muhammediyye'ye giden yolda, nefs-i emmârenin kemâlli zuhur mahalli olan "Mudill" esmâsının kışkırtmaları aşılmalıdır. Bu aşama, sâlikin fark âleminden "Bekābillâh" elbisesiyle dönerek Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşan İnsân-ı Kâmil mertebesine yükselmesini ifade eder².

Hakîkat-i Muhammediyye, "Akl-ı Evvel", "Ümm-ül Kitap", "Kalem-i A'lâ", "Aşk-ı Ekber", "İsm-i A'zam", "Rûh-ul A'zam", "Nûr-ı Muhammedi" ve "Hakikat-i İnsâniyye" gibi pek çok isimle de anılır. Hadis-i Şerif'te geçen "Allah evvelâ benim aklımı ve nefsimi halketti" ifadesindeki "nefs" kelimesi, beşerî anlamdaki kötülüğü emreden nefs değil, ilâhî mânâda "o şey'in zâtı" hükmüyle belirtilen "Nefs-i Muhammediyye"yi, yani Hakîkat-i Muhammediyye'nin zâtını ifade eder⁵. Bu hakikat, yedi nefs mertebesi ve beş hazret mertebesi dahil olmak üzere tüm mertebeleri kapsayan Ahadîyyet mertebesiyle ilişkilidir⁴. Dolayısıyla, Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşmak, nefs-i emmâre başta olmak üzere nefs mertebelerinin zulmetini aşarak ilâhî bir yaşamın başlamasıyla gerçekleşen bir sülûk neticesidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Medayin Şehrinde İran Hükümdarlarına Mahsus Sara­yın On Dört Direğinin Sallanarak Parçalanıp Devrilmesi Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğmadan önce, varlığ”Oku
  2. 2Bendeki Terzi Babam (Cilt 2), s. 28“Ömer ile Furkan, hitâbet mertebesi O’nun önünde gitmekteydi. “Hakîkat-i Muhammediyye” Zât-ını, hakîkatini, nefsi nefislerini ve varlığını esfel-i sâfilin, en uz”Oku
  3. 3Hakîkat-i Muhammediyye
  4. 4A’râf Sûresi, s. 4“Elif, AHâdîyyet mertebesi. Oniki noktadan meydana geliyor, yedi nefs mertebesi ve beş hazret mertebesi ve bütün mertebeleri kapsamına alıyor. Lâm, Lâhut yâni Ul”Oku
  5. 5Enbiyâ Sûresi, s. 232““Akl-ı Evvel” “Hakikat-i Muhammedi” “Ümm-ül Kitap” “Kâlem-i â’lâ “Aşk-ı Ekber” “İsm-i A’zam” “Rûh-ul a’zam” “Nûr-ı Muhammedi” “Hakikat-i İnsâniyye” gibi daha pe”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.