Hakîkat-i Muhammediyye hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?
Hakîkat-i Muhammediyye hâline ulaşmak için sâlikin nefs-i emmâre mertebesini aşması gerekmektedir. Tasavvufî anlayışa göre, Hakîkat-i Muhammediyye doğmadan önce varlıkta nefs-i emmârenin hüküm sürdüğü bir "hayal sarayı" bulunur. Bu hakikatin zuhuruyla birlikte nefs-i emmârenin bu sarayı yıkılır ve ilâhî yaşam başlar¹·². Nefs-i emmârenin kemâlli zuhur mahalli olan "Mudill" esmâsının kışkırtmaları aşılmalı ve bu mertebeden "Bekābillâh" elbisesiyle dönülerek Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşılmalıdır³. Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf metafiziğinin en yüksek kavramı olup⁴, nefs mertebelerinin tamamını ve beş hazret mertebesini kapsayan Ahadîyyet mertebesiyle ilişkilidir⁵.
Detaylı cevap
Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvufî düşüncede kâinat nizamının merkez taşı ve en yüksek kavramıdır⁴. Bu yüce hakikate ulaşmak, sâlikin nefs mertebelerindeki seyr ü sülûkunu tamamlamasıyla mümkündür. Özellikle nefs-i emmâre mertebesinin aşılması, Hakîkat-i Muhammediyye'nin zuhuru için temel bir şarttır. Bir kimsede Hakîkat-i Muhammediyye doğmadan evvel, varlığında nefs-i emmârenin hüküm sürdüğü bir "hayal sarayı" mevcuttur. Hakîkat-i Muhammediyye'nin zuhuru ile bu nefs sarayının direkleri yıkılır ve zamanla tamamı ortadan kaldırılarak nefs-i emmârenin yaşayacağı bir mekân kalmaz; böylece o bedende ilâhî yaşam başlar¹·².
Nefs-i emmâre, şehvet, gazab, kibir, hırs, hased, riyâ ve tama' gibi kötü vasıfların hâkim olduğu ilk nefs mertebesidir. Bu mertebede ancak zâhirî ibadetler ve şer'î emirlerin tatbiki mümkün olup, bâtınî hâller mahcubdur (K2-T3 — K2). Hakîkat-i Muhammediyye'ye giden yolda, nefs-i emmârenin kemâlli zuhur mahalli olan "Mudill" esmâsının kışkırtmaları aşılmalıdır. Bu aşama, sâlikin fark âleminden "Bekābillâh" elbisesiyle dönerek Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşan İnsân-ı Kâmil mertebesine yükselmesini ifade eder³.
Hakîkat-i Muhammediyye, "Akl-ı Evvel", "Ümm-ül Kitap", "Kalem-i A'lâ", "Aşk-ı Ekber", "İsm-i A'zam", "Rûh-ul A'zam", "Nûr-ı Muhammedi" ve "Hakikat-i İnsâniyye" gibi pek çok isimle de anılır. Hadis-i Şerif'te geçen "Allah evvelâ benim aklımı ve nefsimi halketti" ifadesindeki "nefs" kelimesi, beşerî anlamdaki kötülüğü emreden nefs değil, ilâhî mânâda "o şey'in zâtı" hükmüyle belirtilen "Nefs-i Muhammediyye"yi, yani Hakîkat-i Muhammediyye'nin zâtını ifade eder⁶. Bu hakikat, yedi nefs mertebesi ve beş hazret mertebesi dahil olmak üzere tüm mertebeleri kapsayan Ahadîyyet mertebesiyle ilişkilidir⁵. Dolayısıyla, Hakîkat-i Muhammediyye'ye ulaşmak, nefs-i emmâre başta olmak üzere nefs mertebelerinin zulmetini aşarak ilâhî bir yaşamın başlamasıyla gerçekleşen bir sülûk neticesidir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.255“Medayin Şehrinde İran Hükümdarlarına Mahsus Sarayın On Dört Direğinin Sallanarak Parçalanıp Devrilmesi Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğmadan önce, varlığ”Oku
- 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.255“Medayin Şehrinde İran Hükümdarlarına Mahsus Sarayın On Dört Direğinin Sallanarak Parçalanıp Devrilmesi Bir kimsede hakîkat-i Muhammediyye doğmadan önce, varlığ”Oku
- 3Bendeki Terzi Babam (Cilt 2) · s.28“Ömer ile Furkan, hitâbet mertebesi O’nun önünde gitmekteydi. “Hakîkat-i Muhammediyye” Zât-ını, hakîkatini, nefsi nefislerini ve varlığını esfel-i sâfilin, en uz”Oku
- 4Hakîkat-i Muhammediyye
- 5A’râf Sûresi · s.4“Elif, AHâdîyyet mertebesi. Oniki noktadan meydana geliyor, yedi nefs mertebesi ve beş hazret mertebesi ve bütün mertebeleri kapsamına alıyor. Lâm, Lâhut yâni Ul”Oku
- 6Enbiyâ Sûresi · s.232““Akl-ı Evvel” “Hakikat-i Muhammedi” “Ümm-ül Kitap” “Kâlem-i â’lâ “Aşk-ı Ekber” “İsm-i A’zam” “Rûh-ul a’zam” “Nûr-ı Muhammedi” “Hakikat-i İnsâniyye” gibi daha pe”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.