İçeriğe atla

Hâlik, Mahlûk'un neresinde durur?

Kavram FarkıOrta düzey6 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî idrâke göre Hâlık ile Mahlûk arasındaki ilişki, zâhirî ayrılığın ötesinde bâtınî bir ayniyet ve zuhur hakikatine dayanır. Hâlık, Mahlûk'un içinde ve onunla birlikte varlık bulur; zira Mahlûk, Hâlık'ın tecellî ettiği bir mahaldir ve Hâlık'ın Hayât sıfatıyla ayakta durur¹. Marifet ehli için Mahlûk'un Hâlık olduğunun idrâki, varlıkların Hâlık'ı remzetmesiyle mümkündür². Bu idrâk, Hâlık ve Mahlûk ayrımının akıl düzeyinde bir kurgu olduğunu, aslında tek bir hakikatin farklı zuhurları olduğunu gösterir³.

Detaylı cevap

Tasavvufî anlayışta Hâlık (hâlık) ve Mahlûk (yaratılmış) arasındaki ilişki, zâhirî bir ayrılıktan ziyade, bâtınî bir birlik ve tecellî esasına dayanır. Genel kabul gören anlayışta "Mahlûk'ta Hâlık olmaz, Hâlık olmayana da ibadet edilmez"⁴. Bu durum, Hâlık'a ortak koşma, yani şirk olarak değerlendirilir. Ancak marifet ve hakikat ehli için bu durum farklı bir idrâk mertebesinde ele alınır. Onlar, âlemin ve mükevvenâtın bâtın bilgisiyle donatılmış oldukları için, şahadet âlemindeki varlıkların neyi remzettiklerini bilirler ve böylelikle Mahlûk'un Hâlık olduğunun idrâkine sahip olurlar².

Bu idrâk, Hâlık'ın Mahlûk'un özünde, onun varlık sebebi olarak durduğunu gösterir. İnsan, beşeriyeti ve cismâniyeti yönüyle mahlûk iken, rûhâniyeti itibarıyla hâlıktır, yani halk edilmemiştir⁵. Bu, insanın ruhunun Hakk'ın Hayât sıfatıyla ayakta durmasıyla açıklanır; "biz şimdi Hâlık ile diriyiz, hayvânî ruh ile değil!"¹.

Hâlık ile Mahlûk arasındaki bu ilişki, bir şeyin kendi özelliğindeki zuhuru olarak anlaşılmalıdır. Akıllarımız Hâlık ve Mahlûk ikilisi ayrımı üzere kurgulandığından, Hâlık'ı ayrı, Mahlûk'u ayrı görürüz. Oysa "halk edenle halk edilen iki ayrı şey değil bir şeyin kendi özelliğindeki zuhurudur"³·⁶. Bu hakikat, "nereye baksanız Hakk'ın vechi oradadır"⁷ ifadesiyle de desteklenir. Mahlûk, Hâlık'ın tecellî ettiği bir ayna, bir mahaldir; Hâlık, Mahlûk'un varlığının bâtınî hakikatidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.779Bu cismin ardında ve arkasında bir izâfî ve insani ruh vardır ki, Hakk’ın Hayât sıfatıyla ayakta durur. Bu sebeple biz şimdi Hâlık ile diriyiz, hayvânî ruh ile Oku
  2. 2Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.267Ancak marifet ve hakikat ehli, alemin ve mükevvenatın batın bilgisi ile de donatılmış oldukları için, onlar şahadet aleminde varlıkların neyi remzettiklerini biOku
  3. 3TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.73Bu izahtan tezahür eylediği üzere emrin hakikati budur ki halik mahluktur, onun aksi olmak üzere mahluk haliktir. Yani taayyün ve zuhur ancak kendisinin olması Oku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 3) · s.36Mahlûk’ta “Hâlık” olmaz, “Hâlık” olmayana da ibadet edilmez, eğer edilirse, hâlik’a ortak koşulmuş olur, bu ise tam anlamıyla şirk, “müşrik”lik olmuş olur.Oku
  5. 5Mü'minûn Sûresi · s.22İnsân beşeriyyeti ve cismâniyeti yönüyle mahlûk'tur, yâni halk edilmiştir. Ancak, rûhâniyyeti itibâri ile hâlıktır, halk edilmemiştir.Oku
  6. 6TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.166Bu izahtan tezahür eylediği üzere emrin hakikati budur ki halik mahluktur, onun aksi olmak üzere mahluk haliktir. Yani taayyün ve zuhur ancak kendisinin olması Oku
  7. 7Er-Rahmân · s.54“Nereye baksanız Hakk’m vechi oradadır.” İşte, “külli şey’’in halikün” eşyanın helak olduğunu idrak eden, sonra da “küllü men aleyha fan” bütün kimliklerin helaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.