İçeriğe atla

Hâlik ve Mahlûk'u karıştırmak ne tür bir hatâya yol açar?

Kavram FarkıOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Hâlik ve mahlûku karıştırmak, tasavvufî idrâkte vahdetin yanlış anlaşılmasına ve kesretin ortadan kalktığı zannına yol açan temel bir hatadır. Bu karışıklık, Kur'ân'ın özü itibarıyla hâlik, sûreti itibarıyla mahlûk olduğu gerçeğini göz ardı ederek, varlığın tek bir aynadan zuhur ettiğini idrak edememektir¹·². Hâlık'ın mutlak bağımsızlığı olan samediyyet vasfını (Samediyyet) ve mahlûkun O'na olan mutlak bağımlılığını gözden kaçırarak, Hakk'tan başka kimse olmadığını ayân etme mertebesine ulaşmayı engeller. Bu durum, sâlikin Hakk yolunda mânevî helâkliğe sürüklenmesine ve yollarını şaşırtmasına neden olabilir³.

Detaylı cevap

Hâlik ve mahlûku karıştırmak, tasavvufî hakikatlerin yanlış anlaşılmasına ve sülûk ehlinin mânevî yolculuğunda sapmalara yol açar. Bu hatanın temelinde, varlığın tek bir aynadan, yani tek bir asıldan zuhur ettiği gerçeğinin eksik idrak edilmesi yatar⁴.

Öncelikle, Kur'ân-ı Kerîm'in hâlik ve mahlûk yönlerinin karıştırılması önemli bir yanılgıdır. Necm Sûresi ve Terzi Baba'nın ifadelerine göre, Kur'ân Allah kelâmı olmakla, zâtın aynı olması itibarıyla "hâlik"tir; yani özü ve mânâsı itibarıyla hâlıktır. Ancak sûreti itibarıyla, yani kağıdı, cildi, mürekkebi ile "mahlûk"tur¹·². Bu ayrımı yapamamak, kelâmın zâtî ve sûretî mertebelerini birbirine karıştırmak demektir.

İkinci olarak, hâlik ve mahlûkun aynı şey olduğunu ilmî yoluyla birleştirmek, kesreti ortadan kaldırıp vahdeti meydana getirme amacını taşır. Ancak bu birleştirme, mahlûkun müstakil bir vücuda sahip olmayıp, latif Zât'ın kesif mertebeye tenezzülünden husule geldiği gerçeğini göz ardı etmemelidir. Yani, taayyün ve zuhur ancak kendisinin olması itibarıyla hâlik mahlûktur; mahlûk dahi hâliktır, çünkü tümü "ayn-ı vahideden" zuhura gelmiştir⁵·⁴. Bu inceliği kavrayamamak, mahlûka hâliklık vasfı atfetmek veya hâlikı mahlûk mertebesine indirmek gibi hatalara yol açabilir.

Üçüncü olarak, bu karışıklık, Hakk yolunun sâliklerini mânevî helâkliğe yönlendirebilir ve yollarını şaşırtabilir³. Zira hâlik ve mahlûk arasındaki ayrımı doğru idrak edemeyen bir sâlik, Hakk'tan aldığı emaneti taşıma vasfını (halîfe) yanlış anlayabilir. Halîfe, kendi başına müstakil bir vücut sahibi değil, Hakk'ın zuhuruna ayna olan bir mahaldir. Bu ayrımın göz ardı edilmesi, riyâ gibi kalbî hastalıklara da zemin hazırlayabilir; çünkü riyâ, niyetin Hakk yerine halka yönelmesi, amelin ihlâstan sapmasıdır. Hâlik ve mahlûk arasındaki bu ince ayrımı idrak edememek, Hakk'ın mutlak bağımsızlığı olan samediyyet vasfını (Samediyyet) ve mahlûkun O'na olan mutlak bağımlılığını gözden kaçırmak anlamına gelir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Necm (Yıldız) Sûresi · s.44Seneler önce “Kûr’ân hâlik midir, mahlûk mudur?” diye ihtilâfa düşülmüş. Bazıları “hâlik” tir,” demişler; Bazıları da “mahlûk” tur,” demişler. Bilseler ki, ikisOku
  2. 2Terzi Baba (Cilt 1) · s.288Seneler önce “Kûr’ân hâlik midir, mahlûk mudur?” diye ihtilâfa düşülmüş. Bazıları “hâlik” tir,” demişler; Bazıları da “mahlûk” tur,” demişler. Bilseler ki, ikisOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.876“Kervanları hâlik ve gümrüh &10024; “Kılavuzların gözüne toprak vurursun. Kervanları hâlik ve gümrüh Halbuki sen zâten bu yolda, akıl ve idrâk kılavuzlarının göOku
  4. 4TB. Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet · s.168Ama halik ile mahluk aynı şey olduğundan ilim yoluyla bunları birleştirdiğimiz zaman kesret ortadan kalkmış oluyor vahdet meydana gelmiş oluyor. Yani taayyün veOku
  5. 5TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.74Ama halik ile mahluk aynı şey olduğundan ilim yoluyla bunları birleştirdiğimiz zaman kesret ortadan kalkmış oluyor vahdet meydana gelmiş oluyor. Yani taayyün veOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.