İçeriğe atla

Hûdiyye Fassı'nın iki şerh çizgisi arasındaki ortak zemin nedir?

Fass İçeriği25 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Hûdiyye Fassı'nın iki şerh çizgisi arasındaki ortak zemin, Şeyh-i Ekber İbn Arabî'nin Yusuf Fassı'nda ele aldığı "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) kavramlarına dayanarak, "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i (Rablık birliğini) açıklamasıdır. Bu ortak zemin, Hûd (a.s.)'ın hikmetinin Rablık birliğine müstenid olduğunu vurgular¹. Dolayısıyla, her iki şerh de İbn Arabî'nin bu temel tasavvufî teklik anlayışını Hûd Peygamber'in hikmeti üzerinden idrâk etmeye odaklanır.

Detaylı cevap

Hûdiyye Fassı, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinin önemli bir bölümüdür. Bu fassın şerhleri arasındaki ortak zemin, Şeyh-i Ekber'in tasavvufî vücud anlayışının temel taşlarından olan ahadiyyet kavramına dayanır. İbn Arabî, Yusuf Fassı'nda "ahadiyyet-i zâtiyye" yani Zât'ın hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak birliği ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" yani ilâhî isimlerin birliğini ele almıştır¹. Bu iki ahadiyyet mertebesi, vâhidiyyetten önceki teklik hallerini ifade eder; zira vâhidiyyet, esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin menşei olan bir mertebedir.

Hûdiyye Fassı'nın şerhleri, bu ahadiyyet anlayışını Hûd (a.s.)'ın hikmeti üzerinden "ahadiyyet-i rubûbiyyet"e, yani Rablık birliğine taşır. Ortak nokta, Hûd (a.s.)'ın hikmetinin bu Rablık birliğine dayandığını beyan etmektir¹. Bu, Allah'ın rubûbiyyetinin, yani terbiye ediciliğinin ve her şeyi tedbir ediciliğinin de mutlak bir teklik içinde olduğunu idrâk etmeyi gerektirir. Şerhler, bu birliğin idrâkiyle, halkın varlığının dahi Hakk'a ait olduğunu ve soru ile cevabın kendisinden yine kendisine gerçekleştiğini vurgular². Bu idrâk, sâlikin benlik vehminden kurtulup fenâ zevkine ulaşmasına vesile olur. İlim mertebesinin Zât'ın ilmi ile mümkün varlığın ilmiyle kâmil olması gibi³, ahadiyyet-i rubûbiyyet de Hakk'ın hem zâtî hem de sıfatî tecellîlerini kapsayan bir teklik mertebesidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye, s. 9“Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)”Oku
  2. 2Kelime-i Üzeyriyye, s. 24“Nitekim Yakup Fassı'nın şerhinde örnekle açıklanmıştı. Belki halkın varlığı dahi Hakk'ın olup, soru ve cevap kendisinden yine kendisine gerçekleşir. Hemen Yüce ”Oku
  3. 3Kelime-i Mûseviyye, Bölüm 456“Teâlâ iki def ’a şerh yazılmış oldu. Ve’l-hamdü lillâhi alâ zâlik. A.A. Konuk İbtidâ: 19 Şubat 1342/1927 ve 16 Şa’bân 1345 Hitâm: 30 Cümâde’l-âhire 1346 ve 25 K”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.