İçeriğe atla

İbrâhîmiyye Fassı'nda esas olarak hangi mesele ele alınır?

Fass İçeriği1 görüntülenme1 kaynak
Kısa cevap

İbrâhîmiyye Fassı'nda esas olarak hullet (dostluk) meselesi ele alınır. Bu fass, Hz. İbrâhîm'in "halîlullâh" (Allah'ın dostu) lakabını almasına dayanan, Hak ile kul arasındaki en samimi muhabbet bağını inceler. Nisâ Sûresi 125. ayetindeki "vettehazallâhu İbrâhîme halîlâ" (Allah İbrâhim'i halîl edindi) ifadesi, bu makamın temel dayanağını oluşturur. Hullet, kalbin bütün gözeneklerine kadar dostluğun nüfuz ettiği bir hâl olup, muhabbetten daha içli ve ma'rifetten daha samimi bir mertebedir.

Detaylı cevap

İbrâhîmiyye Fassı, tasavvuftaki peygamber makamları arasında özel bir yere sahip olan hullet makamını tahkik eder. Hullet, peygamberlere verilen dört temel makamdan biridir ve Hz. İbrâhîm'e mahsus olan "halîlullâh" lakabının kaynağıdır. Bu makam, Hak ile kul arasındaki dostluğun her gözeneğe nüfuz etmesi anlamına gelir ve mahbûbiyyetten (sevilenlik) farklıdır. Mahbûbiyyet sevenin sevilenden öte olması iken, hullet sevenin sevdiğine karışmasıdır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu farkı, "dost (halîl) Hak'la içiçe oturur, mahbûb (Habîb) Hak'ın yanına oturur" beytiyle ifade eder. İbn Arabî, İbrâhîmiyye Fassı'nda hulletin iki vechini açar: Birincisi, sâlikin Hak'a dostluğu; ikincisi ise Hak'ın sâlike dostluğudur. Hz. İbrâhîm'in En'âm Sûresi 76-79. ayetlerinde yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) deyip "innî veccehtu vechiye lillezî fataras-semâvâti ve'l-ard" (yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim) hâline ermesi, hullet makamının başlangıcıdır. Sâffât Sûresi 102. ayetinde Hz. İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi ise hulletin kemâlini gösterir. Bu fass aynı zamanda kader sırrı ve a'yân-ı sâbite meselesiyle de ilişkilidir; kulun tekil sabit hakikatinin yatkınlığına bağlı olan kader sırrı, ilâhî ilmin suretleri olan sabit hakikatlerle açıklanır¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.715Ve "tevfîk"ın anlamı, istenilene uygun olarak sebeplerin meydana gelmesidir; bu da yardım ve Hakk'ın inâyetidir. Ve özü ve esası, ilâhî muhabbettir, ve ilâhî seOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.