İçeriğe atla

İdrîsiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat nedir?

Fass İçeriği5 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

İdrîsiyye Fassı ile anlatılmak istenen temel hakîkat, ruhaniyet bahsiyle bağlantılı olarak, sâlikin kendi varlığını bilme düzeyine ulaşması ve bu sayede Hakk'ın sözünü idrak etmesidir. Bu, kişinin kendi özüne dönerek, beşeriyetinden sıyrılıp Hakk'a arif olması ve böylece ilahi hakikatleri kavraması anlamına gelir¹·². İdrîsiyye Fassı, mükâşefe kavramıyla da ilişkilendirilerek, sâlikin tezkiyeyi kemâle erdirmesiyle perdelerin kalkması ve gayb âleminden kalbine inen doğrudan idrakleri ifade eder.

Detaylı cevap

İdrîsiyye Fassı, tasavvufî metinlerde özellikle "ruhâniyet" bahsiyle derin bir bağlantı kurar. Bu fassın temel gayesi, sâlikin kendi varlığının idrakine ulaşmasıdır. Nitekim, "Eymen vadisi" ifadesiyle kişinin kendi varlığını bilme düzeyi kastedilir; kişi bu düzeye ulaştığında Hakk'ın sözünü duyar ve ilahi hakikatleri idrak etmeye başlar¹. Kendi varlığının dışında kalan bir kimsenin kendini anlaması mümkün değildir¹.

Bu idrak, İnsân-ı Kâmil'in cahilliği ve zalimliği gibi görünen ancak aslında bir iltifat olan hallerle açıklanır. İnsân-ı Kâmil, kendi nefsine karşı cahil, yani beşeriyetinden sıyrılmış, Hakk'a arif olandır. Zalimliği ise "ama'iyyet hakikatine" ulaşmasından kaynaklanır ki bu, nefsani beşeriyetteki karanlık anlamından farklıdır². Bu durum, kelimelerin sadece zahirî anlamlarıyla değil, özleriyle kavranması gerektiğini vurgular².

İdrîsiyye Fassı'nın mükâşefe ile olan bağlantısı da bu temel hakikati pekiştirir. Mükâşefe, sâlikin mücâhede neticesinde tezkiyeyi kemâle erdirmesiyle Hakk'ın ona perdeleri kaldırması ve gayb âleminden kalbine inen doğrudan idraklerdir. Bu, ilm-i ledünnînin mahalli olup, sâlikin bir hakikati hiçbir dış etken olmaksızın kalbine inmiş gibi bilmesidir. Dolayısıyla İdrîsiyye Fassı, sâlikin kendi özüne dönerek ilahi hakikatleri doğrudan ve perdesiz bir şekilde idrak etmesini, yani ruhaniyetini kemâle erdirmesini hedefler.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.102Eymen vadisi ifâdesiyle anlatılmak istenen ise kişinin kendi varlığını bilme düzeyidir. İşte bu şekilde kendine geldiğin zaman ancak Hakk’ın sözünü duyarsın yânOku
  2. 2İsrâ Sûresi · s.70Zâlim ve câhil olan insân’a yüklenen bu hakikatlerde, bu ifadeler yerme gibi gözüküyorsa da aslı itibarıyla iltifattır. İnsân-ı Kâmil câhildir, kendi nefsinin cOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.