İçeriğe atla

İlme'l-yakîn ile Aynel-yakîn aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

İlme'l-yakîn ve Ayne'l-yakîn, tasavvufî sülûkun farklı mertebeleri olup, sâlikin hakikate ulaşma yolunda bilgi ve müşâhede basamaklarını temsil eder. İlme'l-yakîn, hakikati deliller, işaretler veya haber yoluyla, yani sözle, mantıkla ve kitapla bilme hâlidir¹. Ayne'l-yakîn ise, hakikati bizzat görerek, hissederek ve müşâhede ederek yaşama mertebesidir². Bu iki mertebe, aynı Fass'ta doğrudan bir buluşma mekanizması olarak değil, sâlikin mânevî ilerleyişinde birbirini takip eden ve derinleştiren aşamalar olarak işler; ilme'l-yakîn ile elde edilen bilgi, ayne'l-yakîn ile gözle görülür bir hâle gelir³.

Detaylı cevap

İlme'l-yakîn, yakînin üç kademesinden ilkidir ve sâlikin hakikati anlatıyla, kitapla, mantıkla öğrendiği bilgi seviyesidir. Bu, bir şeyin varlığını dumanını görerek veya birinin söylemesiyle bilmeye benzetilir¹. Örneğin, kahramanlığı bilmek ilme'l-yakîn mertebesidir². Kur'ân-ı Kerîm'de Tekâsür Sûresi 5. ayette geçen "Kellâ lev ta’lemûne ilmel yakîn" (Hayır, keşke siz, İlm'el Yakîn ile bilseydiniz) ifadesi, bu bilgi seviyesine işaret eder⁴. İlme'l-yakîn, hadiseleri tevhid ve irfaniyyet yönüyle bilmek olarak da tanımlanır ve gerçek tevhid ilminin başlangıcıdır⁴.

Ayne'l-yakîn ise, yakînin ikinci kademesi olup, sâlikin hakikati bizzat görerek, hissederek ve müşâhede ederek bildiği mertebedir². Bu, ateşin bizzat kendisini, alevini görmek gibidir¹. Kahramanın kahramanlık fiilini ortaya koyduğunu görmek ayne'l-yakîn mertebesine karşılık gelir². Tekâsür Sûresi 7. ayetteki "Summe le terevunnehâ aynel yakîn" (Sonra mutlaka onu Ayn'el Yakîn ile (gözünüzle) göreceksiniz) ifadesi, ilme'l-yakîn olarak bildirilen şeyin ayne'l-yakîn olarak görüleceğini belirtir³·⁵. Bu, hadiseleri tevhid ve irfaniyyet yönüyle müşahedeli bilmek demektir⁴.

Bir Fass'ta bu iki mertebenin buluşması, sâlikin mânevî yolculuğunda bir ilerleme ve derinleşme süreci olarak anlaşılır. İlme'l-yakîn ile elde edilen teorik bilgi, sülûk ilerledikçe ayne'l-yakîn ile müşâhedeye dönüşür. Yani, ilme'l-yakîn bir hakikati ilim olarak bilmekken, ayne'l-yakîn o hakikati hissederek, duyarak ve görerek yaşamaktır². Bu geçiş, sâlikin fenâfillah mertebelerine ulaştığında ilme'l-yakîn olarak yaşadığı şeylerin, daha sonra ayne'l-yakîn olarak müşâhede edilmesiyle gerçekleşir⁶. Bu durum, Cenâb-ı Hakk'ın zorlamalarını huzurla karşılayarak isyan etmeden kabul etmenin ilme'l-yakîn hâli olduğu, esmâ mertebesindeki rızalığın ise ayne'l-yakîn mertebesinde olduğu şeklinde ifade edilir⁷. Dolayısıyla, bir Fass'ta ilme'l-yakîn ile ayne'l-yakîn, bilginin müşâhedeye, teorinin yaşantıya dönüştüğü bir mânevî tekâmül işleyişyla birbirini tamamlar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.160------------------ Burada Yakîn halinin üç mertebesi bulunmakta özetle onlarda şu şekilde dir; İlmel Yakîn : Bir şeyin varlığını deliller, işaretler veya haber Oku
  2. 2Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.273ilmel Yakîn, aynel yakîn, Hakkel yakîn ifadelerinden gelmiştik. Şimdi oradan devam ediyoruz. İlmel Yakîn, Hakîkate ilim olarak ermektir. Hakîkat bilgisini İlim Oku
  3. 3Kıyâmet Sûresi · s.14ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَقِينِ {التكاثر/7} (102-7-) Summe le terevunnehâ aynel yakîn. (102-7-) Sonra mutlaka onu Ayn'el Yakîn ile (gözünüzle) göreceksinOku
  4. 4Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.216252 ------------------- كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقِينِ (102-5-) Kellâ lev ta’lemûne ilmel yakîn. (102-5-) Hayır, keşke siz, İlm'el Yakîn (kesin bilgiOku
  5. 5Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.217------------------- Summe le terevunnehâ aynel yakîn.(7) Sonra da daha yaklaştırılır, ilmelyakîn olarak bildirilen şeyi aynelyakîn gözünüzle göreceksiniz. işte Oku
  6. 6Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (30) · s.65Nasıl işte bu seyri sülûğu bitirdiği zaman fenafillah mertebelerinde bu yaşanan kitapta bahsedilen sahaya geldiğinde kişi onu ilmel yakin olarak yaşar. Aynel yaOku
  7. 7Îmân ve İkân · s.103Bu esmâ mertebesindeki isimler mertebesindeki rızalık olmakta aynel yakîn mertebesinde de diyebiliriz. İlmel yakîn olanı birinci mertebede olan yani Cenâb-ı HakOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.