İçeriğe atla

Îseviyye Fassı'nın anahtar âyeti olan Âl-i İmrân 49 nasıl okunur?

Fass İçeriği6 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Îseviyye Fassı'nın anahtar âyeti olan Âl-i İmrân Sûresi'nin 49. âyeti, tasavvufî bir irfâniyetle okunur. Bu âyet, Hz. İsâ'nın "Allah'ın izniyle" körü ve alacayı iyileştirmesi gibi harikaları gerçekleştirmesini ifade eder. Tasavvufta bu durum, sâlikin gönlüne manâ-yı Îseviyye'nin nefh edilmesiyle oluşan "veled-i kalb"in tezkiye/temizlenmiş hâlini ve hayat geçişini açıkça bildirir¹. Bu âyet, Hak Teâlâ'nın Hz. İsâ'dan ulûhiyyeti da'vâ edip etmediğini istifham etmesiyle de bağlantılıdır ve Kelime-i Îseviyye'nin makâm-ı imtihan ve ihtibârda kâim olduğunu gösterir².

Detaylı cevap

Âl-i İmrân Sûresi'nin 49. âyeti, tasavvufî mânâda Îseviyye neş'etinin bir tezahürü olarak kabul edilir³. Bu âyet, Hz. İsâ'nın "Allah'ın izniyle" (bi-iznillâh) gerçekleştirdiği mucizeleri, özellikle de anadan doğma körü ve alacayı iyileştirmesini vurgular³. Tasavvuf ehli için bu, sadece bir mucize anlatımı değil, aynı zamanda sâlikin mânevî yolculuğunda ulaşabileceği bir hâlin işaretidir. Terzi Baba Necdet Ardıç'a göre, bu âyet, Rasûlün rasûlü olan İnsân-ı Kâmil'in, hazırlanmış olan gönlüne manâ-yı Îseviyye'yi nefh etmesiyle oluşan "veled-i kalb"in tezkiye edilmiş hâlini ve hayat geçişini açıkça bildirmektedir¹. Bu anlayış, bir irfâniyyet işidir¹. Âyetin "benim iznimle ve Allah'ın izniyle" ifadesindeki kinayeli izin, yani mütekellim zamirine nispet edilen şeyin hepsi, gerçekleşme ve vehim üzerinedir³. Bu durum, Hak Teâlâ'nın Hz. İsâ'dan ulûhiyyeti da'vâ edip etmediğini istifham etmesiyle de bağlantılıdır ve Kelime-i Îseviyye'nin makâm-ı imtihan ve ihtibârda kâim olduğunu gösterir². Bu âyet, zâtî ve zât-ı Ahadiyyet âleminden zuhur eden bir âyet olmakla birlikte, Sıfat mertebesinden de zuhur ve izah edilmektedir⁴·⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.197------------------- Bâtını Îseviyyetten zâhiri Îseviyyete geçiş başlangıcını bu âyet-i kerîme ile görmekteyiz. ( 19 ) Rasûlün rasûlü olan insân-ı Kâmilin, sâlikOku
  2. 2TB. Kelime-i Îseviyye · s.291Ve bu âyet-i kerîmenin ma'nâ-yı münîfi hakkındaki îzâhât Fass-i Şîsî'de murûr etmiş ve o sırada "ilm-i zâtı" ile "ilm-i esmâî ve sıfâtî" arasındaki fark gösteriOku
  3. 3Kelime-i Îseviyye · s.110Zîrâ neş’et-i îseviyye bunu i’tâ eder. &10024; Çünkü İsa'ya ait oluşum bunu verir. Yani Yüce Allah'ın "Sen anadan doğma körü ve alaca illetine iyi edersin" (MâiOku
  4. 4Feth Sûresi · s.26Âyet-i kerîme’lere dikkatlice baktığımızda, başta da belirttiğimiz gibi, birinci Âyet-i Kerîme zât-î ve zât-ı Ahadiyyet âleminden zuhur ediyor iken, ikinci ÂyetOku
  5. 5Zekât ve İnfâk · s.128Âyet-i kerîme’lere dikkatlice baktığımızda, başta da belirttiğimiz gibi, birinci Âyet-i Kerîme zât-î ve zât-ı Ahadiyyet âleminden zuhur ediyor iken, ikinci ÂyetOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.