İçeriğe atla

İsrâ 85 ayetindeki Rûh kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

İsrâ 85'teki "Sana rûhdan soruyorlar. De ki: Rûh Rabbimin emrindendir" ayeti, tasavvufta rûhun mâhiyetinin sırrî ve ilâhî kaynaklı olduğuna işaret eder. Bu ayet, rûhun akıl ile kavranamayacak, idrâk edilen değil idrâk eden, bilinen değil bilen bir varlık olduğunu vurgular. Tasavvufî anlayışa göre rûh, insanın aslî ruhânî yapısı ve ilâhî nefesin bir tecellîsidir; mâhiyeti Hak'ın emrine ait olup, akıl ile çözülemez bir hakikattir. Rûh-u A'zâm olarak da bilinen bu kavram, bütün rûh mertebelerini bünyesinde toplayan küllî bir hakikattir¹.

Detaylı cevap

Rûh, tasavvuf ve irfân geleneğinde insanın aslî hakîkati olarak ele alınır. İsrâ 85 ayeti, rûhun mâhiyetinin Hak'ın emrine ait olduğunu, dolayısıyla akıl ile çözülemeyeceğini belirtir. Bu bağlamda rûh, idrâk edilen değil, idrâk eden; bilinen değil, bilen bir cevherdir. Mâhiyetini akılla kavramak mümkün değildir. Kur'ân-ı Kerîm de rûhun hakikatinin Allah'tan başkasınca bilinmediğini açıkça beyân eder².

Tasavvuf, rûhun ilâhî kaynaklı olduğunu Hicr 29'daki "ve nefahtu fîhi min rûhî" (ona kendi rûhumdan üfledim) ayetiyle de temellendirir. Bu ayet, Hz. Âdem'e rûh üflenmesini bildirerek, insanın rûhî yapısının ilâhî kaynaklı olduğunu gösterir. Bu ilâhî üfleme, her insanın "Allah'ın rûhundan" bir parça taşıdığını, yani bir cihette rûhullâh olduğunu ifade eder.

Rûh kavramı tasavvufta çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Klasik tasnifte rûh-ı hayvânî, rûh-ı insânî, rûh-ı sultânî ve rûh-ı kudsî gibi mertebelerden bahsedilir. Bütün bu rûh mertebelerinin bünyesinde toplandığı "Rûh-u A'zâm" veya "Rûh-u Küllî", tasavvuf metafiziğinde bütün rûhların kaynağı olan, akl-ı evvelin yansıması olan rûhtur¹. Tasavvufî çalışmalar, rûh ilmini müşahede ile yaşanan bir ilim olarak görür ve tasavvuf çalışması yapmayan kimselerin rûh ilmini bilmesinin mümkün olmadığını belirtir³·⁴. Mürid, tasavvuf yolunda ilerledikçe, cisminin yoğunluğu ve nefsinin sıfatları giderek latif rûhun ta kendisi ve rûhun dahi vahdet tarafına akıp gidici olur⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Fâtır Sûresi · s.55Burada belirtilen “rûh”, bütün rûh mertebelerinin bünyesinde toplayan “Rûh-u A’zâm” dır. 70 “ İz- -T-B- ” Kim nefsini bilirse rabbini bilir, Allah’ın mutlak zenOku
  2. 2Rûh,
  3. 3Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000) · s.157Onların bilgisi nefsi oluşumları düzenlemeye ait bir bilgidir onların bilgileri, nefsi derken nefs-i emmare yönüyle nefsi değil hani bir insanda ne vardı, Akıl,Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 4 (2000) · s.156Onların bilgisi nefsi oluşumları düzenlemeye ait bir bilgidir onların bilgileri, nefsi derken nefs-i emmare yönüyle nefsi değil hani bir insanda ne vardı, Akıl,Oku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.988Kalbinin gözü parlayıp hakikati görmeye başlar ve himmet ayağın tarikatta (tasavvuf yolunda) koşucu olur. Gitgide cisminin yoğunluğu ve nefsinin sıfatları gidipOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.