Kelîmullâh kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından nasıl ayrılır?
Kelîmullâh kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından, Hak ile sâlik arasındaki ilişkinin mahiyeti ve bu ilişkinin tecellî ediş biçimi açısından ayrılır. Akâidde Kelîmullâh, Hz. Mûsâ'ya mahsus, Allah'ın onunla doğrudan konuştuğunu ifade eden bir sıfat iken (Nisâ 164), irfânda bu makâm, sâlikin Hak ile vasıtasız hitâbet ilişkisini remzeder ve nübüvvetin özel bir vechesi olan vahy-i mübâşirin bir hâli olarak tahkîk edilir. İrfânî bakış açısı, bu makâmı sadece bir peygamberin özelliği olarak değil, aynı zamanda sâlikin mânevî sülûkunda ulaşabileceği bir hâl olarak ele alır; bu, Hak'la kâim olma ve O'nunla beraber olma idrâkini içerir¹.
Detaylı cevap
Akâidde Kelîmullâh, Hz. Mûsâ'nın Allah ile doğrudan konuşması hadisesine işaret eden bir lakaptır ve bu durum Nisâ 164'teki "ve kellemallâhu mûsâ teklîmâ" (Allah Mûsâ ile gerçekten konuştu) ayetiyle sabittir. Bu tanım, Allah'ın kelâm sıfatının Hz. Mûsâ üzerindeki özel bir tecellîsini vurgular. İrfânî tanım ise bu akâidî çerçeveyi genişleterek, Kelîmullâh makâmını tasavvufta sâlikin Hak ile vasıtasız hitâbet ilişkisinin bir remzi olarak görür. Bu, nübüvvetin bir vechesi ve vahy-i mübâşirin özel bir hâli olarak açıklanır; yani Hak'ın peygamberin kalbine doğrudan mânâ indirmesi şeklinde tezâhür eder. İrfânî bakış açısı, Hz. Mûsâ'nın bu makâmını tahkîk ederken, aynı zamanda bu makâmın diğer peygamberlerde de farklı vechelerle yansıdığını, ancak Hz. Mûsâ'da özel bir kemâle ulaştığını belirtir. İbn Arabî'nin Süleyman Fassı'nda ifade ettiği gibi, "rabbi hass bizim batınımız olduğu için biz örtülü ve dolaylı olarak O’nunla beraberiz"¹. Bu durum, sâlikin Hak ile olan mânevî beraberliğini ve O'nunla kâim olma hâlini vurgular. Kelîmullâh makâmı, tasavvufta üç büyük makâmdan biri olan "Kelâm" makâmına karşılık gelir ve Hz. İbrâhîm'in "Hullet"i ile Hz. Muhammed'in "Mahbûbiyyet"i gibi özel bir konuma sahiptir. Bu makâm, sâlikin kendi sınırını ve nefsini bilmesiyle, sözlere sığmayan Hakk'a erişme yolunda bir mertebe olarak da anlaşılabilir².
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.296“Sünnetin tarifi yapılırken de “ halkiyyetten uzaklaşmak farzın tanımında ise Hakk’la olmak ” tanımı yapılır. Yine bu hadis ve tariflerden de fark edildiği üzere”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.642“Ne zaman ki sebeplerine başvurup kendi sınırını ve nefsinin tanımını bildin, artık bu sabit hakikatlerin ve arazın sınırından ve tanımından kaç! Çünkü bu sabit ”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.