İçeriğe atla

Keşf kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey22 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Keşf kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "açma, perde kaldırma" anlamına gelir ve bu, kelimenin etimolojik kökenini ve herkesin paylaştığı zâhirî mânâsını ifade eder¹. Akâid dilinde keşf, ehl-i sünnet itikadındaki yerini ve fıkıh ile kelâm ilmindeki teknik anlamını belirtir. Mârifet dilinde ise keşf, sâlikin gayb âleminden veya Hakk'tan kalbine inen doğrudan idrâkleri, yani bâtınî hakikatleri ifade eder. Bu üç dil, tasavvufî kavramların çok katmanlı yapısını ortaya koyar ve mârifet dili akâidi aşsa da onu nakzetmez.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların anlaşılmasında, her bir kavramın üç farklı dilde ele alınması esastır: lugat, akâid ve mârifet. Keşf kavramı da bu üç dil üzerinden açıklanır.

Lugat Dili: Keşf kelimesinin lugat anlamı "açma, perde kaldırma" demektir². Bu, kelimenin Arapça kökünden gelen zâhirî mânâsıdır ve herkesin anlayabileceği en geniş zemini oluşturur. Örneğin, "kefere" kelimesinin lugat mânâsı "örten kimseler"dir³. Bu dil, kelimenin mecâzi olmayan gerçek anlamını ifade eder¹. Müfessirler de âyetlere lûgat mânâsıyla bakarak anlamlar vermişlerdir⁴·⁵.

Akâid Dili: Bu dil, keşf kavramının İslâmî ilimlerdeki, yani kelâm, fıkıh, hadîs ve tefsîrdeki teknik anlamını ve ehl-i sünnet itikadındaki yerini belirtir. Akâid dili, mârifet diline geçiş için bir basamak teşkil eder ve mârifet dili akâidi nakzetmez, ancak onu aşar.

Mârifet Dili: Keşf, mârifet dilinde sâlikin kalbine gayb âleminden veya Hakk'tan inen doğrudan idrâklerin tümüne verilen isimdir. Bu, işlerin hakikatlerini olduğu gibi keşfetmek anlamına gelir ve aklî idrak yolunun üstündedir⁶. Keşf, sâlikin tezkiyeyi kemâle erdirmesiyle perdelerin kalkması sonucu gerçekleşen bir mükâşefedir. Bu, "mü'min Allah'ın nûruyla bakar" hadîs-i şerîfiyle de desteklenir. Keşf ehli ârifler, kader sırrına vâkıf olan ve marifet yoluyla hakikatleri idrak eden kişilerdir⁶. Örneğin, bir halîfe hakkında keşf diliyle "halîfetullâh" denilirken, zâhir diliyle "halîfe-i Resûlullah" denilir⁷. Ruhun marifeti ve idrak zirvesi, keşf sahipleri tarafından ancak işaret diliyle beyan edilmiştir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî Cilt 13 · Beyit 4377 (s. 151)“Lügat: Dil, lisan. Lügavi: Lügatle ilgili; Ma'nâ-yı lügavi: Lügat mânâsı, mecâzi olmayan gerçek anlam. Mâ: (Farsça) Biz. Mö”: Su. Maa: Berâber, ile, birlikte.”Oku
  2. 2K1-181,Keşf
  3. 3Hicr Sûresi, s. 15“. ------------------- Âyet, ef’âl mertebesindeki kâfirlerin âkıbetini kendi dillerinden bizlere bildirmektedir. Âyette “ keferû ” ve “ muslimîn ” olarak iki far”Oku
  4. 4Necm (Yıldız) Sûresi, s. 52“Müfessirler belirtilen Âyetlere değişik mertebelerden az farklı ifadelerle mânâ vermişlerdir. Âyete lûgat mânâsı ile baktığımızda;”Oku
  5. 5Terzi Baba (Cilt 1), s. 297“Müfessirler belirtilen âyetlere değişik mertebelerden az farklı ifade-lerle mânâ vermişlerdir. Âyete lûgat mânâsı ile baktığımızda; “zü” sahip “mirre” kuvvet, A”Oku
  6. 6Kelime-i İbrâhîmiyye, s. 123“Bu iki keşiften ilk keşfin verdiği marifet, sabit hakikatler aynalarında &10024; Yani iki keşif ile Hak, bizim sabit hakikatlerimiz üzerine, dünyada ve ahirette”Oku
  7. 7Kelime-i Dâvûdiyye, s. 158“Bu sebeple biz onun hakkında, keşf diliyle "halîfetullâh" ve zâhir diliyle "halîfe-i Resûlullah" deriz. Resûl'ün Allah'tan aldığı şeyin aynısını, halîfenin Alla”Oku
  8. 8Enbiyâ Sûresi, s. 185“Kendisini de, oğlunu da âlemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık. (21/91) ---------------- Misbâhu’l-Hidâye sâhibi buyururlar ki: “Rûhun marifeti v”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.