Kesret nedir?
Kesret, tasavvufta "çokluk" anlamına gelir ve âlemin görünen, çeşitlilik arz eden yüzünü ifade eder. Vahdetin (birliğin) zıddı gibi görünse de, aslında ilâhî birliğin çoklu tecellîsidir ve vahdetin açılmış halidir¹·². Kesret, sayısız varlık ve farklılıkları barındırır; ancak bu çokluk içinde dahi Hak'ın birliği mevcuttur. Mârifet mertebesinde sâlik, kesrette vahdeti, vahdette ise kesreti müşâhede eder³. Bu, kâmil insanın vahdetten sonra gelen, irfaniyetle dolu kesreti idrâk etmesidir⁴·⁵.
Detaylı cevap
Kesret, âlemin gözle görünen, sayısız varlık ve çeşitlilikle dolu yüzüdür¹. Bu çokluk, vahdetin (birliğin) karşıtı olarak algılansa da, tasavvufî anlayışta vahdetin açılmış hali, yani ilâhî birliğin farklı biçimlerde tecellî etmesidir². Her bir varlık, kesretin bir parçası olmasına rağmen, özünde yine vahdeti barındırır.
Kesretin idrâki, sâlikin mânevî yolculuğunda farklı mertebelerde gerçekleşir. İlk aşamada kesret, "hayalî kesret" olarak algılanabilir; bu, şeriatın kesreti veya kesretin kesretidir ki, Hak'tan uzak bir çokluk algısıdır⁶. Ancak tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerinde kesret, vahdetin kesretleri olarak anlaşılır; yani tekliği izah eden, bulunduğu mertebenin vahdetini bildiren sohbet ve yazılardır⁶.
Kâmil insanlar, kesrette vahdeti ve vahdette kesreti müşâhede ederler⁷. Bu, zeytin örneğinde olduğu gibi, tek tek zeytinlerin sıkılmasıyla elde edilen özün (vahdet) yine de zeytinlerin çokluğundan (kesret) gelmesi gibidir⁸. Bu mertebede, kesretin cehli değil, irfaniyeti söz konusudur⁵. Vahdetten kesrete gelmek ve kesretten vahdete geçmek, kâmil insanın iki yolu da kullanabilme yeteneğidir⁷. Bu idrâk, Hakk'ın varlığının özümüzde olduğunu, ancak kesretimiz itibarıyla müstakil varlıklar olduğumuzu anlamayı sağlar⁵.
İlâhî ahadiyetin iki çeşidinden biri olan "kesret ahadiyeti", Allah'ın eserlerini bizde göstermek için bize talip olan isimleri itibarıyla olan ahadiyettir. Bu kesret, akıl mertebesinde olan nispetlere ait bir kesrettir; birçok isimle adlandırılan şeyin tek bir Zât olmasıdır⁹. Böylece, kesret içinde dahi Hak'ın birliği ve tekliği idrâk edilir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kesret
- 2Bir Hikâye, Birçok Yorum · s.80“ZEYTİN YAĞI ile de ( KESRETTE VAHDET ) i zevk etmektir. VAHDET : Birlik. Yalnızlık. Tek olma. (Tarifen kesret/çokluğun zıddı denir. Aslında Kesret Vahdetin açıl”Oku
- 3Hicr Sûresi · s.138“Mârifet mertebesinde, kesrette vahdeti, vahdette kesreti müşâhede etmektir. Böylece, safh-ı cemîl, sûretten ma’nâya, kesretten vahdete, mahlûktan Hâlık’a yönelm”Oku
- 4Er-Rahmân · s.94“Vahdet ilmini anlamak için kesret alemini iyi bilmemiz lazım gelmektedir. Bunun ifadesi “hurma” dır. “Hurma” kesretten başlamaktır. Teker teker yendikten sonra,”Oku
- 5TB. Kelime-i İdrîsiyye & İbrâhîmiyye · s.203“Yani özümüz itibariyle Hakkın varlığıyız, ama kesretimiz itibariyle de biz de birer müstakil varlığız. Cemden sonra “Fark” makamı olan diğer bir keşif daha geli”Oku
- 6Bir Hikâye, Birçok Yorum · s.9“Yazıların sadece kesret değil vahdetle kesret arasıdır. Sırf vahdet olsa anlaşılmaları çok güç olur çünkü bunları anlayacak akıl ve dimağları bulmak zordur. sad”Oku
- 7TB. Kelime-i Şîsiyye · s.215“Gerektiğinde vahdetten kesrete geliyor, gerektiğinde kesretten vahdete yani iki yolu da kullanıyor. Bunlara kümmeleyin yani mükemmel olanlar deniyor. Yani en ka”Oku
- 8TB. Kelime-i Şîsiyye · s.213“Ehlullahtan hassanın hassına gelince bu zevat kesrette vahdeti müşahede ederler. Kesrette vahdet; vettin, vezzeytin. Zeytin kesrette vahdet, o sure-i şerif bize”Oku
- 9Kelime-i Yûsufiyye · s.197“Yani ilahi ahadiyet ikidir: Birisi, eserlerini bizde göstermek için bize talip olan isimleri itibarıyla olan ahadiyete, "kesret ahadiyeti" derler. Çünkü birçok ”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.