Kibir nasıl gerçekleşir?
Kibir, kişinin kendisini başkalarından üstün görmesi ve amellerini kendinden bilmesiyle gerçekleşen, tasavvufta kalbin en büyük hastalıklarından biridir¹. Bu hâl, Hak'tan gelen ilâhî tasarrufun (vehbî yön) idrâk edilememesi, sâlikin kendi gayretini (kesbî yön) fâil görmesi ve mürşid terbiyesinden (vesîle yön) uzaklaşmasıyla ortaya çıkar. Özellikle makam, mal ve bedensel yoğunluk gibi dünyevî unsurlar, kibrin parlamasına ve kişinin ruhî hayatında bir cellât gibi boğazını sıkmasına sebep olur². İblis'in "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) sözü, kibrin ilk tezâhürü olarak kabul edilir ve bu durum, Hakk yolundaki seyrin bağlanmasına yol açar³.
Detaylı cevap
Kibir, tasavvufî bir hakikatin "nasıl gerçekleştiği" sorusunun cevabında olduğu gibi, ilâhî, beşerî ve vasaî olmak üzere üç mertebede ele alınabilir.
İlâhî Yön (Vehbî): Kibrin gerçekleşmesinde ilâhî tasarrufun idrâk edilememesi önemli bir rol oynar. Her şeyin asıl fâilinin Hak olduğunu bilmek yerine, kişinin kendi amellerini ve başarılarını kendinden bilmesi kibre yol açar¹. Allah'ın dilediğini hidâyete erdirmesi gibi (Bakara 2/213), kibrin de bir imtihan ve zillet vesilesi olarak tezâhür etmesi mümkündür. Kulun kibir ve azameti kendi âfetidir ve kemâl tevazudadır; bu durumda hak ettiği şey zillettir⁴.
Beşerî Yön (Kesbî): Sâlikin kendi gayretini fâil görmesi, yani "ben âlimim", "ben zenginim", "ben kâmilim" gibi düşünceler kibrin temel sebeplerindendir. Makam ve mal hırsı, kibrin parlamasına ve alevlenmesine sebep olur; çünkü kibir, külhan gibidir ve makam ile servet de tezek ve gübre derecesindedir². Bedensel varlığın ve fani yoğunluğun verdiği bir sonuç olarak ortaya çıkan kibir, makam ve mal ile dost olur⁵. Kibrin en kötüsü, Hakk'ı ve hakikati kabule engel olan kibirdir¹. Bu durum, kişinin ruhî hayatında bir cellât gibi boğazını sıkar ve cezalandırır⁶.
Vasaî Yön (Vesîle): Mürşidin terbiyesinden ve ihvân ile sohbetten uzaklaşmak, kibrin yerleşmesine zemin hazırlar. Eğer kibir, mana şahlarına karşı yapılırsa, Hakk yolundaki seyri bağlar ve bir adım ileri atılamaz hale getirir³. Kibir, aynı zamanda hasedin de veled-i nâ-meşrûudur; kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır⁷. İblis'in Hz. Âdem'e secde etmeyişi ve "ben ondan hayırlıyım" demesi, kibrin ilk tezâhürü ve iblisî bir sıfat olarak kabul edilir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, s. 21
- 2Mesnevî Cilt 9 · Beyit 1947 (s. 618)“Kibir, bu sebeple makam ve mal ister. &10024; 1947. Kibir, bu sebeple makam ve mal ister. Çünkü külhanın (hamam ocağının) olgunluğu tezekledir. Yani, kibir külh”Oku
- 3Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2292 (s. 144)“Yani, "Kibir, eğer alçak tabiatlı kimselere karşı olursa güzeldir ve tamamen yerine oturtulmuş bir davranıştır. Ey efendi, sakın bu davranışın tersini yapma, ya”Oku
- 4Kelime-i Şîsiyye, Bölüm 262“Örneğin, kulun kibir ve azameti kendisinin âfetidir; kemâl ise tevazudadır; bu sebeple onun hak ettiği şey, bu durumda zillettir. Cebbâr ismi, o kulun maruz kal”Oku
- 5Mesnevî Cilt 9 · Beyit 1947 (s. 618)“Kibir, bu sebeple makam ve mal ister. &10024; 1947. Kibir, bu sebeple makam ve mal ister. Çünkü külhanın (hamam ocağının) olgunluğu tezekledir. Yani, kibir külh”Oku
- 6Mesnevî Cilt 10 · Beyit 3238 (s. 355)“Acabâ o kibir ve gürüru ne yapacaksın ki, bir cellâd gibi senin boğazını tutar. &10024; Kibir ve gururun ne yapacaksın ki, bir cellâd gibi boğazını tutar. “Bâd-”Oku
- 7Mesnevî Cilt 3 · Beyit 4946 (s. 4946)“Yani hased kibirin veled-i nâ-meşrûudur. Bu sebeple kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır. Ya'ni hased kibirin veled-i nâ-meşrü'udur. Binâenaleyh kimd”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.