Kurban kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?
Kurban kavramı, tasavvufta sâlikin Hakk'a yaklaşmasının simgesi ve kalbin Hakk için kesilen bir nefs olduğu mertebenin adıdır. Bu kavram, Fusûsu'l-Hikem'de özellikle İsmail Fassı ile ilişkilendirilir. Zira İsmail Fassı, saîd olmanın sırrı, Rabb-ı hâs, mârifet-i Rabbâniyye ve teslim-rıza ekseninde kurbanın hakikatini ele alır (İsmail Fassı). Kurbanın menşei, İsmâîliyye Fassı'nın 'rü'yâ-yı sâdıka' bahsinde açıklanır. Ancak bazı muhakkikler ve mükaşifler, kurban edilenin keşfen Hz. İshak olduğunu belirtirler ve bu durum Fusûsu'l-Hikem'in İshak Fassı'nda ayrıntılı olarak açıklanır¹·²·³·⁴.
Detaylı cevap
Kurban, lugatte "yaklaştıran, takarrüb vâsıtası" anlamına gelir ve tasavvufta Hakk'a yakınlaşmanın manevî bir sembolüdür. Kur'an-ı Kerim'de Mâide 27'deki Hâbil-Kâbil kıssasında "kurban takdim ettiklerinde birinden kabul edildi"⁵ ve Hac 37'deki "Allah'a etleri ve kanları değil, sizden takvâ ulaşır" ayetleri kurbanın hakikatini beyan eder; asıl kurbanın hayvan değil, takvâ ile kalbin teslim edilmesi olduğunu vurgular. Bu bağlamda, Fusûsu'l-Hikem'de kurban kavramı, özellikle İsmail Fassı ile ilişkilendirilir. İsmail Fassı, Hz. İsmail'in teslimiyetini ve rızasını merkeze alarak, saîd olmanın sırrını, her kulun özel Rabbi olan Rabb-ı hâs'ı ve mârifet-i Rabbâniyye'yi kurbanın hakikatiyle birleştirir (İsmail Fassı).
Tasavvufta kurban, üç katmanda ele alınır: zâhirî kurban, ahlâkî kurban ve vücudî kurban. Zâhirî kurban, bayramlarda ve diğer vesilelerle hayvan kesimidir ve fıkhî bir ibadettir. Ahlâkî kurban, sâlikin Hakk için malını, vaktini veya alışkanlıklarını feda etmesidir. Vücudî kurban ise sâlikin kendi nefsini Hakk'a kurban etmesi, yani fenâ fillâh hâlinin somut bir tezahürüdür. Bu son katmanda kurban edilen, sâlikin "vücud iddiâsı"dır. Kurban Bayramı'nın hakikati, mürşidin dervişlerine nefs-i emmarelerini ve nefs-i levvamelerini kurban ettirme gücünü aktarmasıdır⁶.
Hz. İbrâhîm-İsmâîl kıssası, kurbanın klasik metnidir ve Sâffât 102-107'deki kıssa, baba-oğulun rızâ ile teslimiyetini anlatır. Ancak, kurban edilenin kim olduğu hususunda farklı görüşler mevcuttur. Meşhur görüşe göre kurban edilen Hz. İsmail'dir. Fakat Muhyiddin İbn Arabî gibi muhakkikler ve mükaşifler, keşfen kurban edilenin Hz. İshak olduğunu belirtirler ve bu durumu Fusûsu'l-Hikem'in İshak Fassı'nda ayrıntılı olarak açıklarlar¹·²·³·⁴. Hz. İbrahim'in Hz. İshak suretinde görünen nefsine Yüce Allah'ın büyük bir kurbanı fidye olarak verdiği ifade edilir¹. Fizikî manada kurban kesmekle mükellefiyet devam eder; bu hakikatleri bilmek, kurban kesme hükmünü düşürmez⁷·⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i İdrîsiyye · s.126“Kurban edilen İshak (a.s.) mıdır, yoksa İsmail (a.s.) mıdır, bu husus Fass-ı İshakî'nin mukaddimesinde ayrıntılı olarak açıklanır. Hz. İbrahim'in Hz. İshak sure”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1766“Yukarıda da açıklandığı üzere, her sınıf halkın faydalanmasına özgü olan bu Mesnevî-i Şerîf'te meşhur söze göre Pir Efendimiz kurbanı İsmail (a.s.) olarak zikre”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1123“Örneğin meşhur görüşe göre kurban edilen İsmail (a.s.)'dır. Mesnevî-i Şerif'te de birçok yerde kurban edilenin İsmail (a.s.) olduğu zikredilmiştir. Hâlbuki Divâ”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.91“Bilinmeli ki, her ne kadar meşhur olan söze göre kurban edilen İsmail (a.s.) ise de, muhakkiklerin (gerçeği araştıranların) ve mükaşiflerin (manevi sırları keşf”Oku
- 5Mübârek Geceler · s.118“vakta (hani) ki kurban olarak karreb/kurban etmişlerdi”Oku
- 6Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.130“Ve işte Kurban bayramının hakikati de O dur ki o hilafet halife denen kişi karşısına gelen dervişlerine nefsini emmaresini, levvamesini kurban ettirecek gücü on”Oku
- 7Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29) · s.277“Kimse bunlarla mükellef de değildir, bizler fiziki manada kurban kesmekle mükellefiz. Bir insan suret olarak kurban kesmese bu bilgileri bilse bir başka hallerd”Oku
- 8Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (28) · s.101“Kimse bunlarla mükellef de değildir, bizler fiziki manada kurban kesmekle mükellefiz. Bir insan suret olarak kurban kesmese bu bilgileri bilse bir başka hallerd”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.