İçeriğe atla

Kurbiyet kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından nasıl ayrılır?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Kurbiyet kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından, Hakk'a mânevî yakınlaşmanın bilgi ve idrak mertebesini vurgulamasıyla ayrılır. Akâidî tanım daha çok kulluk vazifelerinin yerine getirilmesiyle elde edilen yakınlığı ifade ederken, irfânî tanım sâlikin kendi varlığının hakikatini şuur yollu idrak etmesi ve Hakk ile olan mânevî bağını derinleştirmesi üzerine kuruludur. İrfânî kurbiyet, sadece ibadetlerin zahirî edasıyla değil, aynı zamanda kalbin Hakk'tan ayrılmaması, ibadetlerden zevk alması ve yakîn hâlinin oluşmasıyla tezahür eder¹. Bu, Hakk'ın mekân olarak yakınlığı değil, bilgi ve tasarruf yakınlığıdır.

Detaylı cevap

Kurbiyet, tasavvufta sâlikin Hakk ile arasındaki mânevî yakınlık mertebesidir. Akâidî anlamda kurbiyet, genellikle farz ibadetlerin kâmil bir şekilde eda edilmesiyle elde edilen "kurb-i ferâiz" olarak anlaşılır. Bu, istikâmet ve edeb üzere, halk içinde Hakk ile olma hâlidir. Ancak irfânî tanım, bu zahirî kulluğun ötesine geçerek, sâlikin kendi varlığının ne olduğunu şuur yollu idrak etmesini ve bu idrakle Hakk'a yaklaşmasını içerir². İrfânî kurbiyet, sadece farzları yerine getirmekle kalmayıp, nâfile ibadetlerle Hakk'a daha da yaklaşmayı, yani "kurb-i nevâfil"i de kapsar. Bu mertebede Hakk, kulun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli olur ki bu, fenâfillâh hâline yakın bir durumdur. İrfânî kurbiyet, Hakk'ın mekân olarak yakınlığı değil, bilgi ve tasarruf yakınlığıdır; zira "biz ona şah damarından daha yakınız" (Kâf 16) ayeti mesafeyi değil, bilgi ve tasarrufu vurgular. Bu yakınlık, kalbin Hakk'tan ayrılmaması ve ibadetlerden zevk alınması gibi alâmetlerle kendini gösterir. İrfân ehli nezdinde kurbiyet, yakîn hâlinin oluşması için zorunlu bir adımdır ve bu, nefsin kurgularından uzak, salih amellerle desteklenen bir mânevî yolculuktur¹·³. İrfân, akıl-ı meâşın ötesinde, kalp gözü (basîret) ve marifet ile hakikati kavrama mertebesidir⁴. Dolayısıyla irfânî kurbiyet, sadece ibadetlerin şeklî edasından ziyade, Hakk'ı bilme, tanıma (marifetullah) ve O'na tam bir teslimiyetle yönelme hâlidir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Şûrâ Sûresi · s.57Burada ifade edilen tebliğ karşılığı bir ecir-ücret istenmemesi ilmi, tasavvufi-irfani eğitimde önemli durumdur. Efendimizin ahlakı ile ahlanmak ve onu önder olOku
  2. 2Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.311Kurbiyetten geliyor. Şimdi birinde yakınlık yok iyilik var. Yani iyi insân mânâsına. Etrafına faydalı oluyor, İbadetini bir güzel yapıyor. Orucunu tutuyor. SıkıOku
  3. 3Secde Sûresi · s.128Bu tanımda irfan ehli nezdinde olan bir tanımdır. Tersi olan durumda kurgusu Nefse ait ve tatbiki de nefsi emmâreye ait olandır bu da ameli gayri salih olmuş olOku
  4. 4Ra'd Sûresi · s.216İrfanî açıdan bu ayette , akıl, yalnızca dünyevî anlamda düşünme yetisi değil, insanın hakikati kavrayabilmesi için bir mertebedir. Ancak akıl tek başına mutlakOku
  5. 5Nisâ Sûresi · s.52Efendimiz (s.a.v) ihsanı tanımlarken “Namazı Allah’ı görüyormuş gibi kılmaktır” demek sûretiyle bunu tanımlamıştır. İhsân olunan şey marifetullah yani kendini tOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.