İçeriğe atla

Levh-i Mahfûz kaç kademede ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey24 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Levh-i Mahfûz, tasavvufta dört temel kademede ele alınır. Bu kademeler, Hakk-ı Mutlak'ın ilminin ve takdirinin kâinata yansımasını, eşyanın ezelî hakikatlerini ve ilâhî kayıtların mahiyetini açıklar. İlk olarak, akâidî bir kayıt olarak Hak'ın ilminin somut karşılığıdır; her olayın, takdirin ve amelin yazılı olduğu, kazâ-i mübrem denilen kesin takdirin yeridir. İkinci olarak, a'yân-ı sâbite ile ilişkilidir; vâhidiyyet mertebesinde Hak'ın ilminde sabit olan eşyanın ezelî hakikatlerinin kâinata yansıma kanalıdır. Üçüncü olarak, levh-i mahv-isbat'tan farklılığıyla öne çıkar; levh-i mahfûz değişmez bir kayıt iken, levh-i mahv-isbat duâ ile değişebilen bir levhadır. Dördüncü olarak ise, ümmü'l-kitâb ile olan ilişkisiyle, ilâhî ilmin bir nebzesi olarak halka dönük mevcûdların hakikatlerinin gereğine göre ilâhî kanun hikmeti üzere icra edildiği bir yerdir¹.

Detaylı cevap

Levh-i Mahfûz, tasavvufî anlayışta çok katmanlı bir kavramdır ve ilâhî takdirin, bilginin ve halkın farklı veçhelerini ifade eder.

Birinci kademe, akâidî bir kayıt olarak ele alınır. Bu kademede Levh-i Mahfûz, Hakk-ı Mutlak'ın ilminin somut karşılığıdır; kâinattaki her olayın, her takdirin ve her insanın amellerinin yazılı olduğu bir levhadır. Bu, "kazâ-i mübrem" olarak adlandırılan kesin ve değişmez takdiri ifade eder. Mesnevî-i Şerîf Şerhi'nde belirtildiği üzere, "Levh-i küll"den murâd Levh-i Mahfûz'dur ve Hakk-ı Mutlak'ın ilâhî ahkâmının kaydedildiği yerdir².

İkinci kademe, a'yân-ı sâbite ile ilişkisidir. A'yân-ı sâbite, vâhidiyyet mertebesinde Hak'ın ilminde sabit olan eşyanın ezelî hakikatleridir. Levh-i Mahfûz, bu hakikatlerin kâinata yansıma kanalıdır. Bu, Allah'ın zâtında "ümmü'l-kitâb"da gizli olan "ilm-i ilâhî"nin Levh-i Mahfûz'a aktarılarak sayfa sayfa açığa çıkmaya başlamasıyla açıklanır³·⁴.

Üçüncü kademe, Levh-i Mahfûz'un Levh-i Mahv-İsbat'tan farkıdır. Klasik tasavvuf, iki levha arasında ayrım yapar: Levh-i Mahfûz değişmez bir kayıt iken, Levh-i Mahv-İsbat silinip yeniden yazılabilecek bir levhadır. Ra'd Sûresi'nin 39. ayeti ("Allah dilediğini siler, dilediğini sâbit kılar") Levh-i Mahv-İsbat'a işaret eder. Bu levhada duâ ile değişiklik mümkünken, Levh-i Mahfûz'daki kayıtlar hatadan korunmuş ve değişmezdir⁵. Evliyanın kâmillerinin keşifleri Levh-i Mahfûz'dan geldiği için hatasızdır⁵.

Dördüncü kademe, ümmü'l-kitâb ile olan ilişkisidir. Levh-i Mahfûz, ilâhî ilmin bir nebzesidir. Cenâb-ı Hakk, bu ilmi, halka dönük mevcûdların hakikatlerinin gereğine göre ilâhî kanun hikmeti üzere levhada icra etmiştir¹. Levh-i Mahfûz, halka dönük müşâhede yerlerinde tecelli eden Hakk'a dönük ilâhî nurdan ibarettir ve mevcûdlar onda aslî tab' edilmişlikle tab' edilmiştir⁶. Bu ilâhî nur, ilâhî zâtın nurundan, ilâhî zâtın nuru da ilâhî zâtın aynından ibarettir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Bürûc Sûresi, s. 124“Kalem ile kastedilenin ne olduğunu, levh-i mahfûz ile kastedilenin ne olduğunu, kazâ ile kastedilenin ne olduğunu, kader ya’nî takdîr ile kastedilenin ne olduğu”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 9 · Beyit 1674 (s. 541)““Levh-i küll"den murâd, levh-i mahfûzdur. ... O lutuf dahi budur ki, Hak Teâlâ seni sâir melâike arasından seçip levh-i mahfûzda münderic olan ahkâm-ı ilâhiyyes”Oku
  3. 3Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 20“Hadis-i Şerif’de belirtilen “kâlem” ise, “levh-i mahfuz” dur. Allah’ın zâtında “ümm-ül kitap” ta gizli olan “ilm-i ilâhi” , “levh-i mahfuz” a (muhafaza edilen l”Oku
  4. 4Vahiy ve Cebrâîl, s. 33“Hadis-i Şerif’de belirtilen “kâlem” ise, “levh-i mah-fuz” dur. Allah’ın zâtında “ümm-ül kitap” ta gizli olan “ilm-i ilâhi” , “levh-i mahfuz” a (muhafaza edilen ”Oku
  5. 5Mesnevî Cilt 7 · Beyit 1828 (s. 540)“Eğer keşifleri levh-i mahfûzdan meydana gelirse, o zaman hata olmaz.” Şimdi nazarları levh-i mahfûza denk gelenler ancak evliyanın kâmilleridir ve onların keşif”Oku
  6. 6Bürûc Sûresi, s. 122“Ma'lûmun olsun ve Cenâb-ı Hak seni hakikâte hidâyet buyursun! Levh-i mahfûz, halka dönük müşâhede yerlerinde tecellî eden Hakk’a dönük ilâhî nûrdan ibârettir. M”Oku
  7. 7Bürûc Sûresi, s. 127“Bilinsin ki, "levh-i mahfûz" olarak ta'bîr edilen ilâhî nûr; İlâhî zâtın nûrundan; İlâhî zâtın nûru da, ilâhî zâtın aynından ibârettir. Çünkü Hakk'a nisbetle bö”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.