Mîrâc'ın önündeki başlıca engel nedir?
Mîrâc'ın önündeki başlıca engel, sâlikin kendi nefsidir. Bu engel, sülûkun farklı mertebelerinde cehâlet, gaflet, şehvet, gazap, mâsiyet gibi bidâyet engelleriyle; ucb, riyâ, sum'a gibi vasat engellerle kendini gösterir (K2). Özellikle nefsanî hayâ, kişinin tevazu göstermekten utanması ve halk arasında eski elbiseyle gezmekten çekinmesi gibi durumlar, imana ve şeriata engel teşkil eder¹. Beratını almamış bir kimsenin mîrâca çıkamayacağı ifade edilerek, manevi arınmanın ve nefsi aşmanın mîrâc için bir ön şart olduğu vurgulanır². Bu durum, "Nefsini aşmadan Hakk'a vâsıl olamazsın" hikmetini destekler (K2).
Detaylı cevap
Mîrâc, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Mescid-i Aksâ'dan göklere yükselip Kâbe Kavseyni Ev Ednâ makâmına ulaştığı gece yolculuğu olarak tanımlanır (K1). Tasavvufta ise bu, sâlikin de tahkîk edebileceği manevî bir makâmdır ve "es-salâtu mi'râcü'l-mü'min" (namaz mü'minin mîrâcıdır) hadisiyle desteklenir (K1). Ancak bu manevî yükselişin önünde çeşitli engeller bulunur. Bu engellerin temelinde nefs yatar (K2).
Sülûkun başlangıcında karşılaşılan engeller arasında cehâlet (yolu, terbiyeyi, mürşidi bilmemek), gaflet (Allah'tan habersizlik), şehvet ve gazap (nefs-i emmârenin gücü) ve mâsiyet (büyük günahların kalbi karartması) yer alır. Bu engellerin aşılması tevbe-i nasûh, mürşide intisâb ve tertîb-i sülûk ile mümkündür (K2).
Sülûkun orta aşamasındaki engeller ise daha inceliklidir. Bunlar arasında ucb (kendini beğenme), riyâ (gizli şirk) ve sum'a (duyurma arzusu) bulunur. Özellikle ucb, sâlikin az bir riyâzat sonrası kerâmet zuhur ettiğinde "Ben bir şeyim" demesiyle ortaya çıkan, helâk edici bir engeldir (K2).
Mîrâc'ın gerçekleşebilmesi için manevi bir arınma ve hazırlık süreci gereklidir. Beratını almamış bir kimsenin mîrâca çıkmasının mümkün olmadığı belirtilir². Bu durum, nefsin arındırılması ve manevi yüklerden kurtulmanın mîrâc için bir ön şart olduğunu gösterir. Ayrıca, nefsanî hayâ da mîrâcın önündeki engellerden biridir. Örneğin, bazı kimselerin ev eşyalarını taşımaktan, eski elbiseyle gezmekten veya fakirler meclisinde bulunmaktan utanmaları, nefsin kibir sıfatından kaynaklanan ve şeriata engel olan bir hayâ türüdür¹. Bu tür bir hayâ, imana engel teşkil ederken, ruh kaynaklı olan ve fıska engel olan hayâ ise makbuldür ve iman tarafındandır¹. Dolayısıyla, mîrâcın önündeki temel engel, sâlikin kendi nefsini aşamaması ve onun çeşitli tezahürlerinden kurtulamamasıdır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6057“Nefsanî hayâ imana engeldir. Çünkü onun kaynağı nefsin kibir sıfatıdır. Örneğin bazı kimseler evinin eşyalarını elinde taşımaktan ve halk arasında eski elbiseyl”Oku
- 2İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.6“Bu oluşuma dikkatinizi çekmek isterim, Regaib olmadan Mevlut, doğum olmayacağı, Berat olmadan da Miraç’ın olmayacağı da aşikardır. Beratını almamış kimse Miraç’”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.