İçeriğe atla

Muhyiddin İbn Arabî'nin Halîfe kavramına yaklaşımı nasıldır?

Kişi-KonuOrta düzey21 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Muhyiddin İbn Arabî'ye göre halîfe, Allah'ın esmâ ve sıfatlarının en kâmil anlamda kendisinde tecellî ettiği insân-ı kâmildir. İbn Arabî, halîfeliği tasavvufun temel kavramlarından biri haline getirmiş ve bu kavramı Fusûsu'l-Hikem adlı eserinin Âdemiyye Fassı'nda detaylandırmıştır. Halîfe, kendi başına müstakil bir varlık değil, Hâlık'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir; tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasıyla bu vasfı kazanır. Mülk Allah'a ait olmakla birlikte, insân-ı kâmil bu mülkte Allah'ın halîfesi ve vekilidir¹.

Detaylı cevap

Muhyiddin İbn Arabî, halîfe kavramını tasavvufî düşüncenin merkezine yerleştirmiştir¹. Ona göre halîfe, Allah'ın tüm esmâ ve sıfatlarının en mükemmel şekilde kendisinde tecellî ettiği insân-ı kâmildir¹. Bu durum, Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe halk edeceğim" ayetinin tefsiriyle açıklanır; Âdem'in tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olması, onun halîfelik vasfını ortaya koyar. Halîfe, Allah'ın zuhûruna bir ayna işlevi görür; kendi başına bir vücut iddia etmez, aksine mücellâ oldukça aksedeni gösterir. İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'in Âdemiyye Fassı'nda bu manayı derinlemesine ele alır ve halîfenin, Hakk için gözbebeği menzilesinde olduğunu belirtir². İnsan, halkının genel olmasından ve hakikatlerin hepsini kuşatıcı olmasından dolayı "halîfe" olarak adlandırılmıştır³. İbn Arabî'ye göre, devleti yöneten hükümdarlar zâhiren halîfe iken, velîler mânen halîfedir¹. Allah'ın insanı halîfe kılması, âlemi koruması içindir; çünkü insan, âlemin mührüdür ve Allah, insanı kendi mahlûkatını koruması için halîfe kılmıştır, tıpkı kendisinin onları koruduğu gibi⁴. Bu anlayış, İbn Arabî'nin Vahdet-i Vücud görüşüyle de yakından ilişkilidir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Halife ve hilâfet kavramları üzerinde önemle duran ve tasavvufun temel kavramları haline getiren ise Muhyiddin İbnü’l-Arabî ve muakkipleridir. İbnü’l-Arabî’ye g”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2028 (s. 56)“Şeyh-i Ekber Muhyiddin ibn Arabi (k.s.) Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Âdemi'de bu mana hakkında şöyle buyururlar: "Lü san" ve "halife" diye adlandırıldı. Onun insani”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2028 (s. 56)“Şeyh-i Ekber Muhyiddin ibn Arabi (k.s.) Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Âdemi'de bu mana hakkında şöyle buyururlar: "Lü san" ve "halife" diye adlandırıldı. Onun insani”Oku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye, s. 319“Şeyh-i Ekber Muhyiddîn ibn Arabî (k.s.) Fütûhât-ı Mekkiyye adlı eserlerinin üç yüz altmış yedinci bölümünde bu hususu beyan buyururlar. Konuk, Mesnevî-i Şerîf Ş”Oku
  5. 5Terzi Baba (Cilt 1), s. 15“Halvetiyye yolunun özünde Tevhid görüşü ve anlayışı hakim oldu-ğundan kendisinden doğan kolların birçoğu Muhyiddin-i İbn'ül Arabî'nin "Vahdet-i Vücud" görüşünü ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.