İçeriğe atla

Muhyiddin İbn Arabî'nin Sahv kavramına yaklaşımı nasıldır?

Kişi-KonuOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Muhyiddin İbn Arabî'nin sahv kavramına doğrudan bir yaklaşımı verilen kaynaklarda açıkça belirtilmemiştir. Ancak, İbn Arabî'nin genel tasavvufî görüşleri ve eserleri bağlamında, sahvın onun düşünce sisteminde önemli bir yer tuttuğu çıkarılabilir. Zira sahv, sâlikin sekr halinden sonra Hak ile birlikte, ancak aklı başında ve halkla muamele edebilen kemâlât mertebesini ifade eder. İbn Arabî'nin eserleri, özellikle Fusûsu'l-Hikem ve Fütûhât-ı Mekkiyye, tasavvufun en temel kavramlarını derinlemesine ele alır¹. Bu eserlerde vahdet-i vücûd görüşünü benimseyen İbn Arabî'nin², Hakk'ın zâhirdeki suretler olduğu ve hüviyetinin bu suretlerin özü olduğu anlayışı³, sahv ehlinin Hak ile birlikte halka dönme ve şerîate sıkı bağlılık özellikleriyle örtüşebilir. Sahvın kemâl mertebesi olması, İbn Arabî'nin a'yân-ı sâbite ve vücûd kavramlarına getirdiği açıklamalarla da ilişkilendirilebilir⁴·⁵.

Detaylı cevap

Verilen kaynaklarda Muhyiddin İbn Arabî'nin sahv kavramına dair doğrudan bir tanım veya özel bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak, İbn Arabî'nin tasavvufî düşünce sisteminin genel çerçevesi içinde sahvın nasıl bir yere sahip olabileceği, onun diğer kavramlara yaklaşımından hareketle yorumlanabilir. Sahv, tasavvufta sâlikin sekr halinden sonra ulaştığı, Hak ile birlikte ancak aklı başında ve halkla muamele edebilen kemâl mertebesidir. Bu durum, İbn Arabî'nin vahdet-i vücûd anlayışıyla uyum gösterir. Zira İbn Arabî, Hakk'ın zâhirdeki suretler olduğunu ve hüviyetinin bu suretlerin özü olduğunu ifade eder³. Sahv ehlinin Hak ile birlikte halka dönmesi ve şerîate sıkı bağlılığı, bu anlayışın bir tezahürü olarak görülebilir. İbn Arabî'nin eserleri, özellikle Fusûsu'l-Hikem ve Fütûhât-ı Mekkiyye, tasavvufun temel kavramlarını derinlemesine işler¹·⁶. Bu eserlerde a'yân-ı sâbite kavramı, Allah'ın ilminde ezelden beri sabit olan hakikatler olarak açıklanır ve şehadet âlemi, bu sabit hakikatlerin zaman ve mekânda görünür hâle gelmesidir⁴. Sahv hali, sâlikin bu hakikatleri idrak ederek, Hak ile halk arasında bir denge kurduğu, yani hem bâtınî hakikatlere vâkıf olup hem de zâhirî âlemde istikamet üzere yaşadığı bir mertebe olarak düşünülebilir. İbn Arabî'nin vücûd kavramını ışık sembolizmiyle açıklaması, varlığı ve yokluğu bir arada bulunamaz olarak görmesi⁵, sahvın ayıklık ve kemâl haliyle ilişkilendirilebilir. Sahv, sülûkun kemâli olarak kabul edildiğinden, İbn Arabî'nin tasavvufî sisteminde de sâlikin nihai hedefi olan kâmil insan mertebesine ulaşmada önemli bir aşama olduğu varsayılabilir. Nitekim, İbn Arabî'nin eserleri, Abdülkerim Cîlî'nin İnsân-ı Kâmil adlı eseriyle birlikte anılır⁷. Ankaravî'nin yorumuna göre, insan-ı kâmilin vech-i bâtınisini gösterdiğinde, zerrelerin akıl ve iradesi onda mahvolur ve âlem ondan sarhoş olur, sonra sahv ve akla gelir⁸. Bu yorum, İbn Arabî'nin düşünce dünyasında sahvın, fenâdan sonraki bekâ ve kemâl halini ifade ettiğini düşündürebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.19Tasavvuf kültürünün çok önemli eserleri olan Muhyiddin İbnü’l-Arabî'nin Fusûsu’l- hikem, Hazreti Mevlânâ’nın Mesnevî-i Şerîf, Abdülkerîm el-Cîlî’nin el-İnsânü’lOku
  2. 2Terzi Baba (Cilt 1) · s.15Halvetiyye yolunun özünde Tevhid görüşü ve anlayışı hakim oldu-ğundan kendisinden doğan kolların birçoğu Muhyiddin-i İbn'ül Arabî'nin "Vahdet-i Vücud" görüşünü Oku
  3. 3Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1) · s.164Size şeyhülekber Muhyiddin Arabi'nin ağzından söyleyeyim ki biz Allah'ın zâhirdeki suretleriyiz, onun hüviyeti bu zâhiri suretlerin özüdür. Suretlerin nurudur. Oku
  4. 4Ra'd Sûresi · s.137Gayb ve Şehadet Muhyiddin İbn Arabî’nin ifadesiyle, gayb âlemi “a‘yân-ı sâbite”dir; yani Allah’ın ilminde ezelden beri sabit olan hakikatlerdir. Şehadet âlemi, Oku
  5. 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.145Vücûd kavramı, zihinde meydana gelen kavramların hepsinden önce gelir. Çünkü bu kavram ortaya çıkmadan, diğer kavramların ortaya çıkmasına imkân yoktur. 241 İbnOku
  6. 6Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.78Muhyiddin-i Arabi’den naklen İsmail Hakkı Bursevi’nin yazmış olduğu bir kitap vardır. Muhyiddin-i Arabi’nin Fütuhatı Mekkiyesinden bazı pasajlar alarak meydana Oku
  7. 7Secde Sûresi · s.2Buna ilâve olarak; tasavvuf ummanının büyükleri olan Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin Fusûs’ül Hikem ’i, Hz. Mevlâna’nın Mesnevî-i Şerîf ’i, Abdülkerim Cîlî’nin İnsânOku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6109Binâenaleyh insân-ı kâmil vech-i bâtınisini gösterdiği vakit, bu zerrelerin akıl ve irâdesi onda mahv oldu ve âlem ondan sarhoş ve cezbedâr oldu; ve yine sahv vOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.