İçeriğe atla

Mükâşefe kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey23 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Mükâşefe, sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâkler olup, perdenin kalkması ve gizliliğin ortadan kalkması anlamına gelir¹. Bu hâl, mücâhedenin meyvesi olarak tezkiye kemâle erdiğinde Hak tarafından sâlike bahşedilir. Ancak mükâşefe, niyetin bozulması, şer'î edebin terk edilmesi ve gaflet ile ülfet gibi durumlar sebebiyle bozulabilir veya gizlenebilir. Özellikle riyâ, sum'a ve ucb gibi niyet bozuklukları, amellerin ve hâllerin gizlenmesine yol açar. Ayrıca, şer'î ölçülere uymayan bir hâl, istidrâca dönüşerek Hak'tan değil, nefisten veya cinden kaynaklanan bir durum hâlini alır. Gaflet ve hâle âşık olma durumu da mükâşefenin gizlenmesine sebep olur.

Detaylı cevap

Mükâşefe, tasavvufta sâlikin kalbine inen doğrudan idrâkler olup, perdenin kalkması ve gizliliğin ortadan kalkması demektir¹. Bu hâl, sâlikin mücâhede neticesinde tezkiyeyi kemâle erdirmesiyle Hak tarafından bahşedilir. Ancak mükâşefe hâli, üç temel sebeple bozulabilir veya gizlenebilir: niyetin bozulması, şer'î edebin terk edilmesi ve gaflet ile ülfet.

Niyetin bozulması, mükâşefeyi gizleyen en önemli etkenlerden biridir. Hadîs-i şerîfte belirtildiği üzere "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1) prensibi, tasavvufun temelini oluşturur. Sâlikin niyetine riyâ (ameli halk için yapma), sum'a (amelinin işitilmesini isteme) veya ucb (kendi amelini beğenme) gibi âfetler karıştığında, bu hâller "şirk-i hafî" olarak kabul edilir ve mükâşefenin tahakkuk etmesini engeller, gizlenmesine yol açar.

Şer'î edebin terk edilmesi de mükâşefenin bozulmasına neden olur. Bir hâl ne kadar yüksek görünse de, şer'î ölçülere uygun olmadığı sürece istidrâçtır; yani Hak'tan değil, nefisten veya cinden kaynaklanır. İbn Arabî'nin de belirttiği gibi, "Şer'a muvâfık olmayan keşf, keşf değil, hayâldir". Bu durum, mürşidsiz sülûk veya sünnete uygun olmayan zikir gibi uygulamalarda ortaya çıkabilir.

Son olarak, gaflet ve ülfet mükâşefenin gizlenmesine yol açar. Sâlik, hâlin sahibinden gâfil olup hâle âşık olursa, mükâşefe gizlenir. Bu durum, "Onlar Allâh'ı unuttular, Allâh da onları unutturdu" (Haşr 59/19) âyetiyle açıklanır. Bazen bu gizlenme (kabz hâli), bekâ-i tâm öncesinde sâliki temkîne hazırlayan bir lütuf olarak da tecelli edebilir. İçsel olan kuvvet bulduğunda dışsalın hükümleri gizlenir; ruhanî hükümler üstün geldiğinde nefsanî sıfatlar gizlenir². Kulun kulluğu gizlenir ve Hakk ismi kalır³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1K1-50,
  2. 2Mesnevî Cilt 5 · Beyit 1159 (s. 311)“İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "Nas”Oku
  3. 3İnsân-ı Kâmil (Cilt 3), s. 191“Yüce Hakk'ın batın âlemlerinde; fena yolu ile gizlenir… Yani kulun kulluğu gizlenir, oradan kul ismi düşer yerinde Hakk ismi kalır.”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.