Mülk 1 ayetindeki Tebâreke'lleẕî kavramı tasavvufta neye işaret eder?
Mülk Suresi'nin ilk ayetinde geçen "Tebâreke'lleẕî bi-yedihil-mülk" ifadesi tasavvufta, mutlak mülkiyetin ve kudretin yalnızca Allah'a ait olduğuna, O'nun her şeyin üzerinde bir bereket ve yücelik sahibi olduğuna işaret eder. Bu kavram, sâlikin kendi varlığından fânî olup Hakk'ın mülkünde bâkî kalması, yani bekâ billâh makâmına ulaşmasıyla ilişkilendirilir. Hz. Peygamber'in "her müminin kalbinde Tebâreke'lleẕî bi-yedihil-mülk olmasını arzu ederdim" sözü¹, kâmil mümin olmanın ve Rubûbiyet mertebesini idrâk etmenin bir koşulu olarak görülür². Bu idrâk, kişinin hiçbir şeyin mülkü olmaması ve hiçbir şeyin de kendisine ait olmaması gerektiği tasavvufî ilkesiyle örtüşür³.
Detaylı cevap
"Tebâreke'lleẕî bi-yedihil-mülk" ifadesi, tasavvufta Allah'ın mutlak mülkiyetini ve kudretini vurgular. Bu mülkiyet, sadece zâhirî âlemde değil, bâtınî âlemde de geçerlidir; yani "mülk-i zâhir" ile "mülk-i bâtın"ın cem edilmesidir⁴. Sâlikin bu hakikati idrâk etmesi, kendi nefsinden fânî olma yolculuğunun bir parçasıdır. Ebû Bekir Şiblî'nin "Tasavvuf, bir kimse vücuda gelmemiş olduğu zaman nasıl idiyse, öyle olmasıdır" sözü⁵, bu mutlak mülkiyet karşısında kulun kendi varlığını yok saymasını ifade eder. Sümnûn-i Muhib'in "Tasavvuf odur ki, hiçbir şey senin mülkün olmıya ve sen hiçbir şeyin mülkü olmıyasın"³ tanımı da aynı hakikate işaret eder. Bu durum, sâlikin sülûkunda ulaştığı bekâ billâh makâmıyla yakından ilişkilidir. Bekâ billâh, sâlikin fenâdan sonra Hak'la kâim olarak halka dönmesi mertebesidir. Bu makâmda sâlik, kendi vücudundan fânî olmuş, Hakk'ın vücuduyla bâkî kalmıştır. Mülk Suresi'nin kabir azabından koruyucu özelliği ve Hz. Peygamber'in bu sureye verdiği önem¹, Rubûbiyet mertebesinin idrâk edilmesinin önemini gösterir². Bu idrâk, kişinin Allah'ın Rahmanî nefesiyle her an tecelli ettiğini ve bu tecellide farklılık olmadığını⁶ anlamasıyla kemâle erer.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.224““ Her mü’minin kalbinde, TEBAREKELLEZİ BİYEDİHİLMÜLK’ ün olmasını arzu ederdim ”. ... Mülk suresinin okunmasının kabir azabından koruduğuna peygamberimizin işar”Oku
- 2Her Şey Merkezinde mi? — Hikâye · s.223“Ve kişinin nefsinin bilinmesi, uygulanan nefsani-enfüsi 7 aşamalı bir eğitim ile mümkün olabilirken, ayette ifade edilen göklerin 7 tabaka halinde halk edilmesi”Oku
- 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.721“Ebü İshak buyurur: “Tasavvuf safâi-i esrârdır ve Cebbâr'ın rızâsına müteallık olan ameli işlemek ve ihtiyâri olmaksızın halk ile sohbet eylemektir.” Sümnün-i Mu”Oku
- 4Sâd Sûresi · s.82“Nitekim hakikî mülk, “ mülk-i zâhir ” (dış âlemde tasarruf) ile “ mülk-i bâtın ”ın (nefsin kuvvelerine hâkimiyetin) cem edilmesidir. Hz. Süleyman bu talebiyle, ”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.720“Ebu İshak buyurur: "Tasavvuf sırların saflığıdır ve Cebbâr'ın (Allah'ın) rızasına ilişkin olan ameli işlemek ve isteğe bağlı olmaksızın halk ile sohbet etmektir”Oku
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6731“Yani Hak, Rahmanî nefesiyle her an, bölünmez bir şekilde tecelli eder ve o tecelli eşittir; asla farklılık yoktur. (Mülk, 67/3) "Rahman'ın yaratmasında bir fark”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.