Müşâhede kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından nasıl ayrılır?
Tasavvuftaki müşâhede, sâlikin Hak'ı kalp gözüyle görmesi, esmâ ve sıfâtının doğrudan tezâhürlerine şâhid olması mertebesidir. Bu, akâiddeki "Allah'ın dünya gözüyle görülebileceği" inancından farklı olarak, aynî tecrübe ile tanıma ve tasavvuf bilgisinin zirvesi olarak kabul edilir¹. Akâidde Allah'ın görülebileceğine inanılsa da, bu genellikle bir müşâhede tecrübesine dayanmaz; irfânî müşâhede ise sâlikin Hak'la vasıtasız bir ilişki kurarak, O'nun tecellîlerini bizzat idrâk etmesidir²·³. İrfânî müşâhede, sâlikin kendi i'tikâdının ötesinde, Hak'ın âlem suretlerinde ve kendi nefsinde zuhûrunu görmesidir⁴·⁵.
Detaylı cevap
Müşâhede, tasavvuf sülûkunun ileri mertebelerinden olup, mârifetin somut tezâhürü ve fenânın eşiğidir. Akâidde, Ehl-i Sünnet âlimleri Allah'ın dünya gözüyle görülebileceğine inanmakla birlikte, bu inanç genellikle bir müşâhede tecrübesine dayanmaz; "olabilir, görülebilir" hükmüne sahiptirler². Oysa irfânî müşâhede, sâlikin Hak'ı kalp gözüyle görmesi, O'nun esmâ ve sıfâtının doğrudan tezâhürlerine şâhid olmasıdır. Bu, "ilme'l-yakîn" seviyesindeki bilgiden öte, "ayne'l-yakîn" mertebesiyle bağlantılıdır; yani sâlik artık "biliyor" değil, "görüyor"dur.
İrfânî müşâhede, sâlikin kendi kalbini Hak'ın gözetimi altında tuttuğu murâkabe hâlinin bir neticesi olarak ortaya çıkar. Bu mertebede sâlik, Hak'tan gelen emirleri vasıtasız olarak alır ve hayalinde var ettiği Rabb'a değil, gerçek Rabb'a, Rabb-ül erbâb'a yönelir³. Akâidde, her inanç sahibi Hak'ı kendi i'tikâdı suretinde müşâhede eder ve meşhûd olan Hak, kulun i'tikâdının aynı olur⁴·⁶. Ancak irfânî müşâhede, bu i'tikâdî sınırlamaların ötesine geçerek, Hak'ın âlem suretlerinde ve kendi nefiste zuhûrunu idrâk etmeyi içerir⁵. Bu makamda sâlik, güç, kuvvet ve iradenin yalnızca Hak'ta olduğunu müşâhede eder⁷. Müşâhede makamına erişen kemâl mertebesindeki zât, artık bu konuda yazılmış kitaplara ve mürşid rehberliğine ihtiyaç duymaz, çünkü ilâhî hakikatleri bizzat müşâhede etmektedir⁸. Bu, hayatını Hakk'ı müşâhede ile geçiren, kendilerinden haberli ve ne olduklarını bilen kişilerin ulaştığı bir mertebedir⁹·¹⁰.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1K1-340,Müşâhede
- 2Sohbet Arası Sohbetler CD 10 (2002), s. 65“Bu hususta o kadar çok ayet ve hadis var ki yani Allah’ı müşahede etmek hakkında hatta bizim ehl-i sünnet alimleri biz amelde kime uyuyoruz, itikadda kime uyuyo”Oku
- 3İrfan Mektebi ve Hakk Yolu, s. 31“dan bu emri vasıtasız (müşahede ederek) alır. Çünkü gerçek Rabb’ı na ulaşmıştır. Daha evvelce, hayalinde var ettiği Rabb’ı na ibadet ederken, burada derçek Rabb”Oku
- 4Kelime-i Sâlihiyye, s. 70“Binâenaleyh erbâb-ı akaidin her biri, Hakk'ı kendi i'tikadı suretinde müşahede eyledi. Bu surette meşhûd olan Hak, kulun i'tikâdının aynı olur. Nitekim Hak Teâl”Oku
- 5Kelime-i Mûseviyye, s. 662“"cins" ve "fasıl"dan (mantıkta bir şeyin tanımını oluşturan temel unsurlar) oluşan mahiyetten bahsetmeyip, sanki Firavun'a dedi ki: "Eğer siz Hakk'ı âlem suretl”Oku
- 6Kelime-i Şuaybiyye, s. 49“Hakk’ı müşâhede eder; 12/15 ve Hakk’ın kendisine tecellî ettiği sûrette de Hakk’a zâhir olur. Ba’dehû Hakثُــم َّ هَــدَى(Tâhâ, 20/50) Sonra da her şeye halkını”Oku
- 7İnsân-ı Kâmil (Cilt 3), s. 134“------------------- Anlatılan müşahede makamında: Güç, kuvvet ve irade alınmıştır… Bu anlatılan, fiiller tecellisinin bu makamında. Fiiller tecellisinin, birçok”Oku
- 8Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2090 (s. 76)“"Çocukluk"tan kasıt, sülük mertebesinde bulunan kimsedir; ve "erkek"ten kasıt, sülükünü tamamlayıp, kemâl mertebesine ulaşan zattır; "mektup"tan kasıt, hakikatl”Oku
- 9Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek, s. 8“Az yukarıda belirttiğimiz, (1) inci sırada olan İnsânlar, kendi aralarında bir çok sınıflara ayrılırlar. En belirginleri (7) nefis mertebelerini aşağıya doğru, ”Oku
- 10Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3), s. 37“Az yukarıda belirttiğimiz, (1) inci sırada olan İnsânlar, kendi aralarında bir çok sınıflara ayrılırlar. En belirginleri (7) nefis mertebelerini aşağıya doğru, ”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.