İçeriğe atla

Mûseviyye Fassı hangi anahtar ayetlere dayanır?

Fass İçeriği1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Mûseviyye Fassı, Hz. Mûsâ'nın şahsında tecellî eden "Hikmet-i Ulviyye"yi ve Hakikat-i Mûseviyye'yi işleyen, tevhid-i esmâ mertebesine işaret eden bir bölümdür. Bu fassın temelinde, Allah Teâlâ'nın Mûsâ (a.s.) ile aracısız konuşması ve ona doğrudan vahyetmesi gibi ulvî mertebeler yatar¹. Ayrıca, Hakikat-i Mûseviyye'ye ulaşmanın bir ön şartı olarak "nefs-i sâfiye" mertebesine gelmek gerektiği vurgulanır². Bu fass, sâlikin seyr u sülûkunda kontrollü çalışmalar neticesinde Rabb'ının gönlünden kendisine verilecek olan tenzih hakikatini idrâk etmesiyle de ilişkilidir³. Mûseviyye Fassı'nın anahtar ayetleri, özellikle Allah'ın Mûsâ'ya kitabı vermesi ve nefsin arındırılmasına dair Kur'anî ifadelerle desteklenir.

Detaylı cevap

Mûseviyye Fassı, Fusûsu'l-Hikem'de "Hikmet-i Ulviyye" başlığı altında ele alınır ve Hz. Mûsâ'nın peygamberler arasındaki üstün mertebesini vurgular. Bu üstünlük, Mûsâ (a.s.)'ın melek vasıtası olmaksızın doğrudan Allah Teâlâ ile tekellüm etmesi, yani O'ndan vahiy almasıyla açıklanır¹. Bu durum, Hakikat-i Mûseviyye'nin temelini oluşturan ilahî bir lütuf ve doğrudan bir iletişimdir.

Fassın dayandığı anahtar ayetlerden biri, Cenâb-ı Hakk'ın Mûsâ'ya kitabı verdiğini bildiren ayetlerdir³. Bu ayetler, Hakikat-i Mûseviyye'nin "Tevhîd-i esmâ" üzerine kurulu olduğunu ve isimlerin tecellilerinin farklılık gösterdiğini belirtir. Sâlikin seyr u sülûkunda, kontrollü çalışmaların ardından bu hakikate ulaşması, Rabb'ının gönlünden kendisine verilecek olan bir idrâk olarak ifade edilir.

Ayrıca, Hakikat-i Mûseviyye'ye ulaşabilmek için "nefs-i sâfiye" mertebesine gelmenin zorunluluğu vurgulanır². Bu, nefsin kötülüklerden arındırılması ve saflaşması sürecini ifade eder. Mûseviyye Fassı, bu arınma sürecinin ardından kalpte oluşan "Hayat" ile Hakikat-i Mûseviyye'yi daha iyi anlama kabiliyetinin açıldığını belirtir⁴. Bu mertebede, "veled-i kalb" olan gönül evladı, akl-ı küll ve nefs-i küll'e tam bir itaat içinde olur.

Mûseviyye Fassı, aynı zamanda Beni İsrâil'e ve Mûseviyyet mertebesinde olanlara hitap eden ayetlerle de ilişkilidir. Bu mertebede olanlar, İslâm'dan önceki ilahî hakikat ilmine, yani Hakikat-i Mûseviyye'ye vâris olanlardır⁵. Bu bağlamda, Hz. Mûsâ'nın şahsında tecellî eden "ma'nâ-ı Mûseviyye"nin, Fir'avn'ın sarayında büyümesi gibi ilahî bir eğitimle şekillendiği de belirtilir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i Mûseviyye · s.1XXV فَص ُّ حِكْمَة ٍ عُلْوِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ مُوسوِيَّةٍ KELİME-İ MÛSEVİYYEDE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ ULVİYYE FASSIDIR 2. Şerh “Hikmet-i ulviyye”nin Kelime-i Oku
  2. 2Fussilet Sûresi · s.70Burada kastedilen nefs, “nefsi sâfiye”dir, çünkü nefsi sâfiye ye gelmeden hakikat-i Mûseviyye ye geline-mez. ve men esâe fealeyhâ, kim ki, nefsi emmâresine uyarOku
  3. 3Fussilet Sûresi · s.69Görüldüğü gibi bu âyet-i kerîmenin de baş tarafı zât-î’dir. Cenâb-ı Hakk Mûsâ’ya kitabı biz verdik, demektedir. Hâl böyle olunca kişinin seyru sülûkunda, kontroOku
  4. 4Meryem Sûresi · s.25Âyeti kerîmeyi kendimize uyguladığımızda: Bu mertebeye gelip temizlenmiş halimizden bir “Hayat” oluştuğunda artık hakîkâti Mûsevîyyeyi daha iyi anlama kabiliyetOku
  5. 5İsrâ Sûresi · s.87(Secde Âyetidir) Burada Beni İsrâîle ve Mâseviyyet ve İseviyyet mertebesinde olanlara hitap ediliyor, çünkü İslâmdan evvel ki hakikati İlâhiyye ilmine sahip olaOku
  6. 6Altı Peygamber (Cilt 4) · s.28Ancak Hakk’ın eğitimine bakın ki; Mûsâ’nın şahsında ma’nâ-ı “Mûseviyye”yi öldürmeye çalışan Fir’âvn onu kendi sarayında büyütecektir. Gelecek olan Âyet-i KerîmeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.