İçeriğe atla

Mûseviyye Fassı'nın iki şerh çizgisi arasındaki ortak zemin nedir?

Fass İçeriği0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Mûseviyye Fassı'nın iki şerh çizgisi arasındaki ortak zemin, ilim mertebesinin öncesiz olan Zât'ın ilmi ile sonradan olan mümkün varlığın ilmi olmak üzere iki vecihle kâmil olmasıdır. Bu temel iddia, her iki şerhte de vurgulanmakta ve Zâtî ile sıfatî ilme dair ayrıntılar için Şîs ve Lokman Fassları'na müracaat edilmesi gerektiği belirtilmektedir¹. Bu ortak zemin, aklın kayabileceği ve Allah'a noksanlık isnat edilebileceği hassas bir noktayı teşkil ettiğinden, her iki şerh de bu hususa dikkat çekmektedir.

Detaylı cevap

Mûseviyye Fassı'nın iki şerhi arasındaki ortak zemin, ilim mertebesinin iki yönlü bir tamamlanışa sahip olduğu hakikatidir. Bu iki yön, öncesiz olan Zât'ın ilmi ve sonradan olan mümkün varlığın ilmi olarak ifade edilir¹. Bu, Hak'ın esmâ ve sıfatlarının tecellî ettiği vâhidiyyet mertebesiyle ilişkilidir; zira vâhidiyyet, kesretin menşei olup ilâhî esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu teklik kademesidir. Bu iki ilim veçhesi, Zâtî ve sıfatî ilim olarak da adlandırılmakta ve bu konudaki ayrıntıların Şîs ve Lokman Fassları'nda bulunduğu belirtilmektedir¹.

Her iki şerh de, bu ilim mertebesi bahsinde aklın ayağının kayabileceği ve Yüce Allah'a noksanlık isnat edilebileceği uyarısını içermektedir¹. Bu durum, tasavvufta mükâşefe yoluyla elde edilen doğrudan idrâklerin önemini gösterir; zira mükâşefe, sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen idrâklerdir ve mücâhedenin meyvesidir. İlim mertebesinin bu iki veçhesi, âlemin sûretlerinin, mutlak Zât'ın isim ve sıfatlarının tecellîlerinden ibaret olduğu ve bu tecellilerin yoğun varlıklarının, en latif Zât'ın mertebe mertebe tenezzülünden başka bir şey olmadığı anlayışıyla da örtüşür². Necdet Ardıç'ın da belirttiği gibi, Fusûsu'l-Hikem'deki Mûsâ Fassı'nda beyan buyurulan ince anlamlar (nükteler) bu tür derin idrâklere şahitlik eder³. Bu ortak zemin, Mûsâ (a.s.)'ın melek vasıtası olmaksızın Allah Teâlâ hazretlerinden ilim ahzetmesi ve O'nunla tekellüm etmesi gibi ulvî mertebesiyle de bağlantılıdır⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Mûseviyye · s.456Buna göre ilim mertebesi iki vecihle, yani öncesiz olan Zât'ın ilmi ile sonradan olan mümkün varlığın ilmi ile kâmil olur. Zâtî ve sıfatî ilme dair ayrıntılar ŞOku
  2. 2Kelime-i Mûseviyye · s.134Nasıl ki yukarıda metnin şerhinde açıklandı. Bu sebeple "âlemin sûretiyle" sözümle benim kastettiğim, Hakk'ın adlandırıldığı ve nitelendiği güzel isimler ve yücOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.742Zekâsına ve filozofluğuna, İbn Arabî hazretlerinin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde, Musa Fassı'nda (Musa'ya ait bölüm) beyan buyurduğu ince anlamlar (nükteler) şahOku
  4. 4TB. Kelime-i Mûseviyye · s.1XXV فَص ُّ حِكْمَة ٍ عُلْوِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ مُوسوِيَّةٍ KELİME-İ MÛSEVİYYEDE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ ULVİYYE FASSIDIR 2. Şerh “Hikmet-i ulviyye”nin Kelime-i Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.